10.Bölüm

1144 Kelimeler
Boynumun hedef olduğu hamleden geriye doğru eğilerek kurtulurken karşımdakine güçlü bir tekme attım. Rakibim, aldığı darbe ile gerilirken kendimi hemen toparlayıp kılıcımı hızla savurdum ve gövdesinde bir insana göre ölümcül olabilecek bir kesik açtım. Ama karşımdaki bir insan değildi. Buradaki hiç kimse insan değildi. Şu an ben, ejderhaya dönüşemeyen bir ejderha, altı tane iblis ve üç tane de vampir vardı. ‘’ Destiny, eğil! ‘’ RV’nin çığlığını duyarken refleks ile eğildiğimde kafamın üstünden uçan bedenin rakibime çarpıp yere düşmesi bir oldu. Sol gözüm sinir ile seğirirken arkama ters bir bakış attım. RV ona baktığımı hissederek bana dönmüş ve şirince gülümseyip el sallamıştı. Ardından ona doğru hamle yapan iblise geri dönmüştü. Gözlerimi devirip tekrar rakibime döndüm. RV’nin zehirli büyüsü ile üstünde ölü yatan vampiri kenara itip kalkan iblise odaklandım. Sağ elimdeki kılıcın kabzasını sıkarken sivri dişlerini göstererek üstüme atıldığında gülümsedim. Normalde ejder ateşi ile onu kızartabilirdim ama bu da savaşın çabuk bitmesi demekti. Biraz eğlenmek benim de hakkımdı. Üstüme gelmesine izin veriyor hamlelerini basit manevralar ile boşa çıkarıyordum. İblis bana dokunamamasının verdiği sinirle daha da sert saldırıyor ve boş giden her bir hamlesi ile siniri katlanarak büyüyordu. Uzatmamaya karar verip kılıcımı kafasını koparacak şekilde savurdum. Başı bedeninden ayrılırken fışkıran siyah kana yüzümü buruşturarak baktım ve o sırada hissettiğim tuhaf ürperti ile hızla arkamı döndüm. RV’nin etrafının sarılmış olduğunu görmek kalbimin teklemesine sebep olurken bedenim hızla harekete geçti. Öfke ile haykırıp bedenime odaklandım ve birkaç saniye içinde RV ve onu çevreleyen vampir ve iblis sürüsü minicik kalmıştı. ‘’ Kalkan! ‘’ diye kükreyip derin bir nefes aldım ve ejder ateşimi tüm gücüm ile vampir ve iblislere doğru soludum. Çığlıklar bulunduğumuz alanda yankılanırken sırtımda hissettiğim ufak acı ile sinirle homurdanıp kuyruğumu savurdum ve üstüme atlamış olan iblisin vücudundaki bütün kemikleri kırdım. Birkaç saate kemiklerinin iyileşeceğini bildiğimden yere düşen iblisi pençem ile parçalara ayırdım. Ateş dışında parçalara ayırmak da işe yarıyordu iblisler üzerinde. Kısa bir matematik işleminin ardından savaşın bittiğini anlayarak gülümsedim. Genç kızlara yaptıklarının bedelini ödetmiştik. RV’nin kulağına birkaç fısıltı gelmiş ve ardından o fısıltıların sonu acı dolu çığlıklar ile son bulmuştu. ‘’ Destiny, kalkan deyip direkt ateş solumak bilesin ki işe yaramıyor. ‘’ Arkamdan gelen ses ile kafamı çevirip yanmış cesetlerin arasında duran RV’ye baktım. Dudaklarımı birbirine bastırırken bakışlarımı üstünde gezdirdim. Ellerini beline koymuş bir şekilde ters ters bana baktıktan sonra sinirle soludu ve ufak bir büyünün ardından antrenmanlarda sürekli giydiği tayt-atlet kombini belirdi üstünde. Kafamı yana eğip işte sorun çözüldü edası ile ona baktığımda gözlerini devirip ardından etrafına bakındı. Yanarak ölmemiş ama kafası kopmuş bir vampirinin yanına gidip üstündeki uzun deri paltoyu çıkarırken homurdanıyordu. ‘’ Dua et ki ejderhaya dönüşemesem de ejder ateşine karşı bağışıklığım var. Gördüğün gibi kıyafetlerimin yok ama! Bunlar benim ilk savaş kreasyonumdandı. ‘’ Azıcık RV’nin kıyafetlerini yakmış ve onu çırılçıplak bırakmış olabilirdim. Kendimi daha fazla tutamayacağımı anlayarak gülmeye başladığımda RV öfkeli bakışlarını bana çıkarmıştı. Kendimi sıkıp gülmemi bastırarak derin bir nefes aldım ve büyülü sözleri söyleyip insan formuma dönüştüm. RV bana hala daha ters ters bakarken omuz silkip elimi boş versene dercesine salladım ve ona arkamı dönüp kılıcımı aramaya koyuldum. Ejderhaya dönüşürken bir yerlere fırlatmış olmalıydım. ‘’ Sanırım bir şeyler içmeye gitmeliyiz. Bir bara falan. Hem kız kıza eğleniriz, olmaz mı? ‘’ Kılıcımı bulup kınına takmıştım ki RV’nin dedikleri ile şaşkınca ona döndüm. Benim eğlence anlayışım ile RV’nin ki arasında baya bir fark vardı bana göre eğlence az önce içinden çıktığımız küçük kaoslardı. RV dans etmeyi, erkekler ile takılmayı seven biriydi. Oldukça zıt karakterlerdik ama son bir yılda epey yol kat etmiştik. İlk haftalarda ona olan güvensizliğim beni korumak için kendini bariyer olarak kullandığı savaşta son bulmuştu. Benjamin de birçok savaş alanında beni korumuştu ama RV’nin onun ile alakası yoktu. Bana kendini açmıştı. Kırmızı Topraklar’dan daha küçük bir çocukken sürgün edilmesinden, dünyada kurduğu düzene kadar her şeyi bana anlatmıştı. Hislerini, düşüncelerini, hayallerini açmıştı bana. Bir yıl önce kaybettiğim kişiliğimi bulmamda bana yardım ediyordu. Kendime olan güvenimi geri kazanmamı sağlıyor ve bu yolculukta üzerime gelen ateşlere karşı kendini siper ediyordu. İkimiz de ailesiz kalmanın acılarını çekmiştik. Farklı şekillerde olsa da ikimizin de yüreğinde ukde kalan şeyler benzerdi. Bana doğru gelirken bir elinde az önce vampirden çıkardığı palto, diğer elinde ise bir kâğıt parçası vardı. Karşımda durduğunda yanağımı kaşıdım gözlerimi kısarak. Alkolle aram pek de iyi değildi açıkçası. Genelde acılarımı – ki bunlar fiziksel acılardı – bastırmak için nadiren içerdim. Tabi dünyadaki alkollerin biz ejderhalar üzerinde etkisi neredeyse yok gibiydi. Metabolizmamız sayesinde bir iki dakikada alkolün ve uyuşturucuların etkisinden arınabiliyorduk. Kız kıza eğlence anlayışı da bana uygun değildi. ‘ Gel, antrenman yapalım. ‘ dese daha çok eğlenirdik bana göre. Hala daha onu yenebilmiş değildim ama en azından daha uzun süre ayakta kalıyordum. Büyülerini kullanmadığı zamanlarda ise birkaç kez onu gafil yakalamıştım ama sonum hep yerde bitiyordu. ‘’ İyi de RV, en son ki bara gittiğimiz seferi hatırlamıyor musun? Az kalsın barı yakacaktım. ‘’ RV dediklerimi kafası ile onayladıktan sonra düşünceli bir şekilde bakışlarını bana çıkardı. İlk defa bara gittiğimizde yaşadıklarımız aklıma gelirken yüzümü buruşturdum. Sonuçta beni ellemeye kalkan insan oğlanı bir duvara fırlatmıştım. Arkadaşları şoktan kurtulup bana saldırmaya kalktığında ise büyük bir hengâme çıkmıştı. Sonu onlar için iyi olmamıştı ama polise yakalanmaktan kıl payı kurtulmuştuk. Öncesinde ise ejderhaya dönüşerek o insan çocukları yiyip barı yakmaktan beni RV vazgeçirmişti. Kıl payı kurtulmuştuk. RV’nin gözlerinde çakan şimşekleri görünce yutkunmak istedim. Bu bakışı genelde hoşuma gitmeyecek şeyler olacağı zamanlar atıyordu. Dudaklarımı büzüp kollarımı göğsümde birleştirdim. ‘’ O zaman biz de doğaüstülerin barlarından birine gideriz. Her türün bazı kurallar altında birleştiği barlar var. ‘’ RV’nin dedikleri ile kaş çattım. Madem böyle yerler vardı neden daha önce öyle bir yere değil de insanların barına gitmiştik ki? ‘’ Daha önce neden gitmedik peki? O kokuşmuş insanlar ile beni uğraşmak zorunda bıraktın? ‘’ Sorum ile omuz silkti ve elindeki paltoya kısa bir bakış atıp büyülü sözler söyledi. Elindeki palto büyülü bir şekilde kaybolurken ona soran bakışlar ile baktım. ‘’ Senin insanların dünyasını anlamanı istemiştim ama pek uyumlu olduğun söylenemez. Hem – ‘’ Ona soru soran bakışlarımı fark ederken ‘ Ne? ‘ dedi anlamayarak. ‘’ Paltonun olayı ne? ‘’ diye sordum merak ile. Bir an dediklerim anlamayarak ifadesiz bir şekilde yüzüme bakmış ardından jetonu düşerek gülümsemişti. ‘’ Vampirler üzerinde araştırmam gereken konular var. Önemli değil. Kanına ve vampir aurasının sinmiş olduğu bir nesneye ihtiyacım vardı. Bu kadar. ‘’ Aklımda RV’nin kocaman kavanoz gözlükleri takmış, beyaz önlük ve siyah, uzun deri eldiven giymiş deli kadın kahkahaları atan hali belirince dudaklarımı birbirine bastırdım. Görülmeye değerdi. Her neyse. ‘’ Ben anlamam bu tür şeylerden. O kâğıt ne peki? ‘’ diye sordum bakışlarım ile diğer elindeki kâğıdı gösterirken. Gülümsedi ve kolunu omzuma atıp yürümem için beni yönlendirirken konuştu. ‘’ Bu Destiny, gideceğimiz mekânın adresi. Şimdi üzerimizdeki kan ve islerden kurtulup, ateşli kızlara dönüşelim. Arından da güzel bir partiye giderek ortalığı dağıtalım. ‘’ Nedense bu beni olası bir savaştan daha çok germişti.  
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE