Annem derin bir nefes aldı, hiçbir şey söylemedi. Ama o bakış… İçinde hem “Sana söylemiştim,” vardı, hem de “Yine de sen benim kızımsın.” Babama gelince… O akşam sofrada çıt çıkmadı. Herkes çatalına, bıçağına odaklanmıştı. Aramızda görünmeyen bir yük, bir hayal kırıklığı oturuyordu. En çok da Kemal abimin gözlerinden hissediliyordu öfke. Hani abim hep derdi ya; “O Adar denilen it seni bir gün yüzüstü bırakacak,” diye… Haklı çıkmanın buruk zaferi vardı gözlerinde ama yine de beni ezmedi. Sadece sustu, sadece izledi. Yemekten sonra odamın kapısını kapattım. Yatakta uzandım, tavana baktım. Düşünceler, anılar, o gece… Her şey zihnimde film gibi dönüp duruyordu. Adar… Neredeydin? Hangi şehirde? Hangi ülkede? Hangi hayattaydın benden uzak? Ama artık sormayacağım. Kendime söz verdim. O kapı

