Ahu, Baran’la yaşadığı o kısa ama kalbini altüst eden anın etkisinden kolay kolay çıkamıyordu. Yavaşça nefesini düzeltip adımlarını hızlandırdı. Esmer’i görme heyecanı, biraz önce yaşadığı telaşın üzerine ilaç gibi gelecekti. Küçük yokuşu inerken, uzaktan tanıdık bir anırma sesi duydu ve yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı. “Esmeeer!” diye seslendi, gözleri dolacak gibi olmuştu. O an bütün özlemi, bütün hasreti içinde birikti. Lise yıllarından beri yanında olan, en zor anlarında bile sırtını yaslayabildiği o sadık dostu, bağlı olduğu direğin yanında kulaklarını dikmiş, sanki sahibini hissetmiş gibi heyecanla dönüp bakıyordu. Herkes esmer diyince bir öğrenci sanırdı ama o bir hayvandı. Ahu yaklaştıkça Esmer dört nala ona doğru koşmak istedi ama ipini çözmeye çalışan çobana takıldı. Ahu

