GERÇEK Mİ SAHTE Mİ

2246 Kelimeler
Dirok beni aradığında gene ne olduğunu anlamamış sadece cümlenin devamını bekliyordum. Devamında annem kabul etti diyordu cinayeti işleyen kişinin kendisini olduğunu kabul etmişti. Ben bunlardan sonra donmuş bir şekilde ne diyeceğimi bilemiyordum telefonumu aldığım gibi onu aradım açtığında ağlıyor gibi sesi kulağıma o kadar kötü  geldi ki hicbirsey diyemeden durdum. O devamına “ alo “ dedi bende devamında  “pardon nasılsın “diyebildim.  O ise biraz sustuktan ve derin nefes alarak “ yani nasıl olabilirim ki” dedi . Ben neredesin deyince  “evde tek babamı bekliyorum “dedi .   “Hemen geliyorum “ deyip telefonu kapattım.  Telefonu kapattıktan sonra hemen üstüme bir şeyler  alıp dışarı çıktım annem evde olmadığından söylemeye gerek kalmadan hemen çıktım. Dirok lara doğru hızlıca yürüyordum . Dışarıda hava soğuk ve esiyordu bu mevsimde bunun nadir olduğunu bildiğimden şanssızlıkların üst üste geldiğini söyleyip duruyordum kendime bir yerden sonra kafamda gene bir sürü ihtimal geliyordu ama hiçbirinin olmamasını istiyordum sebebi ise sadece  kötü ihtimalleri düşündüğümden ama bir kere tek iyi olanı düşünmüştüm o da Dirok içindi ama o da olmamıştı. Dirok lara yaklaştığımda  ne diyeceğimi bilmiyordum kafamda asla birşey düşünemedim. Dirok lara geldiğim gibi bahçe kapısından geçtim bahçeleri güzel ve 2 tane elma ağacı olan bir bahçeydi annesi daima bahçeyi önemser çok ilgi gösterirdi. Kapıya doğru yürüdüğümde ne diyeceğimi bilemeden kapıya vurdum sanki beni bekler gibi olan Dirok direk kapıyı açtı ve ağlayarak sarıldı. Bende hicbirsey yapmadan ona sarıldım biraz süre sonra içeri geçtik salon da oturuyor olayları gene anlatıyordu ben ise onu dinliyor ama ne yapacağımı bilmiyordum. Dirok hala şokta olup ara ara gözleri doluyor ve ağlıyordu onu ne teselli edebiliyor nede başka birşeye yapabiliyordum. Bir süre sonra kapı çalındı kapıyı açmaya giden Dirok halsiz ve uykusuz haliyle yürümeye başladı kapıya vardığında biriyle konuşuyor ama ben birşey anlamıyordum. Meraklanıp kapıya doğru yürüdüm kapıda konuştuğu kişiyi tanımıyor üstüne üstelik kapıdaki baya sert bir mizahçıyla Dirok a bakıyordu ben ise karışmayıp dinlemeye başladım. Kapıdaki kişi Dirok a “Siz yaptınız ablamı öldüren kişi sizsiniz hepinizi öldürecem “ gibi ithamlarda bulunurken  Dirok “ben birşey yapmadım” der edasıyla susup başını öne eğiyordu. Bir süre sonra ben araya girip “  noluyor abla neyden bahsediyorsun “dedim.  Abla bana bakıp “sen kimsin “dedi. Ben sınırlı bir şekilde “sanane  asıl sen kimsin gelip bunları söyleyebiliyorsun senden kaç yaş küçük olan birine “diye bağırdım. Abla biraz sustuktan sonra gözü dolmaya başlamış “ben melek in ablasiyim”dedi  bende hala sınırlı tavrımı takınarak “ Ne olduğunu biz bilmiyoruz git ne diyorsan polise söyle eğer burada hala bunları söyleyeceksen polisi çağıracaM” dedim. Abla “tamam tamam “deyip söylenerek uzaklaştı bahçeden dışarıya doğru. Ben Dirok a baktığımda gözü dolmuş heykel gibi duruyordu orda dokunsan hıçkıra hıçkıra ağlayacaktı. Onu sakince omzuna dokunup içeri doğru çektim ve kapıyı kapattım. Salona gene geçtikten sonra Dirok hala konuşamıyor sadece yere bakıyordu. Ona “iyi misin “ dediğimde  “hayır hayır iyi değilim “diye bağırdı. Bende “tamam “ deyip  Su getirmeye gittim mutfaklarına mutfakları en uzak köşede kalan sağ kapıydi kahvaltı masası hala yerinde duruyor neredeyse kimse dokunmamış gibi yerli yerindeydi. Bir bardak alıp su doldurdum. İçeri doğru geçerken annesinin ve babasının odasının kapısının açık olduğunu görüp içeri doğru baktım içerisi huzursuz ve dağınıktı. Babası herhalde annesine kıyafet götürmek için odayı az da olsa dağıtmış ve hemen acelesi olduğu için çabuk çıkmıştı. Salona doğru ilerlediğimde   Dirok ayağa kalıp odasına doğru yürüdü ben ona “ nereye gidiyorsun “ dediğimde  “ dışarı bu evde duramam kötü oluyorum” dedi. Ben ise “su iç bari biraz “ dedim. Oda kafasıyla onayladıktan sonra gelip suyunu içti ve odasına doğru yol almaya başladı. Belli bir süre sonra odasından çıkmış kulaklığını telefonunu da almıştı. Dışarıya çıktığımızda  Dirok hızlı yürüyor ve sinirli yada üzgün olduğunu buradan tahmin edebiliyordum. Onu sakinleştirmek adına olan her şeyi düşünmeye başladım. Yemek yemediğini düşünüp en sevdiği yemeği yani makarna yemeye mi gitsek yoksa bir şeyler içmeye mi yada sahile doğru inip biraz temiz hava alıp yürüyüş mü yapsak diye düşündüm. Ve en mantıklısı olan yemek yemeyi önerdim o ise çok istekli olmasa da biraz ısrardan sonra makarna yemeye gittiğimiz bir kafeye doğru yol almaya başladık. Çarşı tarafına doğru yürürken karşımıza çıkan Umut ve Aslan selam vermeye yaklaştılar .  Umut “ merhaba çocuklar nereye böyle” dedi Aslan da sadece “merhaba “ dedi . Ben mi cevap versen yoksa Dirok mu diye düşünürken. Dirok yüzünde yalancı bir tebessüm kondurup “ Makarna yemeye gidiyoruz sizde gelsenize “ dedi Umut “ yok bizim işimiz var bizimkiler çağırdı Allah bilir ne boş şeyler için “dedi  Aslan da “ aynen öyle takıldık bizde bunun peşine “ dedi.  Ben ise “ emin misiniz “ diye ekledim gene onlar emin olduklarını ve sonra buluşuruz dedikten sonra yollarına doğru gittiler . Biz ise makarnacı ya doğru devam ettik. Makarnacıya baş başa ilk defa geliyor buraya Dirok la tek gelmeyin çok istiyordum önceden de ama durumun böyle olacağını asla tahmin etmiyordum. Makarnacının kapısına geldikten sonra yavaşça içeri doğru girdik sol tarafta cam kenarı olan bir masa olduğunu gördükten sonra Dirok a gösterdim o da onayladı ve içeri doğru geçtik. Hemen sonrasında bir garson gelip “ hoş geldiniz buyurun menümüz” deyip uzaklaştı bizden.  Ben en sevdiğim çeşidi olan bol salçalı makarnadan sipariş verecektim Dirok a bunu söyledikten sonra ” bende ondan sipariş verecem en sevdiğim o “ dedi  ben de “ benimde o “ diye karşılık verdikten sonra menüleri masaya bıraktık. Biraz sonra garson gelip siparişlerimizi aldı yanında acı turşulardan ve içecek olarak ise ayran sipariş verdik. Yemeği sipariş verdiğiniz de ikimizde aç ve sabırsız davranıyorduk. Dirok ise az da olsa daha iyi gibi duruyor bu da beni az da olsa mutlu ediyordu. Sonrasında öylesine bir konu açmak istedim ve Özlem i sordum o da baştan savma bir şekilde cevap vererek bilmediğini ve okuldan beridir konuşmadığını söyledi. Tam bunu dedikten sonra yemeklerimiz gelmişti . Yemek yemeye başladıktan sonra yavaş bir şekilde yemeğimizi yedik biberler çok acı olduğundan içecekleri iki yapmıştık ikimizde ama acı dan zevk alıyor ve seviyorduk ikimiz de . Yemeğimizi yedikten sonra hesap ödemek için kasaya geçtik. Ben kendi payımı verdikten sonra Dirok kasadaki kişiye “ biraz bekletecem de kartta para var mı diye bakacam “ dedi  kasadaki kişi “ tabi sorun yok “ dedi. Dirok telefonu açtıktan sonra hesabına girdi ve o zaman telefona bakakaldığını gördüm biraz daha baktıktan sonra Dirok a seslenip “  yoksa ben ödeyeyim “ dedi  o da “ hayır hayır var ödüyorum “ dedi. Hesabı ödedikten sonra dışarıya çıktık Dirok hala telefonuna bakıyor sanki bir şeyden emin değilmiş gibi bir uygulamayı kapatıp açıyordu. Ben sonunda dayanamayıp” Dirok noldu telefon mu bozuldu bayadır ona bakıyorsun “ dedim. O ise”  bilmiyorum emin değilim ama hesabımda çok yüklü bir miktar para var be bunu bilmediğim bir kişi göndermiş ödeme başlığı altında” dedi  Ben ise merakımdan “ ne kadar ki “ dedim. O “ 155.000.000 “dedi ben şok içinde “yazılı olarak dimi yüz elli beş milyon dimi “ diye  tekrarladım. “ Evet öyle “ ben ne olduğunu anlamıyor belki yanlıştır diye sormuştum  o ise nasıl bu kadar yüklü bir miktarı yanlış olur diye söyleniyordu bana.  Bu konuşmalardan 15 20 dakika sonra Dirok un babası Memduh amca arayıp Dirok a “ karttaki hesabına bakmasını “söyledi Dirok ta” nerden bildiğini o paranın nerden geldiğini “soyledi . Babası “ eve gel anlatacam “ deyip telefonu kapattı. Dirok “  Eve gitmeliyim “ deyip yanımdan ayrıldı.  Bende meraklı bir şekilde ne olduğunu anlamaya çalışıyor kafamdan acaba o paranın arkasında cinayet le ilgili birşey mi olduğunu düşünmeye başlamıştım. Sonrasında saçma bulup bende eve doğru yürümeye başlamıştım.  Eve vardığımda annem salon da televizyon izliyor içeri girdiğimde “ hoş geldin “ deyip devam etti izlemeye  ben ise “ hoş buldum” dedikten sonra odama doğru yukarı koridorun en uzak köşesindeki odama gectim.  Ve telefonla ilgilenmeye başladım . Sonrasında dizi izlerken saatin çok geç olduğunu fark edip uyudum. Sabah annem beni okul için uyandırmış bende yemek yiyip okula doğru yola koyulmuştum. Kafamda Dirok un annesi ve para meselesi vardı ama artık çok kafaya takmama gerektiğini söylüyordum kendi kendime. Onların evinin ordan geçerken onu görürüm ümidiyle başımı oraya çevirmiş ama kimseyi göremiyordum. Okula girdiğimde sınıfta herkes vardı Dirok ta dahil buna ona selam verip arkaya doğru geçtim . Arkaya geçerken bizim arkadaşların hepsi oradaydı ve bana ooo diye bağırmaya başladılar  ben ne olduğunu anlamayıp “ noluyor “ dedikten sonra Ahmet “ dün Dirok la baş başa yemek yemişsiniz “ ben umut a baktığım gibi o da “ ne söylemese miydim “ dedi ve güldü. Bende “evet “öyle oldu dedikten sonra hoca içeri girdi . Herkes yerine geçtikten sonra dersi anlatmaya başladı ben ise masada telefonla uğraşıyordum hocanın görmemesini sağlayarak. Teneffüs zili çaldıktan sonra Dirok la göz göze gelmiş “ nasılsın “  diye sordum. O” aynı bildiğin gibi” diye cevap verdi . Devamında ise “ okuldan sonra bir şeyler anlatmam gerekiyor “dedi.  Ben “ olur sahile ineriz  “ ve sonrasında bizim çocuklar beni çağırdı ve oradan ayrıldım.  Okul çıkışı sahile doğru giderken ne olduğunu sormaya cesaret edemiyor onun konuşmaya başlamasını umuyordum ama o da sanki benden bekliyormuş gibiydi .  Biraz daha yürüdükten sonra “ ne oldu “ dedim o “ dünkü parayı hatırlıyorsun değil mi” dedi  “ evet hatırlıyorum nasıl unutayım o kadar parayı” “işte o para anneme suçu üstlendiği için verilmiş galiba “ dedi ben “ ne “ dedim “baya baya suçu üstlenmiş bilmediğimiz birisi Melek teyze yi öldürmüş ve annem suçu üstlenmiş o paranın da benim için gelecekte çok önemli olacağını ve su anki ülke durumunda mecbur olduğunu söylemiş babama” ben ağzım açık dinliyor ve her seferinde şoka uğruyordum sırf bir cinayet için nasıl bu kadar fazla para verilir diye düşünüyordum daha da önemlisi kim bu kadar zengindi ki. Dirok devamında “ böyle işte annemin öldürdüğüne dair tam bir kanıt olmadığı için onu belli bir süre tutacaklarmış ama dava hala sürüyor yüksek ihtimalle çıkacak ama o kişi kim ise hem çok zengin hemde baya seviyor kendisini ki o kadar parayı vermis”   Dirok benim gibi düşünüyor ve söze getiriyordu ama Dirok un bu kadar mutlu olması beni de mutlu ediyor rahatlaması hoşuma gidiyordu. Bunları konuştuktan sonra bir şeyler yapmak için sahilde yürümeye başladık. Hem sohbet muhabbet ediyor hemde yavaş yavaş yürüyorduk sahilde bira ileride lunapark gibi birşey