Odaya girdiğimde kalbim deli gibi çarpıyordu. Vural sedyede yatıyordu; gözleri kapalı, yüzü hâlâ solgundu. Ellerim onun ellerine dokunduğunda titriyordu, ama çekilmedim. “Buradayım,” fısıldadım, nefesim boğazımda düğümlenmişti. Saatlerdir yanındaydım; şimdi tek bir mucize yeterdi. Makinenin hırıltısı arasında, parmaklarının hafifçe seğirdiğini fark ettim. Kalbim duracak gibi oldu. “Vural…” dedim, sesi titrek ama umut dolu. Birden göz kapakları yavaşça aralandı. İlk bakışı bulanıktı, odadaki ışıklar dans ediyordu gözlerinde. İçimde bir sıcaklık yayıldı, sanki tüm korkularım eriyordu. “K… Irmak… sen…” mırıldandı, sesi neredeyse bir fısıltı kadar ince. Gözlerim yaşla doldu, dizlerimin üzerinde eğilip ellerini tuttum. “Evet, ben buradayım,” dedim, sesi titreyerek ama güven dolu. “Buradayım,

