22.Bölüm

1155 Kelimeler
Kırmızı Topraklar’daki orduma ait kaleden döndüğümüzden beri içim içime sığmıyordu. Gerçekten başarmıştık. Başarmıştım. RV ve arkadaşlarımın yardımı ile akademiyi kurmuş hatta ilk öğrenciler eğitime başlamıştı bile. Eğitmen bulmak zor olmamıştı. Tanıdığım ve artık savaşmak istemeyen birçok eski asker Jackson ve Richard’ın tatlı dili sayesinde akademide görev almayı kabul etmişti. Kalede küçük bir kutlama yapmıştık, kutlamadan kastım herkesin dans edip eğlendiği ama benim bir köşede tüm zorlamalara rağmen oturup izlememdi. Sevmezdim dans etmeyi. Zaten RV’nin giymem için getirdiği elbiseyi ona giyeceğimi söyleyip gönderdikten sonra yakmıştım. Elbiselerden de nefret ediyordum. ‘’ Ne gündü ama! ‘’ RV’nin yanıma gelip kendini çimenlere bırakması ile gülümseyerek kafamı salladım. RV ile birçok şey başarmıştık. İlk RV’nin hayalini gerçekleştirip orduyu kurmuştuk. Ardından ise benim hayalim haline gelen şeyi gerçekleştirmiştik. Akademi resmi açılışını yapmıştı. Kendimi rahatlamış gibi hissediyordum. Güzel bir duyguydu itiraf etmem gerekirse. Birilerine yardım etmek, kim olduklarını bilmeden onların hayatlarına dokunmak ve güzel bir şeylere sebep olmak hoştu. Hayallerini gerçekleştirmek için onlara destek sağlamak… Akademi tahmin ettiğimden çok daha farklı bir şekilde büyük bir yankı uyandırmıştı. Çok daha kapsamlı bir eğitim veren bir yer haline gelmişti. Küçüklükten beri eğitim almaları için kraliyetin ön ayak olması ile geniş çaplı bir eğitim veren bir kuruma dönüşmüştü. Tabi o kısım ile onlar ilgileniyordu. Dediğim gibi ben sadece savaşmaktan anladığım için askeri kısım ile ilgilenmiştim çoğunlukla. Uzandığım çimlerde ellerim kafamın altında yıldızlara bakarken gülümsedim. ‘’ Güzel bir gündü. ‘’ Dediğim ile RV kafasını karnıma koyarak uzandı ve kollarını iki yana açtı. ‘’ Mutlu musun? ‘’ Sorduğu soru ile kafamı kaldırarak ona baktım. Bakışlarını az önce benim yaptığım gibi karanlık gökyüzüne dikmiş bir şekilde bakarken vereceğim cevabı bekliyordu. Büyünün üzerinden on yıldan fazla zaman geçmişti ama hala daha ruhumun yerinde olup olmadığını sorguluyor, hislerimi teyit ettiriyordu. Gülümsedim. Beni öldürdüğünü düşündüğü için kendini suçlaması bir türlü bitmiyordu. ‘’ Çok mutluyum. Daha önce bu kadar mutlu hissettiğimi hatırlamıyorum. Birilerinin hayatında önemli sayılabilecek bir değişikliğe vesile olmak gerçekten güzel bir his. ‘’ Kafamı ellerime bırakırken dediklerim ile RV karnımda kıkırdamıştı. ‘’ Bu biraz basite indirgenmiş bir tabir oldu. Bu çok özel bir şey aslında. Kurdukları hayalleri gerçekleştirmelerine olanak sağlıyorsun. Bir bakıma onları tutup ayağa kaldırıyorsun. Destek oluyorsun, güç veriyorsun. ‘’ RV’nin dedikleri ile gözlerimi kapattım ve gülümsedim. Ben de böyle düşünmüştüm az önce. Git gide düşünme şekillerimiz birbirine benzemeye başlamıştı. Birbirimizi o kadar iyi tanıyorduk ki artık bir bakışımızdan bile ne demek istediğimizi anlayabiliyorduk. ‘’ O değil de ben sana bir şey soracaktım. ‘’ RV’nin dedikleri ile gözlerimi aralayıp kafamı kaldırdım ve ona baktım. Yüzünde sıkıntılı bir ifade vardı. Kendi içinde sormak ile sormamak arasında gidip geldiğini görebiliyordum. ‘’ Dinliyorum. ‘’ Tek bir kelime ile verdiğim cevap ile bakışlarını gözlerime odakladı ve ardından doğruldu. Ben de doğrulup ona doğru döndüm ve bağdaş kurdum. Dizlerini kendine çekti ve kollarını etrafına sardıktan sonra çenesini dizlerine yasladı. Şu an o kadar savunmasız ve küçük gözüküyordu ki savaşlarda inanılmaz bir güç ve cesaret gösteren kız yok olmuş gibiydi. Alt dudağını ısırıp gözlerini kaçırdığında kaşlarımı çattım ve onu cesaretlendirmek için uzanıp elimi omzuna koydum. ‘’ Bana her şeyi anlatabileceğini biliyorsun, değil mi? ‘’ Gözlerini bana çevirip alt dudağını serbest bıraktı ve derin bir nefes aldı. ‘’ Richard’a karşı bir şey hissediyor musun? Ya da o sana bir şey dedi mi hisleri ile ilgili? Yani nasıl desem? Sana olan ilgisini kelimelere döktü mü? Çünkü uzaktan bakıldığında oldukça yakın ve güzel gözüküyorsunuz. Birbirinizi seviyormuş gibi. Anlatabildim mi? ‘’ Dedikleri ile bozguna uğrarken şok içinde RV’ye baktım. Kem küm ettiği konu bu muydu yani? Bu kız acaba savaşlardan birinde kafasına darbe mi almıştı? Ama alamazdı ki. Çoğu savaşa benim üstümde katılıyordu. Ve evet, savaştan önce onun güvende olması ve rahat rahat büyü yapabilmesi için bir eyer takıyordum. Kendimi aşağılanmış hissediyordum ama şimdi konumuz bu değildi. Ben ve Richard mı? Tanrılar! Midem bulanmıştı. Az önce birbirimizi çok iyi tanıdığımızı düşünmüştüm oysa ben. Bu kız beni hiç mi hiç tanımıyordu ki! Sorduğu soru bunu gösteriyordu. Benim öyle gönül işleri ile falan asla işim olmazdı ki! Ben öyle kadınlardan değildim. Benim hayatımda sadece kaos ve savaş olabilirdi. Bunun dışında aşk meşk işleri kesinlikle bana göre değildi. Ay, gerçekten midem bulanıyordu sanırım. Düşüncesi bile midemi bulandırırken bu kız nasıl bana bu soruyu sorabilmişti ki? Yakın mı gözüküyorduk? Daha geçenlerde ona ejder ateşi fırlattığımı görmemiş miydi? İyileşmesi birkaç gün sürecek yaralar açmamış mıydım, kırmamış mıydım bir yerlerini kaç kez? Yahu sevdiği birine böyle yapar mıydı insan? Tamam, benim sevme şeklim de farklıydı ama Richard’a asla o göz ile bakmamıştım. Onu bir erkek olarak düşünmemiştim. Belki abi ama çoğunluk ile küçük erkek kardeş olarak görmüştüm. Evin haylaz küçük çocuğu gibiydi. Mide bulantım geçtiğinde ve üstümdeki şoku atabildiğimde kahkaha atmaya başladım. Ama öyle böyle bir kahkaha değildi. Anıra anıra gülüyordum resmen. Karnıma ağrılar girene kadar katıla katıla gülerken gözlerimden yaşlar gelmeye başlamıştı. Kendimi çimenlerin üstüne bırakıp gülmeye devam ederken RV’nin ne halde olduğundan ve ne hissettiğinden emin değildim. Zaten umursayacak halde bile değildim. Ayy, tanrılar! Hayatımda bu kadar güldüğümü hiç hatırlamıyorum. Gülmem sona ererken derin nefesler alıp veriyordum sakinleşmek için. Ellerim ile gözlerimi silip serin gecenin serin havasını ciğerlerime çektim. Sakinleştiğime kanaat getirdiğimde doğrulup RV’ye baktım ciddi bir ifade ile. Yüzü asık bir şekilde bana bakarken gülmeme alınmış gibiydi. Yahu, çok saçmaydı. Aşırı saçmaydı. Sorduğu soruya verdiğim tepkiye alınması çok saçmaydı. ‘’ RV, ben seni zeki bilirdim. Bunun dışında beni tanıdığını sanırdım. Bana böyle bir soruyu sorduğuna göre kesinlikle beni tanımıyorsun. Ben ve Richard mı? Tanrılar. Beni bir erkek ile düşünmen bile yanlış. Onu sadece kardeşim olarak görüyorum. Başka bir şey yok. İlerisi yok. Gidip aşkını itiraf edebilirsin. Ama lütfen beni rahat bırakın. Gözlerimi oymak istemiyorum. ‘’ Dediklerimin ardından RV’yi kışkışlarken bana şaşırmış bir şekilde bakıyordu. ‘’ Gerçekten mi? Oysa o kadar yakın gözüküyordunuz ki. ‘’ RV’nin dedikleri ile gözlerimi devirdim. Bu kız gerçekten beni tanımıyordu. Ben alınacaktım şimdi. ‘’ RV, güzelim. Bak canım. Ben hayatım boyunca erkekler ile birlikte yaşadım. Askerler tarafından büyütüldüm. Hiçbir erkeğe duygusal bir anlamda bakmadım ve bakmayacağım da. Anlıyor musun beni? Benim ruhumu iyileştirdik ama asıl bozuk olan kalbim. Normal biri değilim, farkındaysan. Kalbimde o anlamda hiçbir his yok. Tanrılar. Ben flört dedikleri şeyden bile nefret ederim. Bırak birine âşık olup hislerimi ona itiraf etmeyi. Richard ile iki yakın dostuz, kardeşiz. Çoğu zaman da düşman hatta. Bilirsin. ‘’ Dediklerimi dinlerken kafasını yavaşça onaylar anlamda aşağı yukarı salladı. ‘’ Alınmadın değil mi? ‘’ Sorduğu soru ile gözlerimi devirdim ve ofladım. ‘’ Sen alındın mı ben kahkaha attım diye? ‘’ Karşılığında sorduğum soru ile kafasını yana eğdi. ‘’ Eh biraz işte. ‘’ Dedikleri ile kaşlarımı çattığımda kıkırdayıp ayaklandı. Ona alttan yukarı bakarken gerindi ve ardından eğilip yanaklarımdan hızla öptü. Tepki vermeme bile fırsat vermemişti. İğrenerek yanaklarımı sildim ve elimde bir ejder ateşi topu oluşturdum. Geriye doğru giderken yavaşça ayağa kalktım. ‘’ Bittin kızım sen! ‘’ Ne yapalım biz de böyle anlaşıyorduk. Peşine düşerken kahkaha atıp arkasını dönüp koşmaya başladı.  
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE