Tanıtım
Önemli not: Kurgu şahsıma ait olup, yapay zekadan yardım alınarak yazılmıştır. Lütfen göz önünde bulundurarak okuyun.
🌹🌹🌹
"Can!! Geç kalıyoruz, hadi bebeğim.."
Aynadan yansımasına bakan otuz beş yaşındaki yakışıklı adam bir yandan üzerine giydiği jilet gibi takım elbiseyi düzeltiyor, diğer yandan sabırsız sesiyle oğlunu çağırıyordu. Can, fazla tembel bir çocuktu, bu yüzden evden çıktıkları süre boyunca durmadan Baran'ın bağrışları iki katlı evlerinde yankılanırdı.
Oğlu hiç kendisine çekmemişti. Baran, bu yaşında yönettiği şirketini, kimseden tek kuruş almadan, tırnaklarıyla kazıyarak kurmuştu.. Çalışkan, disiplinli, çocuğuna özen gösteren bir babaydı..
Ancak Can onun tam zıttı, keyfine düşkün bir çocuktu. Daha altı yaşında olmasına rağmen, sınıfındaki aşık olduğu kızlardan bahsediyordu babasına...
Baran içini çekti sıkıntıyla. Bu çocuğun hayatı onu çok endişelendiriyordu..
Aynadaki yansımasıyla bakıştığında kendini süzmeden edemedi. Görüntüsü yıllardır terk ettiği toprakların izlerini hâlâ taşıyordu. Gözleri kahvenin en koyu tonuydu, gece karası saçları, yanlardan hafifçe kısaltılmış ama üst kısımları doğal dalgasını koruyacak şekilde özenle taranmıştı. Buğday teni ve hafif kirli sakalları tarafından gizlenmiş gamzeleri yüzüne çok yakışıyordu.
Üzerinde İtalyan kesim, lacivert, beyaz çizgili, dört düğmeli bir takım elbise vardı. Bu görüntüye bir doksanlık uzun boyunu da ekleyince fazla karizmatik görünüyordu.
Vestiyerden uzun paltosunu alıp giyinirken, merdivenlerin başında beliren oğluyla içinden şükür etti.
Nihayet gelmişti beyefendi..
Oğlunun kumral rengindeki kıvırcık saçları, normalden daha dağınıktı. Elinde fermuarı açık sarı bir çanta taşıyordu. Üzerindeki mavi renkli, eski montunu ters giyinmiş, başındaki beresini takmamıştı. Boynuna dolanmış pembe rengindeki atkısının bir tarafı ise yerlerde sürünüyordu.
Yine de çenesi dik, emin gözlerle babasına bakıyordu. "Hazırım.." diye gururla söylediğinde, babacığının tek kaşı havalandı.
"Hazırsın?" diye tekrarladı, gözleri yavaşça oğlunun başından ayaklarına doğru indi. Gülmek için dudakları kıpırdandı ama zorla da olsa tuttu kendini.
Oğlu ağır adımlarla aşağıya inmek için haraketlendi. Her basamakta ayaklarını özellikle sert basıyordu. Baran, ayağı atkıyı takılır düşer korkusuyla hemen çocuğun yanına giderek kucağına aldı. "Bu hal ne canım oğlum?" Diye sordu yere koymadan önce.
Oğlu dudaklarını büzdü. "Saçımı taramaya çalıştım.." Kocaman koyu kahve gözlerini doldurarak baktı babasına. "Olmadı.." Titrek sesi karşısında babası içini çekti. Bu görüntüye asla dayanamazdı. Oğlu da pek âlâ biliyordu zaten..
"Bebeğim benim, senin saçın taramaya uygun değil ki.."
Islakken neyse de, kuruyken hiç taranmazdı kıvırcık saç. Oğlu da biliyordu ama yine de yapmıştı işte. Nedenini gerçekten çok merak ediyordu..
