4K & GERÇEKLER

2128 Kelimeler
Nur gözlerini açtığında yeni evi yeni odasında uyandı.Yan tarafa döndüğünde Zeynep'in çoktan gittiğinin farkına vardı.Üzerinde çarşafı itip yataktan kalktı.Terliklerini giyip sehpanın üzerinden telefonu aldı. Zeynep'i arayıp bekledi. ''Uyandın mı?''dedi Zeynep. ''Neden kaldırmadın beni?''dedi Nur ve açılmamış olan valizini yatağın üzerine koydu. ''Uyandırmaya kıyamadım.Hem erken kalmana gerek yok.Dinlen biraz.''dedi Zeynep. ''Olur öyle şey Zeynep. Sen çalışıp ben evde yatacak mıyım?''dedi Nur . ''Yeni çıktın klinikten.Dinlen iş kaçmıyor ki?''dedi Zeynep. ''Olmaz..Benim önce bizimkilerin gönlünü alıp sonra iş bulmalıyım.Artık zengin değilim.Buna alışmam lazım.''Dedi Nur. ''Kendini çok zorlama.Sana kahvaltı hazırladım.Birazda para bıraktım.Canın bir şey çeker diye.Otobüs katı da var.''dedi Zeynep. ''Ne zahmet ettin?''dedi Nur mahcubiyetle. ''Şipariş geldi.Ben işe dönüyorum.Akşam görüşürüz.''dedi Zeynep ve telefonu kapatıp pizzayı alıp motoruna bindi. Nur valizinde iki pantolon ve iki tişört ve bir elbiseye baktı. ''Koskoca Nur Asaf 'ın haline bak.Eskiden dolaplar almayan kıyafetleri şimdi küçük valize sığıyor.''dedi ve kot ve beyaz bir tişört alıp giyindi.Saçları için Zeynep'in masasınından bir tarak aldı.Makyaj yapmak istedi ama malzemesi yoktu.Zeynep'in kilere baktı ama o pek yapmazdı.Bir ruj,bir göz kalemi bir de rimeli vardı. ''Ah ah..Pazarda satılan beş liralık mallara kaldık.Nerede o aldığım milyon dolarlık makyaj setleri...alışacağım..ben zengin değilim.ben zengin değilim.''diye içinden tekrar etti.Ardından mutfağa geçti tezgahın üzerinde zeytin ve peynir olan tepsiye baktı. ''Hayır söylemeyeceğim ..hayır..''dedi ve tepsinin yanında duran elli lira ya baktı. Ardında küçük karta baktı. ''Otobüs kartı olmalı.Acaba sadece otobüste mi geçiyor..Neyse..''dedi ve parayı ve kartı çantasına koyup apartmanın önüne çıktı. ''Şimdi ne yapacağım?''dedi Nur ve düşündü. ''Önce kimin yanına gitsem.Hımm...Batuhan ve Ateş 'in yanına .Onlar beni anlayacaktır.''dedi Zeynep 'i aradı. ''Nur işim ..''diyecekken Zeynep. ''Biliyorum kısa keseceğim.Ateş ve Batuhan 'ın tamirhanesini adresini yolla.''dedi Nur. ''Nur ama..''dedi Zeynep. ''İtiraz yok...Bugün hepsiyle görüşeceğim.Kapatıyorum..Adresi mesaj atarsın.''dedi Nur ve telefonu kapattı. Birkaç saniye sonra mesaj geldi. Adrese bakıp ''Hangi otobüs geçiyor ki?''dedi ve etrafa baktı soracak kimsede yoktu.En iyisi taksiyle gitmek.Elli yeter galiba.''dedi ve taksi çağırdı. ***-** Nur taksiden inip ''Abi bir bekle..''dedi ve tamirhaneye girdi. ''Meraba ..''dedi. Ateş içtiği kaç boğazında kalırkan Batuhan kafasını kaputa vurdu. ''Geldiğime çok sevidiniz galiba.''dedi Nur. ''Nur.Ne işin var burada?''dedi Ateş. Batuhan ise işine dönmüştü. ''Konuşacağız da.Önce taksinin parasını verir misiniz?Param bitti de.''dedi Nur. ''Paran yoksa niye taksiye biniyorsun?''dedi Batuhan. ''Otobüs kartım var ama buraya nasıl geleceğimi bilemedim.