7.Bölüm

1253 Kelimeler
Ela gözlü sarışın kız çok şaşırmıştı. Birden bire beş tane çıplak ejderhanın ortasında kalmak pek de deneyimlemek istediği bir şey sayılmazdı. Bu yüzden çarpık niyetleri olan ejderhalardan kaçmakta bulmuştu çareyi. Aslında kaçması için bir sebep yoktu. İsterse hepsini aynı anda alaşağı eder, büyü ile de hafızalarını silebilirdi. Ama büyüsünün hissedileceği, başının belaya gireceği gibi tuhaf bahaneler ile kendisini darlayan abisini dinlemeye karar vermişti. Kaçıyordu ama peşindeki adamların onun peşini bırakacağını hiç sanmıyordu. Çünkü ejderhalar bir şeyi kafalarına koydu mu onu yaparlardı. Kendinden biliyordu. Hoş, dönüşemiyordu ama olsundu. O hala bir ejderhaydı. Hatta dönüşemese bile birçok ırktan daha üstündü, daha güçlüydü. Bunun bilincinde olarak durup o adamlara dersini vermek istedi ama hissettiği ürpertiyle ensesindeki tüyler diken diken oldu. Koşmasını sonlandırıp etrafına bakındı. ‘’ Burnuma kötü kokular geliyor. Buradan hoşlanmadım. ‘’ Kendi kendine mırıldanırken savaşçı içgüdüsü ile bakışlarını daha yeni girdiği ormanda dolaştırdı. Bu kadar kısa bir sürede ormanın bu kadar derinine inmesi şaşırtıcıydı. Duyma duyusuna odaklanıp çevresini dinledi. O sapık ejderhalar bu ormana girdiğinden beri onu kovalamıyorlardı. Bu iyiydi işte. Peki, onları bu ormana girmekten alıkoyan neydi? Burası neresiydi? Hissettiği ürpermenin sebebi neydi? ‘’ Rosalinda Violin Siliva! Bu tarafa gel. ‘’ Tüm vücudundan geçen hafif bir titreme ile sesin geldiği yöne döndü yavaşça Rv. Ama nasıl? Bakışlarını hareket eden kadına odakladı ve ardından gittiği yöne baktı. Dediğini yapıp onu takip etmeli miydi? Şüphe ile kadının arkasından baktı. Onu tanıyan biri vardı Kırmızı Topraklar’da. Hem dünyada kullandığı adını hem de asil soy ismini bilen biri. Gerçek kimliğini bilen biri. Gerildi. Farklı bir bedende gelmişti buraya. Üstelik büyü ile de gücünü baskılamıştı. Onu kimse hissedemez, tanıyamazdı. Peki, bu kadın neydi ve ona ismi ile seslenmişti? Rv sırtını dikleştirdi. Her kimse onu alt edebilirdi. O Rv’ydi. Yenilmez savaşçı. Bedeni otuzlu yaşların sonunda olabilirdi ama zamansız boyutta yüz yıllar geçirmişti. Bedenini ve büyülerini güçlendirmişti. Onu kimse alt edemezdi. Bunun bilincinde olarak kendinden emin adımlarla kadını takip etmeye başladı. Ormanın derinliklerine doğru git gide ilerlerken bakışlarını önündeki kadında gezdirdi. Onun ne olduğunu anlayabilmek için gözlerini kısmıştı. Giydiği kahverengi eski elbisede ve çıplak ayaklarında dolaştırdı ilgisiz bakışlarını. Hızlı bir iki adım atıp kadına yetiştiğinde sol profiline baktı. Kulağı ve saç derisinin bir kısmı yanmıştı. Beyaz saçlarını yanık izini göstermek istercesine örmüş ve sağ omzuna atmıştı. İlgisini çekmişti işte şimdi. Güçlü kadınları sevmiştir ve hissettiği kadarı ile bu kadın gerçekten güçlüydü. Kendisi kadar olamasa da güçlüydü işte. Karakteri en