Asya’yı duymazdan gelerek Dilruba’nın yanına gittim. Zaten iki parça eşyası vardı, onları toplamış evi düzeltmekle uğraşıyordu. “Dilruba bırak uğraşma onlarla” “Bitiyor zaten” Yanına gidip bileğinden tuttum. Bana dönüp çekingen gözlerle baktı. “Asya’ya dikkat et Dilruba. Senin yanında olmamdan dolayı şüphelenmiş gibi. Birşeyler sorar, yaptırır ya da birileriyle görüştürürse…” “Kimle görüşmek? Ne yaptıracak?” Sana koca arayabilir ya da abime kuma yapabilir diyemezdim. “Neyse işte sen Asya’ya dikkat et” “Ben hep dikkat ediyorum zaten. Asya hanım… Tehlike” “Zehra’yı da dert etme. Asya doğru söylüyor, şuan başını kaldıracak durumda değil. Seninle uğraşamaz, müsade etmem” Bileğinden ellerine kaydı elim. Kokusu beni kendine çağırıyordu yine. Asya’ya ragmen, benden kaçmasına ragmen

