Kıskançlık demir atmıştı kalbine. Kadının güzelliği her erkeği etkileyebilecek ölçüdeydi. Koyu sarı saçları sırtını perde gibi örtmüştü. Kırmızı dudakların uçları ona baktıkça kıvrılıyor, genişleyip özlem dolu bir gülümseme oluyordu. Fakat Cihan, kadına bakmak bir yana dursun, onun varlığından haberi yokmuş gibiydi. Başını diğer yana çevirmiş, masadaki deftere bir şeyler karalıyordu. Sonunda ilgisizce, “Neden geldin?” dedi başını kaldırmadan. Kadının yüz hatları değişti. Böyle bir soruyla karşılaşacağını hiç ummuyor gibiydi. “Buraya taşındım.” “Ahh!” Bacağındaki yakıcı acıyla inledi Neşe. Her iki başın kendisine yöneldiğini gördü. Onları unutup bacağına baktı. Küçük bir arı bacağına konmuştu. İğnesini bıraktıktan sonra yeniden uçmaya başladı. “Ne oldu?” Başını kaldırdı. Cihan’ı yanı ba