azından. Her neyse. ‘’ Beni tanıyorsun? ‘’ Soru sorar gibi çıkmıştı Rv’nin sesi. Sorusuna yaşlı kadın değil de en çok kendisi şaşırmıştı. Kendi sesini beklerken ince tiz bir ses duymayı beklememişti açıkçası. Beyaz saçlı kadın gülümsedi yeşil gözlerini Rv’ye çevirerek. Rv o anda anladı. Gözleri temas edince kadının aslında çok güçlü bir cadı olduğunu ve uzun yıllardır iki güneşin aydınlattığı bu evrende yaşadığını anladı. Büyük ihtimalle İhtiyarlar Heyeti’nden bile yaşlıydı. ‘’ Zeki kızsın Rosalinda. Bu arada sana Rv demem de bir sakınca var mı? ‘’ Dedikleri ile Rv hızla gözlerini kırpıştırmıştı. Yaşlı cadı zihnini mi okumuştu? Sormamayı seçti. Sonuçta kendi seçtiği isim ve aile soy ismini biliyordu. Yaşlı cadı durup Rv’nin de durmasını sağladı ve sağ elini havaya kaldırdı söz isteyen çocuklar gibi. ‘’ O değil de bu üzerindeki kıyafet sana pek yakışmıyor. Ben gerçek Rv’yi görmek istiyorum. Müsaadenle. ’’ Daha Rv cümleyi yeni idrak etmişti ki etrafını saran yeşil dumanın ardından bedeninde olan değişimi hemen fark etti. Spor yaparken giydiği siyah taytı ve yine aynı renk yüzücü atletiyle dumanlar arasından çıktığında atkuyruğu yapılmış açık kahverengi saçlarına götürdü elini. Şükür! Kendi bedenindeydi artık. Dünyaya dönene kadar abisine dönüşmeyeceğine dair yemin etmişti ama sonuçta Rv kendi isteği ile dönüşmemişti değil mi? ‘’ Bana söylemek istediğin bir şey mi var? Yoksa bu bir tuzak mı? ‘’ Rv tek kaşını kaldırarak sorduğunda yeşil gözler parlamıştı.  Gülümsedi ve sarı dişlerini gösterdi. Heyecanlı bir ifade vardı suratında. Rv’ye doğru bir adım attı. ‘’ Aslında Rv, bu tuzak falan değil. Bir tür jest. Şu tepeyi görüyor musun? Orada sana ihtiyacı olan biri var. ‘’ Yaşlı cadının dedikleri ile Rv kaşlarını çattı. Bir süre cadının yüzüne baktı ve ciddi olduğunu anlayınca tek heceli bir kahkaha attı.  ‘’ Bir anda ortaya çıkan birinin söylediği yere gideceğimi mi sanıyorsun? ‘’ Alaycı bir şekilde sorduğu sorunun ardından kollarını göğsünde birleştirdi. Yaşlı cadı Rv’ye bakarak gülümsedi ve ardından kafasını olumlu anlamda salladı. ‘’ Gideceksin. Aklındaki planları gerçekleştirmene yardımcı olacak kişi orada. Hayalindeki ordunun ilk üyesi ve en güçlü komutanı olacak kişinin, şu an küllerinden tekrar doğabilmek için senin yardımına ihtiyacı var. ‘’ Yaşlı cadının dedikleri ile Rv durakladı ve birkaç saniye düşündü. ‘ Normal biri o kadının dediğini yapmak yerine arkasını dönüp koşarak giderdi. Eh benim pek normal olduğum söylenemez. Zaten hayalimdeki ordudan bahsettiği an ilgimi çekmişti. ‘ Dudaklarını büzdü ve yaşlı cadının yüzünde gözlerini gezdirdi. Kollarını çözüp yavaşça kafasını salladı. ‘’ Tamam, ‘’ Rv verdiği kısa cevabın ardından yaşlı cadının bir şeyler demesini bekledi. Kadın da ilgi ile Rv’ye bakıyordu. Bakışmaları birkaç saniye boyunca sürünce Rv kaşlarını çattı. ‘’ Eee? Daha fazla detay vermeyecek misin? ‘’ Sorduğu soruya aldığı cevap gayet mantıklıydı. ‘’ Daha fazla detaya mı ihtiyacın var? ‘’ Cadı ona tek kaşını kaldırarak bakarken Rv, dudaklarını büzdü. Eh ihtiyacı olduğu söylenemezdi ama fena da olmazdı hani.  ‘’ Yoo, ’’ Omuz silkerek cevap verdiğinde yaşlı cadı tekrar gülümsedi. ‘’O zaman yolun açık olsun. ‘’ Cadı bunu dedikten sonra arkasını dönüp yürümeye başladığında Rv bir süre arkasından baktı. Yaşlı cadı gözden kaybolduğunda derin bir nefes aldı ve yavaşça verdi. Tepeye doğru kısa bir bakış attı ve kararlı adımlarla yürümeye başladı. Onu kimin beklediğini bilmiyordu, neden beklediğini de. Yaşlı cadının dediklerinden çıkardığı kadarıyla Rv için önemli bir yere sahip olacağıydı. Tepeye çıktığında etrafına bakındı. Kaşlarını çattı ve yavaşça çimenlik alanda yürüdü. Bir süre önce burada iki – bir saniye -  üç ejderha olduğunu anladı. Auralarını hissedebilmişti en azından. İkisini gayet net anlarken birinin izi o kadar silik ve zayıftı ki sanki özenle aurası gizlenmiş gibiydi. Eğer başka biri Rv’nin yerinde olsaydı hissedemezdi ama sonuçta o Rv’ydi. Çok güçlüydü. Etrafına biraz daha bakındı ve burnuna gelen kan kokusu ile kaşlarını çattı. Birileri burada dövüşmüştü. Derin bir nefes aldı ve gözlerini kısarak bakışlarını etrafında dolaştırmaya devam etti. Taş yapıyı gördüğünde dudaklarını büzdü ve emin adımlarla oraya doğru ilerledi. Yapıya yaklaştıkça içinde git gide büyüyen ürperti ile kaşlarını çattı. Güçlü bir büyü hissediyordu. Demir bir kapının önüne geldiğinde yaşlı cadının dediği kişiyi burada bulacağına emindi. Elini kapıya yasladı ve gözlerini kapattı. Kalp atışı ya da nefes sesi duymuyordu. Kaşlarını çattı. Kapıda büyü mü vardı? Büyükannesinin büyülerinden birini yaptığında ilk başta işe yaramayacağını düşünmüştü. Demir kapının üstündeki büyü kalkıp kapı araladığında Rv içeriye süzüldü. Beklediği şey neydi bilmiyordu ama kesinlikle ölü bir kız değildi. Bakışlarını zincirlenmiş kızda gezdirdi. Kızıl saçlı kızı ayakta tutan bileklerindeki zincirlerdi. Vücudunda birçok derin yara vardı ve bazı yaralardı da dağlanmıştı. Eziyet çekerek can vermiş olmalıydı. Rv bakışlarını kaçırdı. Birçok kez böyle manzaralar görmüş olsa da o yaşlı cadının dediklerinden sonra – ‘’ Öldür beni. ‘’ Rv duyduğu fısıltı ile hızla gözlerini kıza çevirdi. Bir an ne yapacağını bilemeyerek öylece kaldı ama hızla kendini toparlayıp kıza ilerledi. Kızın öne düşmüş başını çenesinden tutarak kaldırdı ve yüzüne baktı dikkatle. Burnu kırılmış ve dudağı ile kaşı patlamıştı. Çok fena dayak yemiş gibi duruyordu. Yaşaması bir şanstı. Rv’nin şansı. Kızıl saçlı kızın gözleri titreyerek açıldı ve duman rengi gözlerini Rv’ye çevirdi. Menekşe rengi gözlerde kendi yansımasını gören Destiny kaşlarını çattı. Rv gülümseyerek Destiny’in yüzünü sol eliyle okşadı. ‘’ Buraya seni öldürmeye değil kurtarmaya geldim dostum. ‘’  
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE