Erkekler ikiye ayrılıyordu. Onur ve diğerleri. Bir sabaha daha kalkıp Sakıp Hoca taze ekmek, mis kokulu ev poğaçaları uzaktan gülümserken bana: "Hocam çok bekletmedim ya." dedi Onur'a. Ahırdan tarafa hiç bakmadı. Haberdar değil gibi. İçeri girdi ayakkabıları kapıda bırakıp, kapı açık soba yanıyordu. Havaların korktuğu kadar kötü gitmediğini söyledi. Hava denince aklıma ilk geleni deyiverdim ben de. Dün şiddetli bir yağmur yağmıştı. Onur ile Sakıp Hoca göz göze geldi. Kurduğum sofraya otururlarken. Bardaklarına sıcak çay dolarken: "Islanmış ama sabah baktım öküz gibi." dedi Onur. Başımı hiç kaldırmadım. Sakıp Hoca ile bu konuda konuşursam bütün suç benim olacak bu düzeneği ben kurmuş buralara benden ötürü geldiğimiz doğru olsa da birebir her şeyden haberdarmışım gibi olacaktı sanki. Saklan

