11. ZEHRA’NIN DİKKATİ

1867 Kelimeler
Gerçekten böyle miydi yoksa Asya mı böyle düşünüyordu emin olamadım. Asyayı öfkesiyle yalnız bırakıp mutfağa indim. Hüsna tek başına oturmuş kahve içiyordu. Bende yanına oturup eşlik ettim. "Asya yine Zehrayı delirtmeyi başardı" dedi gülerek. "Zehra hanım ağlıyordu" "Çocuğu olana kadar ağlamaya devam eder o" "Hüsna Zehra hanımla Baver ağa..." Nasıl sorulurdu ki? Nasıl evlendi, neden evlendi, çok mu aşıktı da erkenden evlendi... Hüsna beni bu girdaptan kurtardı. Gizli birşey anlatırmış gibi kapıya bakıp yakınlaştı bana. "Baver ağamla Zehra bir yıl kadar görüşmüşler. Sonra Baver ağam Zehra'dan ayrılıp Bakırcıların kızıyla görüşmeye başladı. Epeyde ciddiydiler, pek güzel de bir kızdı. Hanımağamda çok sevmişti o kızı, hemen isteyelim diye niyetlendiydi hatta. Biz onların düğününü beklerken Baver ağam bir gün geldi eve ben Zehrayı istiyorum diye. Herkes şok oldu. Hemen gidip isteyelim diye diretti. Hanımağam epey bir süre ayak diredi ama Zehrayı kaçırırım diye bağırınmaya başlayınca o da pes etti gidip aldılar Zehrayı. Biz dedik ki heralde çok seviyor, ayrıldığına pişman oldu da dönüp aldı kızı. Kokusu sonradan çıktı ortaya bu meğer hamileymiş Zehra" Ben şaşırdıkça Hüsna daha heyecanlı anlatıyordu. "Düğünden birkaç ay sonra Baver ağamla Zehra birkaç gün tatile gittiler, dönünce de Zehra düşük yaptı dediler. Sonra Asya çıktı bir akşam dedi ki çocuk hiç olmadı, sen yalan dolanla oyuna getirdin Baver’i. Bunlar saç saça bir kavgaya girdiler sorma...." dedi gülerek. "Bize kakaladı demek bu mu?" "Asya öyle diyor, kendini kakaladı diyor. Hanımağam ikisinide odalarına çekip fırçasını kaydı. Sonra bu konu birdaha konuşulmadı" "Hangisi gerçek? Çocuk var mı yok mu?" "Bilmiyoruz. Asya yok diyor Zehra var" "Baver ağa?" "Aynı anası gibi ikisinin arasında duruyor. Belki gerçekten vardı da o yüzden Zehrayı kapının önüne koymadı. Belki hiç olmadı ama adamlık yapıp bir aldığı kadını kapıya koymadı" "Ne zamandır evli Baver ağa?" "Üç yıla yakındır. Hala yeni çocuk yok. Zehra ara ara doktora gidiyor çocuk için tedavi görüyor. Hamile kalmadıkça da Asya damarına basıyor. O yüzden diyorum Zehra hamile kalana kadar yüzü gülmez" Asya da Zehra da birbirinden beterdi yani. "Olur inşallah en kısa zamanda" "Hayırlısı" Akşama kadar odasından çıkmadı Asya, bende fırsattan istifade dinlendim. Akşamda ağrım var diye bahane edip odada yedi. Ben de Arhan'ı görememiş oldum. Görmemek iyi mi oldu bilemedim... Akşam yatakta dönüp durdum ama bir türlü uyku tutmadı. Belki beynimde dönüp duran tilkilerdendir bilemedim! Kalkıp çekmecelerimi karıştırdım ve aktardan topladığım birkaç otu aldıktan sonra mutfağa gittim. Kendime güzel bir bitki çayı hazırladım. Bardağa döküp soğumasını beklerken yaklaşan adım seslerini duydum. Mutfaktan ya da şoförlerden birini bulmayı beklerken Baver girdi içeriye. Panikle ayağa kalktım. Benim kadar o da ne yapayacağını bilemedin kalakaldık bir süre. Sonunda konuşabilecek cesareti toplayan ben oldum. “Birşey mi istemiştiniz Baver ağam?” diye sordum. Geçmişi arkamızda bırakıp yeniden