57. BÖLÜM: KALBİN HATIRA ODASI Zarf yırtıldığında çıkan ses, köy evinin taş duvarlarında yankılanarak çoğaldı. Sanki yalnızca kâğıt değil, yıllardır kilitli kalmış bir kapı da yırtılmıştı. İnce, soluk kâğıt ikiye ayrılırken içindeki tek cümle odaya düştü… ama yere değil. Duvara çarpan bir gölge gibi, her şeyin üstüne düştü. “Ben onun annesiyim. Kanıtım… kalbi.” Nilüfer cümleyi okuduğu an nefesi kesildi. Elleri buz kesmişti. Kelimeler gözünün önünde dans ediyor ama hiçbir yere gitmiyordu. O tek cümle, sanki köyün üstüne çöken sis gibi evin içine çöreklenmişti. Barış sobanın başında dizlerini karnına çekmiş oturuyordu. Dışarıdan esen rüzgârın uğultusu taş duvarları dövüyor, köy gecesi ilerledikçe ağırlaşıyordu. Nilüfer farkında olmadan çocuğun yanına çekildi. Elini omzuna koydu ama bu

