Duru ve Neva arabayla ilerlerken radyo dışında ses yok.
Neva’nın yüz ifadesinden yolunda gitmeyen şeyler olduğunu anlayan Duru beklemeden masadan kalkmış ve Jessia’ya teşekkür ederek evden ayrılmışlardı.
Dean onlarla gitmeyi teklif etse de Duru kibarca reddetmişti.
Kendisi arabayı kullanırken yan tarafta oturan arkadaşına kısa bir bakış attı.
“Bir sorun mu var Neva?” diye sorunca dışarıyı izleyen Neva başını çevirerek “Sorun mu? Bilemiyorum.” Dedi.
Sarı saçlarını diğer omuzunun üzerinde toplayıp “Dün gece Saruhan’la farklı ilerledi.” Dedi.
Parti evine ilk geldiklerinde Saruhan ve Neva’yı Dean tanıştırmıştı. Birkaç cümle kurmuşlar sonrasında bir kez dans etmişler ve havuzda öpüşmüşlerdi.
Bu olanların devamını tahmin etmek güç değildi ancak Duru bunu öğrenmek istemedi. Daha doğrusu arkadaşından duymaya hazır olduğunu sanmıyordu.
“Sizi öpüşürken gördüm Neva. Gecenin nasıl bittiğini tahmin edebiliyorum.” Dedi Duru gülmeye çalışarak.
Neva ise başını oturduğu yere yaslayıp “İşte tahmin ettiğin gibi bitmedi.” Dedi. Duru arkadaşına bakıp hemen yola döndü. Neva üzgün görünüyordu.
Duru’nun bir söylemesine gerek kalmadan Neva anlatmaya başladı.
“Dün dans ederken biraz yakınlaştık. İnkar edemem adam çok… Çekimi kuvvetli yani. Hoş birisi, zeki ve espirili. Havuzda olanları zaten anlatmıyorum görmüşsün.” Dedi.
“Sanırım bunun bir aması var.” Dedi Duru. Farklı bir tepki vermemeye çalışıyor hem de arkadaşını anlamaya çalışıyor gibi.
“Havuzdan çıkıp içmeye devam ettik. Biz konuşurken kimse kalmamış etrafta sonra kalktık. Onun odasına gittik. Yine yakınlaştık hatta daha fazla ilerledi.” Deyip sustu.
Canının tam burada olan bir şeye sıkıldığı çok belliydi ve özellikle de Duru’ya bunu belli etmek için çabalıyordu.
Duru “Sonra?” diye sorunca “Sonra bana ne dedi biliyor musun? Tamda onun kucağındayken!”
Duru Neva’nın bu tavrından sıkılmıştı. “Ne?” diyerek yeniledi.
“Duru!”
“Anlatmayacaksan bir daha sormayacağım Neva!” dedi Duru. Bu kelime oyunlarından hoşlanmamıştı.
Neva sert bir sesle “Söyledim zaten! Saruhan bana Duru dedi!” diyerek açıklık getirdi.
Duru duyduklarıyla panik yapmamaya çalışsa da Neva’ya bakıp “Ne?” diyerek şaşkınlığını belirtti.
Eve varmalarına az kalsa da bunu şu an halletmesi gerektiğini bilerek arabayı sağa çekip durdu.
Neva Duru’dan Duru ise Neva’dan açıklama bekliyordu. Neva dayanamayıp “Siz tanışıyor musunuz?” diye sordu.
Duru başını sallayıp “Evet tanışıyoruz ama dün gece söylediğiyle ne alakası var onu anlamadım.” Diyerek gerçekte ne olduğunu öğrenmeye çalıştı.
Ancak Neva ona cevap vermeyip yeni bir soru sordu.
“Nereden tanışıyorsunuz?”
Duru tereddüt etmeden “Kuzeni abimin eşi oluyor.” Dedi.
“Hangisinin?”
Duru bakışlarını kısıp “Kerem.” Dedi. Sorgu halini kırmak için “Neler olduğunu adam akıllı anlatacak mısın?” dedi.
Neva gözlerini kapatıp açtı ve “Aranızda bir şey geçmedi yani?” deyip yeni bir soru sordu anlamaya çalışarak.
Duru bu söylediği yalanın hiç iyi olmayacağını biliyordu ama doğruyu söylemek içinden gelmiyordu.
“Hayır.” Dedi sakin görünerek. “Neden böyle düşündün?” diye sordu arkadaşına.
Neva içi rahatlayarak “O bana Duru dedi. Duru buradayken yapamam. Bende zannettim ki aranızda bir şey geçti. Nereden tanıdığını da bilmeyince başka bir şey gelmedi aklıma.” Diyerek açıklamasını yaptı.
Neva sorularına cevap bulurken Duru’nun aklına yeni sorular ekleniyordu. Arkadaşına belli etmemeye özen gösterip “Benimle ne alakası var bilmiyorum. Belki Deniz’e söylememden çekinmiş olabilir.” diye Neva’nın ilgisini başka yöne çekmeye çalıştı.
Neva başını sallayıp “Bende bilmiyorum. Kocaman adam neden ailesinden biri duyacak diye tedirgin olsun. Sonuçta evlenmiyoruz.” Diyerek sesli düşündü. Elleriyle yüzünü kapatıp “Çok saçma!” dedi.
Duru’ya bakıp “Ne kadar küçüldüğümü anlatamam. Sanki o istemiyor da ben üzerine atlıyormuşum gibi!” dedi. Arkadaşından teselli beklediği belliydi.
Duru “Üzerine alınma. Onun dengesizliği!” dedi.
“Neden onunla tanıştığınızı anlatmadın?” Diye sorunca Duru açıkladı.
“Fırsat olmadı. Birebir tanıdığım biri değil zaten! Çok gerekli görmedim.” Deyip geçiştirdi.
Neva anlıyormuş gibi başını salladı. Sonra aklına gelen şeyle Duru’ya döndü.
“Senden bir şey istesem?” diye sordu. “Ne gibi?” diyen Duru hoş bir şey duymayacağını biliyordu.
“Ondan çok hoşlandım. Ve yeniden görmek istiyorum. Bunun içinde senin ve Dean’in yardımı gerekli.”
Duru’nun olumsuz bakışlarını çoktan kavrayan Neva onun hayır demesine fırsat vermeden isteğini tekrarladı.
“Hayır deme Duru! Benim için ne kadar önemli olduğunu anlatamam! Kırma beni. Lütfen!” deyip yalvarırcasına baktı.
Duru başını sağa sola sallayıp “Yapmaya çalıştığın şeyden emin misin?” diye sordu. “Belki seni hiç mutlu etmeyecek biri!” dedi.
“Ancak yaşayarak öğrenebilirim! Hadi ama Duru çok küçük bir şey istedim!” diye yineledi.
Duru daha akla yatkın olmaya çalışarak “Ondan hoşlanmanı, onu istemeni anlıyorum ama çaban gereksiz Neva! Olacağı varsa olur zaten.” Deyince Neva’nın gözleri ışıldadı.
“Tamda bunu istiyorum işte! Bir kez daha bir ortamda beraber olmak! Eğer şansım varsa bunu görmek değerlendirmek istiyorum. Denemeden nasıl bileceğim!”
Duru çok ama çok saçma bir duruma düştüğünün farkındaydı.
2 yıl önce bu sözleri Duru söylerken şu an arkadaşından unutamadığı aşkı için aynı sözleri duymak acıdan başka bir şey değildi.
Saruhan’la aynı ortamı birkaç saatliğine solumak bile hayatını alt üst etmişti.
Şu an arkadaşının ona duyduğu ilgiye destek vermek zorunda kalıyordu. Bundan daha kötü duruma istese de düşemezdi.
Duru arkadaşının ısrarını daha fazla dinlemek istemedi. Derin bir nefes alıp üffledi. “Dean’le konuşurum. Ne yapabiliriz şimdilik fikrim yok.” Deyince Neva elleriyle alkış tutup hemen sonrasında Duru’nun yanağına kocaman bir öpücük bıraktı.
“Sen harikasın!” dedi.
Duru arabayı çalıştırıp yola çıktı. Direksiyonu öyle sıkıyordu ki parmakları acıyordu. Neva bulutların üzerinde uçmaktan arkadaşını fark etmiyordu.
Sarı saçlarını eliyle düzeltip “Dean’le dün gece neler oldu?” diye muzip bir şekilde sorunca Duru açıklamaya girişti.
“Bir şey olmadı. Midemi bozmuşum gece boyu huzursuzdum. Sadece uyuduk.” Diyen Duru evin olduğu sokağa giriş yaptı.
Neva “Zavallı Dean!” diyerek onun için üzüldüğünü belli etti.
Eve varınca Duru’nun ilk yaptığı şey sıcak ve uzun bir banyo yapmak oldu. Düşünmemeye çalışsa da gözlerini her kapattığında Saruhan oradaydı.
‘Duru buradayken olmaz’ derken ne yapmaya çalışıyordu? Peki elini tutup onun gitmesini engelleyişi? Bu adamın derdi neydi?
Ablasının sergisinde o ağır sözleri işittikten sonra bir daha Saruhan’la yan yana gelmek şöyle dursun aynı ortamı bile paylaşmamışlardı.
Şimdiyse Londra’da karşısına çıkmış 2-3 gün içinde düzenini alt üst etmişti.
Neva’ya aralarında bir şey geçmediğini söylemişti de ya Neva ile sevgili olurlarsa o zaman ne yapacaktı?
Duru büyük bir çıkmazın içine girdiğini hissediyordu.
Eski enerjisini kaybetmiş yaşadığı şehir gibi kasvetli olmaya başlamıştı.
Başını sağa sola sallayıp bu halleri bırakması gerektiğini kendine hatırlattı.
Odasında halletmesi gereken ufak tefek işler için ayaklanırken telefonu çalınca masanın yanına gidip aldı ve Dean’in aramasını cevapladı.
Duru iyileştiğine Dean’i ikna ettikten sonra Neva’nın isteğinden bahsetti. Dean buna çok olumlu bakarken hemen aklına gelen birkaç fikri Duru’ya anlattı.
Ortak bir karar verdikten telefonu kapattı.
Neva’nın odasına gidip kapıyı çaldı. Neva arkadaşına kapıyı açınca “Dean’le konuştum. Jessia ile konuştuktan sonra belli olacak.” Deyince Neva’nın ağzı kulaklarına vardı.
“Süper! O zaman hemen alışverişe gidiyoruz!”