Evet değişik gelmişti neden bilmiyorum ama öyle. Dirok mutlu olmuştu o günden sonra okula gelmiş yanıma bile oturmuştu. Hayatın daha güzel gideceğini düşünüyordum tek sorun Melek teyze yi öldüren kişinin kim olduğuydu ve Memduh abinin neden o gün orda olduğu yada neden ifadeye gitmediği neden annesini almaları gibi şeylerdi kafamdan atamıyor ama bunları düşünmediğim zamanlar gayet mutluydum. Dirok la o günden sonra daha samimi ve iyi olmuştuk. Sınıf ortamında gayet eğlenceli ve mutluydum bende. Yakın arkadaşlarımdan olan Umut bize göre çok sakin ve olgundu hiçbir zaman acele etmez her şeyi mantıklı olarak yapardı. Anı tepkileri olmaz sadece kızlara fazla düşkündü hep birileriyle konuşur ve elde ederdi istediği kişileri. Umut la tanışma anımız sınıfta ki bir tartışmadan sonra yanıma gelip beni haklı bulduğuydu o günden sonra günaydın ve selamlaşmalar başladı sonrasında da samimi olduk. Umut un annesi ve babası da ayrıydı ondan dolayı çoğu konuda anlaşıyor birbirimizi anlıyorduk. Ayrılma sebebini ise hiçbir zaman bana söylemeyen umut doğma büyüme buralı olup melek teyzeyle en az benim kadar samimiydi onun ölümünden sonra baya kötü olmuş ama gene de kısa sürede atlatmış görünüyordu. O gün Dirok ben umut aslan ve özlem beraber okul çıkışı bir yerlere gitmek için plan yapmış bir kafeye geçmiştik. Kafede Dirok la yan yana oturmuş daha fazla samimi olmak istediğimi herkes görüyor ve biliyordu Dirok a olan bu çabam işe yaradığına da emindim. Kafeden sonra lunapark a geçmiş orda fazlasıyla eğlenmiş bir şekilde evlere dağıldık. Dirok la sıra sıra herkesi bıraktıktan sonra en uzakta bizim evlerimiz olduğu için ikimiz baş başa kalmıştık. Dirok la beraber yürürken mutlu neşeli bir şekilde ilerliyorduk ama kafamda hala o sorulara cevap bulamamıştım ve söylemekte istemiyordum. Dirok un evine yaklaştığımda yavaştan görüşürüz deyip el salladı ve ordan sonra eve doğru tek başıma yürümeye başladım. Eve gittiğimde annem yemek hazırlamış beni bekliyordu. Ben mutlu bir şekilde içeri girdiğimde annem “ güzel bir şeyler olmuş “deyip başımı ovaladı. Ona Dirok tan hiç bahsetmemiş ilk yorumlarından sonra daha da kötü olur diye konuşamıyordum kısaca evet çocuklarla eğlendik deyip geçmiştim. Annem çok cana yakın kısa boylu beyaz tenli birisiydi herkese saygı duyar ve sevecen yaklaşırdı, kalbi hep temizdi asla kötüyü düşünmezdi tek sevmediği şey babamdı. Kendince haklı olduğunu biliyor ve ona da katılıyordum genelde. Odama geçtikten sonra i********: da takılmaya başladım Dirok bana gönderi atmış onu izliyor ve sohbet ediyorduk gene. O gece Dirok la konuşa konuşa bitti mutlu bir şekilde ben uyudum ve onun da öyle olduğunu düşündüm . Diğer gün okula gittiğimde Dirok u göremedim belki geç kalmıştır diye düşünürken 2. Derse gelmedi sonrasında onu aradığımda açmadı ve ona yazdığım mesajlara da geri dönüş yapmadı. Özlem e sorduğumda özlem haberim yok diye cevapladı. Okuldan sonra Umut larda yemek yiyecektik ondan dolayı Dirok lara uğrayamaz anca yemekten sonrasında onlarla gidebilirdim. Umut lara geçince annesi yemek hazırlıyor biz girdiğimizde de ellerinizi yakayin diye uyarıyordu biz ikimiz umut un odasında geçtikten sonra sohbet e dalmış yemeği unutmuştuk takı annesi bizi hadi çocuklar inin diyene dek. İndigimizde umut la sohbetimizi daha fazla konuşmaya başlamış annesi ise sevecen bir şekilde bizze cevap verip bizle muhabbet ediyordu. Konuşma bir süre sonra Melek teyze nin ölümüne geldi ve olaylara dirok un annesinin yaptığını söyledi bizde onu dinliyorduk annesi olayın devamını anlattıktan sonra annesinin birşey yapmadığını söylediğini ve serbest kaldığını da ekledi ama yeni bir kanıt için annesini gene çağırdığını ilk defa orda duydum. Ben hemen daha fazla odaklandım konuşmaya annesi devamında polisin yeni bir kanıt yüzünden annesini gene aldıklarını ve bu sefer daha sıkıntılı olacağını ve hapse atılabileceğini söyledi o an anladım Dirok un neden telefonlara ve mesajlara cevap vermediğini. Yemek bittikten sonra umut un annesine teşekkür edip bahane bulup evden fırladım direk Dirok larin evinin yoluna koyuldum. Dirok lara vardığımda her şey normal bir şekilde gidiyor gibi hissediyordum. Dirok larin kapısını çaldıktan hemen sonra babası açtı babasına Dirok a ulaşamadığımı ve merak ettiğimi söyledim babası yukarda odasında olduğunu söyledi. Yukarıya çıkıp odasının kapısının tıklattıktan sonra içeri girdim . Dirok üzgün ve kırmızı bir gözle beni karşıladı burnu kızarmış gözlerinin altı şişmişti ona ne olduğunu söylediğimde ise sarıldı bana ve ağlamaya basladi. Belli bir süre sonra , Dirok dinlenip su içtikten sonra bekleyip olayı anlatmaya başladı. “Dün akşam benim yanımdan sonra eve geçtiğinde polislerin kapıda olduğunu ve endişeli bir şekilde içeri girdiğini “söylüyordu. Devamında ise “annesinin gene suçlu olarak alındığını ve kanıtın olduğunu” söylüyordu. Bunları anlatıyorken gözü dolmuş kendisini zor tutuyordu ağlamamak için, babasının gene sakin kaldığını ve devamında ise annesinin gene polislerle gittiğini ve o zamandan beri haber alamadıklarını söyledi. Ben kanıtın ne olduğunu sorunca o ise bir psöylüyordum Melek teyze nin ölüm silahı olan bıçağın üzerinde parmak izi varmış diye söyledi. O ise hala bana babasını gördüklerini annesinin orda olmadığını ve nasıl parmak izinin üzerinde olduğunu soruyordu kendi kendisine ve bana ben ise bilmediğimi ama kafamdaki asıl şeyin ya gerçekten öldüren kişinin annesi olma ihtimalini düşündüm ama babasının orda ne aradığını bir türlü bağdaştırmıyordum. Dirok devamında bir yere gitmemiz gerektiğini söyledi ve hazırlandıktan sonra dışarı çıktık. Dirok yolda sesiz ve hızlı yürüyen bir şekilde de yola bakarak gidiyor sanki yanında ayrılsam farkemeyecek bir şekilde odaklıydı yola. Bir süre sonra izlediğimiz yolun orman yoluna geldiğimizi gördüm sonra Dirok a söylediğimde bana bakarak dün annesinin buraya kadar takip ettiğini ama sonrasından nere gittiğini görmediğini söyledi burda birşey bulabilecekleri ihtimaline güvenip buraya getirmisti bizi .Ne aradığınızı anlamadan yürümeye başladık ormanın içine doğru ne bir iz nede başka birşey vardı sadece insanların attığı çöpler her zamanki gibi insanlar buraya da gelmiş ve kirletip gitmişlerdi. O gün uzun süre bakmamıza rağmen birşey bulamamıştık hava karardığında eve doğru yola çıktık dirok hala sesiz bir şekilde yürüyor hiç konuşmuyordu ben ise onun yanında yürüyordum ve hiç yapmadığım şeyi yapma geri duydum ona karşı neden bu sefer güzel yanı iyi tarafından bakmıyorum ve anlatmıyorum ona öyle yaptım. Dirok a “bence annen serbest kalacak merak etme gene yanlış birseydir demeye ve olumlu ihtimalleri saymaya başladım” bu eve kadar sürmüştü her şeyi düşünüp iyiye yoruyordum kafamı ve sonunda Dirok ta bana katıldı “neden olmasın “ dedi ve az da olsun mutlu oldu onun sayesinde de ben mutlu oldum . Evinin kapısının önüne gelince bana bakıp dediği tek şey” iyiki varsın “dı o iki kelime beni o kadar mutlu etti ki ben de sadece “sende “diyebildim ve o eve girdi bende evime doğru yola koyuldum. Eve gittiğimde annem yemeği hazırlamıştı yemeğimi yiyip gene odama çıktım en son okumaya başladığım kitabı aldım elime kitabın adı Beyoğlu Rapsodisi di yazarı Türk polisiye yazarı olan Ahmet Ümit ti . O gece uykuya dalmış hafta sonu olduğu için annem de uyandırmamıştı beni bende uyandığım gibi saate bakmak için elimi telefona uzattım ve açtığımda Dirok tan 15 cevapsız çağrı ve bir sürü mesaj vardı ilk mesaj ise her şey güzel ihtimallerde olduğu gibi olmuyormus.