Oğlunun neden imaj degisikligine girdiğini tahmin ede biliyordu ama onun ağzından duymak istediği için dudaklarını araladı. "Niye bunları giydin oğlum? Yeni mont aldım ya sana? Bu atkı da senin değil sanki? Hmm?"
Can ağladı ağlayacak ifadesiyle, babasına baktı. "Dün Ariel saçlarıma dalga geçti, bende taramaya çalıştım düzelsin diye ama çok kötü oldu.."
Baran montun önünü kapatarak, atkısını düzeltti. Sonra da çantasının fermuarını kapattı. Üzerindekileri değiştirmek istese bile oğlunun kalbini kırmak istemediği için vazgeçti. "Halt etmiş Ariel, benim oğlumun saçları çok güzel.."
Can omuzlarını silkti. "Baba, baksana şuna, daha kötü oldu. Nasıl gideceğim böyle?"
Baran kendini tutamayarak güldü. Ne yazık ki, bu gülme ona oğlundan gelen kaş çatma kazandırdı. Hemen sesini kesip, oğlunun uzamış saçlarında elini gezdirdi. Kapının yanındaki çekmeceli dolabı açarak eline bir tane lastik toka aldı. "Gel toplayayım saçını.."
Oğlu merakla babasına baktı. Baran, Can'ı aynanın önüne getirip uzamış saçlarını yukarıdan toplayarak küçük bir topuz yaptı..
Can onun her haraketinde gözlerini kocaman kocaman açıp bakıyor, saçlarını toplamanın nasıl onun aklına gelmediğine inanamıyordu. Babası işini bitirdiğinde, gamzelerin göstere göstere güldü.
"Baba, çok güzel oldu!!!"
Baran, oğlunun yanaklarına birer öpücük kondurup, gözleriyle üzerindekileri işaret etti. "Ne bunlar böyle? Anlat bakalım.."
Oğlu mutlu olduğundan dolayı kendisinin yüzünde de küçük bir gülümseme belirmişti.
Can parmağını çenesine götürerek düşündü. "Şimdi babacım," eliyle montunu kavradı. "Elsa'nın en sevdiği renk maviymiş.." Sonra Pembe atkıyı babasına gösterdi. "Bu atkı, Anna'nın. Dün üşüdüğüm için bana verdi, ben de taktım sevinmesi için.."
Oğlu tüm bunları anlatırken, Baran şaşkınlıkla dinliyordu. Elindeki sarı çantayı kaldırıp onu da babasını gösterdi. "Bak! Bak!" Önce fermuarı açtı, sonra, daha bir hafta önce oğluna öğrettiği origami figürünü gösterdi babasına. Kırmızı bir güldü bu.
Küçük avuçlarına alarak babasına uzattı. Babası gülümseyerek inceledi. Çok güzel yapmıştı biricik canı.
"Çok güzel olmuş. Kimin için bu böyle?"
Oğlu kikir kikir güldü. Kimsenin duymaması için yaklaşarak fısıldadı. "Öğretmenime yaptım babacım."
Baran gülümsedi. Oğlunun bu aşık sanan hallerine alışmıştı artık ama her defasında daha fazla şaşırmaktan alı koyamıyordu kendini..
Sanırım erkekler, her yaşta aynıydı..
"Aferin sana bebeğim." Can'ın beyaz spor ayakkabılarını alarak giydirdi. "Hadi artık geç kalacağız, bir an önce gidelim.."
Can başını salladı ve babasının elini tuttu. Lakin çıkmadan önce, Baran'ın telefon sesi evin içinde yankılandı. Kaşlarını çatarak cebinden telefonunu aldı, iş yerinden olduğunu sanıyordu.
Yüzüne doğru parlayan ekranı gördüğünde şaşırmadan edemedi. Bedeni bir anlığına dondu sanki. Ayakları tutamaz oldu. Yoldan geçen insanların, arabaların sesleri uğultu gibi geldi kulağına.
Bunca yılın ardından, neden şimdi arıyordu?
Kaçtığı evini, topraklarını, memleketini, ülkesini geride birakmaya çalışmıştı. Ki başarmıştı, ya da şimdiye kadar başardığını sanmıştı..
Derince yutkunarak, ekranı sağa doğru kaydırıp kulağına götürdü.
"Alo?"
Karşı taraftan bir süre ses gelmedi. Sonda hıçkırık sesi duyuldu.
"Oğlum?" Ağlaması gittikçe artan annesiyle, Baran'ın kaşları derince çatılmıştı. Bir kaç saniyede kalbi endişeden kavrulmuştu sanki. Ailesine bir şey mi olmuştu?
"A-anne? İyi misin? Neden ağlıyorsun?"
O kadar yıldan sonra anne demek ağır olmuş olacak ki, kekelemişti. Lakin bunu göz ardı etti. Şu anda önemli olan ailesine ne olduğuydu.
"Oğlum! Yetiş! Nolursun yetiş!!! Ağabeyini öldürecekler!!"
Zaman bir anlığına durdu. Kalbi korkuyla atarken, parmakları daha sıkı kavradı telefonu. Yüreğinde başlayıp tüm bedenine yayılan öfkeyi hissetti.
"Ne diyorsun anne sen?!" Diye kükredi istemsizce. Oğlunun yanında olduğu o anlık çıkmıştı aklından. İrkilen çocuğu görünce derin bir nefes aldı sakinleşmek için. "Ağabeyim iyi mi?! Kim, ne ister benim ağabeyimden?"
Gerçekten de öyleydi. Yumuşacık bir kalbi vardı abisinin. Karıncayı dahi incitmez denilen O kişi var ya, işte O abisiydi. Babasına annesine karşı az korumamış, az arkasında durmamıştı. Ağa babasından çok abisine saygı duyardı..
Can, babasının elini sımsıkı tutarken korkuyla yukarı baktı. Babasının yüzü daha önce hiç görmediği kadar gerilmiş, o her zaman güven veren koyu kahve gözleri birer ateş parçasına dönüşmüştü.
"Aşiret... Baran, ocağımız sönüyor oğlum!" diye haykırdı annesi telefonda. "Ağabeyin... Olmayacak bir işe kalkıştı, bir kızı kaçırdı. Şimdi hüküm verildi! Eğer gelmezsen, öldürecekler yavrumu!"
Baran'ın nefesi daraldı. Yıllar önce kaçtığı katil zihniyetli insanlar, yine gelip bulmuştu onu. Yıllarca emek verdiği, cennet gibi bir hayat sürerken, bu sabah tek bir telefon hepsini yok etmişti.
"Tamam anne... Tamam, sakin ol. Kapat telefonu, geliyorum," dedi sesi titreyerek.
İşte herşeyin başlangıcı bu adım oldu. Yeni bir hayatın, yeni bir ailenin, yeni bir dönemin, en önemlisi de aşkın çiçek açacağı barut kokulu memleketine dönüyordu.
Lakin bundan haberdar değildi..
🌹🌹🌹
Evet, berdel konulu bir hikayeyle karşınızdayım.
Baran, Amerika'da yeni bir düzen kurmuş, başarılı iş adamı.
Can, onun şirin mi şirin oğlu..
Zelal hanım, Baran annesi ve Can'ın babaannesi..
Ayhan, Baran'ın kardeşi, Canın amcası..
Karakterle hakkında ne düşünüyorsunuz? 🤔
Sevdiniz mi?🤨
Takas'a bölüm beklerken, yeni kitap yazmam şoku peki?🫣
Arkadaşlar yazım yanlışları varsa, satır arasına yorum bırakın ben düzenlerim. Tamam?🤝
Oy ve yorum yapmayı unutmayın sakın.
Öptüm❤️