başlamak istiyordum. Farklı bakmadığımı ve bir talebim olmadığını anlaması için herkese davrandığım gibi davranmam gerekirdi. Baver huzursuzca bakındı mutfağa. “Hüsna ya da Tülay hanım yok mu?” diye sordu. “Yok, uyuyorlardır. Birşeye ihtiyacınız varsa eğer ben yardımcı olayım” “Biraz… Neyse iyi geceler” dedi ve arkasını döndü. “Baver ağam” dediğimde duraksadı. “Ağam Tülay abla gibi yardımcı olabilirim. Onlar neyse ben de o” Birkaç saniye kararsız kaldıktan sonra döndü bana. Geldiğinde gördüğüm yorgun ifadesi tekrar yerleşti yüzüne ve içeriye tekrar adım attı. “Akşamdan kalan birşeyler varsa bir tabak hazırlar mısın?” “Tabi ağam” Ben tencereleri dolaptan çıkarıp ısıtırken Baver de masaya oturdu. Kısa süre içinde tabağa hazırlayıp önüne koydum. “Teşekkür ederim Dilruba” dedi ve yemeye başladı. Gidip gitmemek arasında kararsız kaldım. Bir başkası olsa bitirmesini ve arkasından mutfağı toplamayı beklerdim ama şimdi yanlış anlaşmasından çekindim. Ağır ağır ortalığı toparlayıp oyalandım. Baver birkaç lokmadan yedikten sonra, “Geç otur sende Dilruba. Çayın soğumasın” dedi. “Sonra içerim ben ağam” “Otur hadi” İtiraz edecek gibi olunca tekrar ısrar etti ve çekinerek oturdum yanına. Sessiz birkaç dakikanın sonunda, “Dilruba..” dedi ve güldü. “Şehrazat’a ne oldu?” Ben geçmişi silmiştim, konuşmak istemezdim aslında. “O eskide kaldı. Artık Dilruba var” “Peki ailen? Onlar da arkada kaldı mı, görüştün mü hiç onlarla?” Başımı salladım iki yana. Kalbim sızlıyordu onları her düşündüğümde. Bazen öyle özlüyor ve yalnız hissediyordum ki Yezdan’a boyun eğmediğime pişman oluyordum. “İlla görüşürmüşsünüzdür diye düşünmüştüm. Neredeyse iki yıl geçti” “İki yıl beş ay” “O zaman da anlamamıştım, yıllar geçti hala anlamadım. Neden görüşmüyorsunuz, arkana bakmadan kaçıp bana kumalık yapmaya razı olacağın ne oldu?” Gözlerimi kaçırıp eğdim başımı. Katil olmuştum diyemedim… “Yine konuşmayacaksın yani” Sessizlikle cevapladım. “Eski konaktakilerin ya da başka herhangi birinin olanlardan haberi yok değil mi?” “Hayır kimse birşey bilmiyor” “Güzel” Ben çayı bitirirken Baver’de yemeğini bitirdi. “Diğer konakta işler nasıl gidiyordu peki?” “İyi” dediğimde güldü. “Babaanneme ragmen mi?” “Hevi hanım biraz zor” “Toprağına haber gitmesin diye susuyorum yoksa arkasından söylenecek çok şey var” Hevi hanımın arkasından bir tane iyi konuşan çıkmadı zaten. “Buraya kim getirdi seni?” “Asya hanım istedi, bacak sakat diye” “Benim burada olduğumu bile bile neden geldin?” “Ben bilmiyordum” dedim. İnanmazlar gözlerle baktı bana. “Her Sancar bu konakta değil. Ben nereden bileyim sen bu konakta” “Bilsen gelir miydin?” “Ben iş için geldim Baver ağa. Sen var yok farketmez. Ben senden birşey istemiyor” “Baban seni bana verdi ama o kadar Dilruba. Ben sana başka bakmadım, bakmam. Bir karım var benim o da Zehra. İrandaki nikahın gözümde hükmü yoktur bilesin Dilruba. Artık burada da çalışıyorsun, kalıcısın madem Hüsna’dan farkın olmadığını bil. Hüsna’ya ne kadar yardımcı olursam sana da o kadar olurum. Yanımızda çalışan ailesiz bir kadına nasıl yardım etmem gerekirse o kadar ederim” “Bende fazlasını istemiyorum zaten Baver ağa” Aniden mutfak kapısı sertçe çarptı. İkimizde başımızı çevirip baktık. Zehra kaşlarını çatmış öfkeyle bakıyordu bize. “Baver!” Sanki basılmışız gibi kötü hissettim. “Zehra” “Ne yapıyorsun burada!” derken gözleri bendeydi. “Birşeyler atıştırdım. Bitti, kalkıyordum zaten” dedi gayet sakince ve önündeki tabağı itekleyip ayağa kalktı Baver. Zehra’nın önüne dikilince göz hapsinden kurtulmuş oldum. “Hadi!” dedi ve Zehra’nın kolundan tutup sürüklemeye başladı. Koridora çıktıklarında Zehra döndü bana. “İyi geceler Dilruba!” dedi manidar bir şekilde. Galiba Baver’in bu akşam yemeği bana pahalıya patlayacaktı. Koridorda sessiz olmaya çalışsalar da Zehra’nın, “Gece gece kızla mutfakta ne işin var!” “Kız dediğin mutfağın çalışanı” “Gecenin bir vakti başbaşa!” “Ne başbaşası Zehra. Yemek yiyordum kızcağız da…” “Kızcağız öyle mi!” Sesleri silikleşse de bu tartışma eminim odalarına gidene kadar devam etti. Dualar ederek odama gidip yattım bende. ••• ••• Sabah erken vakitte kalkıp birşeyler atıştırdım. Sonra Asya’nın odasına gitmek için merdivenleri tırmanmaya başladım. Asya’nın odasına birkaç adım kala, Baver ve Zehra’nın odasının önünden geçerken istemsizce ağırlaştı adımlarım. Gece ne olduğunu merak ediyordum. Zehra’nın bundan sonra bana nasıl davranacağını görmek istiyordum biran önce. Merakımı birkaç saniye içinde yitirdim. Asya’nın kapısına yaklaştığım anda Zehra’nın kapısı aralandı. “Dilruba!” diye bağırınca döndüm ona. “Gel buraya!” dedikten sonra odaya girdi. Ağır adımlarla ve yükselen nabzımla arkasından gittim. Odalarını ilk kez görüyor olmanın yersiz merakıyla bakındım içeriye. Asya hanımın odası kadar büyük ve şık değildi ama yine de güzeldi. Benim hücreden bozma odamın yanında saray kalırdı. Aramızda iki adımlık bir mesafe bırakmıştım ama Zehra hızla kapattı onu. Kolumu sertçe kavrayıp sıkmaya başladı. Tırnakları tenime batarak canımı yaktı. “Zehra hanım…” Bu kadar saldırgan olmasını beklemiyordum. “Bir daha seni Baver’in etrafında görmeyeceğim Dilruba! Göz süzmeler, dokunmalar, gülüşmeler yok! Benim kocamdan uzak duracaksın!” “Zehra hanım ben zaten sadece yemek…” “Kes sesini! O küçük aklınla planlar yapmaya kalkma sakın. Ben Asya’ya benzemem öyle küçük oyunlar oynamam, oracıkta keserim cezanı! Ne kocamı ne evliliğimi de kimseye yar etmem! Bir daha uyarmam!” “Zehra hanım…” Kolumu sertçe sıkıp tırnaklarını geçirdikten sonra, “Sakın Asya’ya güvenme! Gözünün yaşına bakmam kapının önüne atarım!” “Ben birşey yapmadı Zehra hanım” “Yapamazsın da zaten!” Ne diyeceğimi dahi bilemedim. Gece aynı masada oturduk diye miydi bu öfke? Geçmişimizi bilmiyorsa sadece bir hizmetçiden böyle kıskanması fazlaydı. Biliyor olsa bu tepki azdı bile. Kolumdan sürükleyip koridora doğru itekledi beni. “Kapının önüne atmakla da kalmam sınırdışı ettiririm. Ayağını denk al Dilruba! Memleketine postalanmak istemiyorsan durduğun yere dikkat et!” ••• Hızlıca kapıyı yüzüme kapattı. Tırnaklarının iz yaptığı kolumda bir sızıyla kalakaldım. “Asya hanım haklı! Bu kadın herşeyi hakediyor!” Sinirle Asya’nın odasına gittim. Kapıyı tıklatıp girdiğimde Asya uyanmış giyinmeye çalışıyordu. “Dilruba gel çabuk, şu düğmelere ulaşamıyorum” “Günaydın!” Önce bir günaydın demek bu kadar zor muydu gerçekten! Sitemimi biraz anlamış gibi baktı yüzüme. Arkasına oturup düğmeleri iliklemeye başladım. “Hayırdır Dilruba ne bu surat?” “Birşey yok Asya hanım” Düğmeleri ilikleyince kalktım yanından ve kaldırmak için uzattım elimi. “Aşağıdakilerle mi birşey oldu?” “Hayır” Elimi tutup kalkarken kolumdaki küçük tırnak izlerini farketti. “Kim tırmaladı seni böyle?” “Ben yaptım” “Kendi kendine?” “Evet” Kısa süre baktıktan sonra, “Peki öyle olsun” dedi ve hazırlanmaya devam etti. Asya ile aşağı inerken aklıma olanları Baver’e anlatıp anlatmamak geldi. Karısına sahip çıksın yediği boku bilsin. İleri de daha da delirip sorun çıkarmasındansa… Ya da dikkat çekmeden sessiz sedasız uymak mı lazımdı Zehra’nın lafına… Kahvaltı masasına oturduklarında birden fazla göz vardı üzerimde. Herkesin bakışında başka bir anlam vardı. Bende ise sadece kaçış. Kahvaltı boyunca başımı yerden kaldıramadım. Kaldırsam ilk Arhan’a kayardı bakışlarım. Gözünü benden alamayan Zehra’dan da herşeyi gören Asya’dan da kaçıramazdım. Kahvaltı bittiğinde Asya’nın koluna girdim ve koltuklardan birine taşıyıp bıraktım. Bir isteği olmayınca odasını toplamak için çıktım tekrar yukarı. Odanın kapısını açıp çıkmak üzereyken dikkatle bakındım koridora. Konak benim için mayınlı tarla olmuş gibiydi. Çıkıp hızla adımlarla aşağı inecektim ki bir bomba patladı. Baver… Birşeyler arar gibi ceplerini karıştırarak merdivenleri tırmanıyordu. Son merdivene geldiğinde başını kaldırdı ve göz göze geldik. Nezaketen gülümser gibi bakıp yanımdan geçip gitti. Ama ben aptallık edeceğim ya! “Baver ağam!” diye seslendim. Dilim kopaydı da susaydım. Durup başını çevirdi bana ve birşey söylememi bekledi. “Baver ağam Zehra hanım…” Zehra’nın adını duyunca bana döndü ve mesafemizi kapatıp yanıma geldi. “Ne olmuş Zehra’ya?” “Dün akşam mutfakta gördü ya…” “Ee?” “Kızdı bana, yanlış anlamış” Önemsemedi tabiki. “Sınırdışı ettiririm dedi” dediğimde nihayet biraz ilgisini çekti. “Birşey yapmaz merak etme, kıskançlıktan öyle söylemiştir” “Baver ağam benim hala belge yok, birşey olsa eğer…” “Tamam Dilruba. Merak etme birşey olmayacak. Ben konuşur hallederim” “Konuşma ağam, daha da kızar” “Baver bulamadın mı hala telefonunu?” diye bağırarak merdivenlerin başında göründü Zehra. Bomba şimdi patlamış oldu aslında. Gözleri ateş saça saça geldi yanımıza. Soru dolu gözlerle baktı bana. “Bakıyorum şimdi” dedi Baver ve dönüp odasına girdi. Zehra üzerime doğru bir adım atınca başımı eğip geri çekildim. Bela istemiyorum! “Yazık olacak sana. Akılsız Dilruba!” dedi ve omuza çarparak geçti yanımdan. Bu kez haklıydı galiba! Koşturarak indim mutfağa. Baver konaktan çıkana kadar saklandım orada. Allahım sen beni Zehra’nın şerrinden, Asya’nın oyunlarından koru. Baver’i yolumdan uzak tut. Arhan’ı da… Kalbimi sönmeyecek ateşle yakma, kursağımda kalacağa heveslendirme…
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE