Şilan, holding binasının arka çıkışından sessizce ayrılmaya çalışıyordu. O binada artık kalbi sıkışıyor, nefesi daralıyordu. Nişan gecesinden sonra her adımda insanların bakışlarını sırtında hissetmişti. Herkesin gözünde o ‘terk edilen’, ‘unutulan’ kadındı. Ama kimse bilmiyordu içinden ne fırtınalar geçtiğini. Tam köşeyi döndüğünde, arkasından gelen o adımları hissetti. Yüzünü çevirmeden hızlandı. Ama ses… O ses, hafızasına kazınmıştı. “Şilan, dur!” Adar’ın sesi sertti, titriyordu ama içinde kırık dökük bir yan taşıyordu. Şilan yürümeye devam etti. “Bırak peşimi, Adar. Geç kaldın.” Sesi kararlıydı ama boğazı düğümleniyordu. Adar bir adımda önüne geçti, kolunu tuttu. “Lütfen… Sadece iki dakika…” Şilan başını çevirdi, gözleri nemliydi ama bakışları taş kesilmişti. “Sen iki dakika bile d