kurulmuş orda eğleniriz diye düşünüp Dirok a sordum “ gidelim mi eğlenceli birşeyler vardır belki “diye . O da “ tabi olur gel “ diye beni onayladı. İçeriye girdiğimizde bir sürü alet vardı sıra sıra hepsine binmeye başladık bazısı çok heyecanlı bazısı çok korkunç bazısı çok eğlenceliydi ama ikimiz hep gülüyor ve mutluyduk o an en son baya büyük olan bir dönme dolap vardı ona binmeye karar verdik ve bindik. Dönme dolap en yukarıya geldiğinde bizde o ara birbirimize bakıp arada gözlerimiz üst üste geldiğinde utandığımız için hemen başka yerlere bakıyorduk. En sonunda Dirok yukarıdayken bana bakıp “ Sinan çok sağ ol her şey için benim yanımda olduğun ve bunu bana hep hissettirdiğin için çok sağ ol sen olmasaydım bu kadar iyi olamazdım” dedikten sonra  yavaşça bana yaklaşmaya başladı bende aynı şekilde ona yaklaşmaya başladım ve öpüşmeye başladık dönme dolap aşağı gelene dek öpüşmeye devam ettik.  Sonrasında ise bir abi arkadan “ ooo gençler işi biliyorsunuz” dedikten sonra durmuştuk  ve birbirimize bakıp gene gülmeye başlamıştık.  O an dan sonra sanki asla üzülmeyecekmişim hep yanımda olacakmış gibi hissettim ve bu hissi hep bende kalmasını istiyordum. Lunaparktan çıktıktan sonra eve doğru yürümeye başlamış sakin sakin muhabbet ederek eve gidiyorduk Dirok u evine kadar getirip kendi evime doğru yol almaya başlamıştım. Eve girdikten sonra annem gene salonda dizi izliyordu bana bakarak “ hoşgeldin bugün bir fazla mutlu gibisin “ dedi bende “ evet öyleyim umarım hep öyle kalırım” deyip odama geçtim. Odama geçtikten sonra hala çok mutlu olduğumu fark edip sadece tavana bakıp gülüyordum. Sonrasında düşündüm ne olacağını annemin ilişkimiz olursa ne tepki vereceğini ama hicbirsey düşünemedim olumlu olarak bir yere varamayacağımı anlayıp uykuya daldım. Sabah uyandığımda annem daha yeni hazırlanıyor ben ise telefonu elime alıp bakıyordum ve o mesajı gördüm “ günaydın Sinan “ diye.  Mesajı gönderen kişi Dirok tu işte o an yüzümdeki tebessümden anlamıştım ki mutlu olancam ne kadar sürecekti bilmiyorum ama mutlu olacaktım. Sonrasında annem beni aşağı çağırıp kahvaltı yaptıktan sonra okula doğru yürümeye başlamıştım bir an ne olduğunu anlamayıp önümde Melek teyze yi gördüm rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu anlamayıp uzaktan yaklaştım ve   şaşkınlıkla “ Melek teyze “  diye seslendim  o ise bana bakıp “ efendim oğlum “dedi ben daha fazla inanmayıp kendime vurdum ve o an gerçek  olduğunu anladım. Yanına gidip ne yaptığını sorunca pazara gideceğini söyledi. Ben hala anlayamıyordum sonrasında ileriden gelen Aslan ı gördüm mutlulukla “  bak Aslan Melek teyze özledin dimi sende onu “dedim. O ise bana bakıp “ nerde ciddi misin “ dedi ben  “ orda bak ağacın orda oturuyor “ dedim. Aslan da şaşırarak benimle geldi ve baktığımızda kimseyi bulamadık .  Ben şaşırarak “ buradaydı cidden buradaydı “ diyordum  Aslan “ Sinan komik değil yaptığın şey yapma bunu başkasına “ dedi ve ayrıldı yanımdan . Bende okula doğru kulaklığı takıp yürümeye devam ettim. Ne olduğunu anlamamış sadece gördüğüme konuştuğuma emindim ama bir anda yok olmuştu. Sadece gördüğüm kişinin kim olduğunu düşünüyor yada birisi var mıydı cidden orda diye düşünüyordum. İki ihtimal de beni korkutmuştu kafamdaki her şeyin sahte olması ve yaşadığım her şeyin rüya olması bilmiyordum ne düşüneceğimi ne diyeceğimi bilmiyordum sadece uyumak istiyordum ve okula gitmeyip eve geçip telefonu sessize aldıktan sonra uyumaya başladım. Bir rüya mıydı yoksa  asıl gerçek o yaşadığım olay mıydı bilmiyordum ve düşüne düşüne uykuya daldım.  
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE