ŞİRİN Haşhaşlı çörek… Birinin bugünün ana fikrinin bu olduğunu söylese inanacağımı hiç sanmazdım ama şimdi üzerimdeki kıyafetle birlikte, hızlı adımlar atarak haşhaşlı çöreğin bitmemesi için dua ediyordum. Eğer yetişemezsem, bana bu pahalı elbiseyi alan Berfin’e nasıl cevap verecektim? Ne diyecektim? Mahcubiyetim beni yerin yedi kat dibine fırlatabilecek kadar ağır bir hâl alırdı. Adımlarım giderek daha da hızlanırken bir anlığına dengemi kaybettim. Kaldırım taşlarından biri çıkıntılık yapmış ve ayakkabımın burnunu haşin bir şekilde kendisiyle savaşa sürüklemişti. Sonuç olarak da o kazanmış ve sendelemiştim. Aniden, bir çift kolun benim iki kolumu da tutmasıyla ancak ayakta kalabildim ve dengemi sağladım. Kimin kollarına ellerimi geçirdiğimi bilmiyordum ama bu adamın kokusu pek de ta

