BÖLÜM 46

936 Kelimeler

Nemoris’in üzerine gece çökerken, kasaba uzun süredir ilk kez bu kadar sessizdi. Gökyüzü morun en koyu tonuna bürünmüş, yıldızlar tek tek solmaya başlamıştı. Elara’nın ölümünden sonra geçen günler, sanki bin yıl kadar ağır geçmişti. Ama o gece, havada farklı bir şey vardı — yaklaşan bir kararın, bitmekte olan bir döngünün sessiz yankısı. Lucien, eski tapınağın kalıntıları arasında yürüyordu. Üzerindeki pelerin rüzgârda dalgalanıyor, ay ışığı kanatlarının altından süzülüyordu. Her adımında, toprağın altında yankılanan bir kalp atışı hissediyordu. Bu dünyanın ruhu, hâlâ yaşıyordu. Ama zayıflıyordu. Elara’nın mühür taşı, kalbinin hemen üzerinde asılıydı. Işığı artık daha loştu, ama hâlâ sıcaktı. Lucien elini taşın üzerine koydu. “Söz verdiğim gibi,” diye fısıldadı. “Işığı koruyacağım. Ama bun

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE