“Mamma, mi sei mancata cosi ' tanto!” (Anneciğim seni çok özledim!) diye bağırarak kapımdan içeri koşan küçük kızıma baktım. Her geçen gün hızla büyüyordu. Montunun kısa gelen kollarına sevgiyle baktım. Gözleri ışıl ışıldı. “Güzel kızım sence de artık Türkçe konuşmamız gerekmiyor mu?” dedim. Ne kadar sabrımı zorlasa da kocaman açtığı, mutlulukla ışıldayan ela gözlerini gördüğümde bütün öfkem geçiyordu. Çocuğuna hiç kızamayan, sonuna kadar onu şımartan bir anneye dönüşmemek için otoritemi korumaya çalışmak benim için dünyanın en karmaşık hesaplarından daha karmaşık hale gelmişti. “Tesoro, yine İtalyanca konuşarak anneyi kızdırmadık umarım?” diyerek kapıdan içeri Ateş girdi. Aşık olduğum adamı en yakışıklı haliyle ofisimin kapısında gördüğüm için şanslıydım. Bacaklarından başlayıp yukarı d
Ücret ödemeden günlük olarak güncellenen sayısız kitap ve hikayeyi okumak için QR kodunu tara ve hemen indir