Şey bu seferlik ödeseniz..''dedi. Batuhan elindeki kumaşı sıkıp kaputa fırlattı. ''Benim sokağa atacak param yok.''dedi. ''Şey ...''dedi Nur ve saçını kaşıdı. Bileğindeki zinciri çıkarıp ''Bunu satınca geri vereceğim paranızı.Taksici beklemesin.''dedi . Ateş daha fazla dayanamadı.''Otur ,ben hallederim.''dedi Ateş ve taksinin yanına gitti. Nur küçük tabureye oturup çantasını kucağına bıraktı.Batuhan onu görmezden geliyor.Arada laf sokuyordu. ''Ateşle beraber açmışsınız.''dedi Nur. ''Hayat işte düşman olduğun insanla dükkan açarsın.Aşık olduğun insanı bir kalemede silersin.''dedi Batuhan. Nur bir şey diyemedi.Ateş'in yanlarına gelmesiyle.Nur bileğindeki zinciri çıkardı. ''Ateş al satıp paranı ala..''diyecekken. Ateş, Nur'un elini itti. ''Saçmalama Nur ,üç beş kuruşun ne önemi var?''dedi. ''Sağol .''dedi Nur ve bilekliğini koluna taktı. Düğünde kalan tek şeydi.Can' takmıştı ona.. ''Çay içer misin?''dedi Ateş. ''Sağol Ateş.Ben sizinle konuşmaya geldim.''dedi Nur. ''Ateş 'i bilmem ama benim seninle konuşacak bir şeyim yok.''dedi Batuhan ve ''Yeni aldığım ingiliz anahtarı nerede?''dedi Batuhan. Ateş yanındaki takım çantasından çıkarıp ''Burada ..''dedi. Batuhan anahtara uzanacakken Nur ondan önce davranıp aldı. ''Bir ingiliz anahtarın çözemedi şey yoktur.Değil mi?''dedi Nur . ''Bir ingiliz anahtarı anca somunu gevşetip sıkabilir.Kalp tamirinde işe yaramaz.''dedi Batuhan. ''Belki kalbin gevşemiştir.Azıcık sıksam belki beni affeder.''dedi ve şirince gülümsedi. Batuhan Nur'un elinden anahtarı alıp ''Kalbim gevşemedi.Kırıldı. Kırık bir somonu değil ingiliz anahtarı .İsviçre çakısı bile düzeltemez.''dedi ve arabanın başına geçti. Ateş çayından bir yudum alıp sırıtarak Batuhan'a baktı. Ardından Nur'a dönüp ''Maymuncuk dene Nur belki o işe yarar.Batuhan'ın pas tutmuş kalbini açabilirsin belki.''dedi. Batuhan yağ olmuş elleri silip ''Ben Parçacı Hüseyin abiye gidiyorum.''dedi ve tamirhaneden çıktı. ''Ama gitti.Daha konuşamadım.''dedi Nur ve peşinden baka kaldı. Ateş çayını dikleyip ''Zamanında sende gittin.Bize sormadan.''dedi ve ayağa kalkıp demliğin başına geçti. ''Acele etme..Bir sene bu.Kolay affedilmiyor.''dedi. ''Ben ..''dedi Nur ve sustu.Cevap veremedi.Haklılardı.Ama Nur pes etmeyecekti. Ayağa kalkıp '' Mert ve diğerlerinin çalıştığı işyerin adresini verir misin?''dedi. ''Pes etmeyeceksin değil mi?''dedi Ateş. ''Hayır...''dedi Nur. ''İyi bekle sana araç ayaralayayım.''dedi Ateş ve telefonuna sarıldı. ''Gerek yok.''dedi Nur ve otobüs kartını çıkardı. ''Bununla giderim.''dedi. ''Oradan otobüs geçmiyor.Bekle, bir dakika ..''dedi Ateş ve ''Abi müsait misin?Tamam bir arkadaşı bırakabilir misin?Evet tamiranın önünden alacaksın.Tamam bekliyoruz.''dedi Ateş ve telefonu kapattı. ''Beş dakikaya gelir.Otur sen.''dedi Ateş. ''Tamam ..''dedi Nur tabureye oturdu. Bir iki dakika sonra Batuhan geldi. Elinde parçalarla ''Sen gitmedin mi hala?''dedi. ''Gideceğim ama geri geleceğim.''dedi Nur. ''Gelme..Çünkü seni affetmeyeceğim.Sen benim için gittiğin gün bittin.''dedi Batuhan. O sıra korna çaldı. ''Araba geldi Nur.''dedi Ateş. Ve beraber arabaya ilerledi.Ateş şöforle konuşup Nur'u uğruladı. Ateş tamirhaneye girip taburesine oturdu. ''Nereye gidiyor?''dedi Batuhan. ''Ben gitmiyorum ki?Buradayım.''dedi Ateş. ''Sen değil ..O nereye gidiyor?''dedi Batuhan . ''O mu?Nur dan mı bahsediyorsun?''dedi Ateş. ''Ateş! Sinirlerimi bozma.Bal gibi neyi sorduğumu biliyorsun?''dedi Batuhan ''Kendine sorsaydın.Kızın suratına bile bakmadın.Lan it taksi parasını vermedin.Üç kuruş için kızı kıvrandırdın.''dedi Ateş sinirle. ''Sormam ulan, sorarsam kanarım..Bakamam ulan, bakarkasam affederim.Konuşurmam ulan ,konuşursam yanarım.Değil taksi parası.Cüzdanımı avucuna veririm.Ama..Yapamam..O artık benim için yok.Yok olması gerekiyor.''dedi Batuhan ***-*** Nur holdinge bakıp ''Demek bizimkiler buranın patronu.''dedi ve içeri girerken güvenlik durdu. ''Nereye küçük hanım?''dedi. ''Şey ben Mert'in arkadaşıyım.Geldiğimi söylerseniz beni..''diyecekken Nur. ''Kaç kişi geliyor böyle biliyormusun?Git işine ufaklık.''dedi güvenlik ve içeri almadı. Nur kaldırıma oturup ''Eee ne yapacağım?''dedi. ''Burada oturamazsın..Küçük kalk oradan.''dedi Güvenlik. ''Devletin kaldırımı.Oturum .Buraya karışamazsınız.''dedi Nur. ''Holdinge aittir kaldırım.Şimdi kal orada.''dedi Güvenlik. Nur sinirle ayağa kalktı. '' Aaa ne bu ya?''Dedi ve o sırada Mert ve diğerleri kapıda göründü. ''Mert.''dedi Nur ve onlara doğru giderken Güvenlik kollarından tutup ''Mert bey hemen hallediyorum efendim.''dedi. Mert öylece bakıyordu. ''Nur ..''dedi Yağız ve güvenliğe dönüp ''Bırak kızı tanıyoruz.''dedi. ''Peki Yağız bey.''dedi Güvenlik ve Nur'u bıraktı. ''Arkadaşınız olduğumuz söyledim ama inamadı.Gördün mü?''dedi Nur . ''Benim arkadaşım değilsin?''dedi Mert aracına bindi. Savaş da öylece bakıp ''Ben de tanımıyorum.''dedi ve Mert'in yanına geçti. Nur üzülmüştü. Yağız, Nur'un omzuna vurup ''Üzülme..Klasik Mert ve Savaş.Seni gördüğüme sevdim.''dedi. Nur ilk defa biri sevinmişti onu gördüğüne.Yağız'a sarılıp ''Beni gördüğüne sevinen ilk kişisin.''dedi. Yağız,Nur'un sırıtını sıvazlayıp ''Birileri bizi çok özlemiş.Gitmezsin artık.''dedi ''Yok..Artık gitmek yok.''dedi Nur . İkilinin sarılmasını ayıran bir kız sesi oldu. ''Bırak bebeğimin babasını.''dedi bir kız. Nur kıza bakıp ardından Yağız'a baktı. ''Yağız..Sen evlendin mi?''dedi. ''Allah korusun Nur. Kızla bir kere takıldım.Tuturdu senden hamileyim diye.Evleceğiz diye.''dedi. Nur konuşacakken Yağız kolundan tutup arabaya sürükledi.Nur'u öne oturup kendisi arkaya geçti. ''Savaş ileri gitsene.''dedi ve itikledi. ''Yağız neden onu bindirdin arabaya.''dedi Mert sinirle. ''Deli kız peşimizde..Kamil abi sür arabayı.''dedi Yağız. Kız arabanın camına vurup ''Yağız aşkım .Bırakma beni''diye bağırıyordu. Araç giderken kız arabanın peşiden geliyordu. ''Yağız geliyor kız hala.''dedi Nur. Yağız arkaya bakıp ''Yorulur birazdan..Bak..durdu bile..''dedi ve önüne dönüp ''Dün çıktın değil mi klinikten.''dedi. ''Evet kutlama için hepinizi çağırdım.Galiba işiniz vardı.''dedi Nur tırnakları ile oynadı. ''Bizde bir şeyler kutluyorduk.''dedi Mert ''Seni de çağırdık ama gelmedin.''dedi Savaş. Yağız ,Savaş ve Mert'e baktı. ''Evet işimiz vardı.İş toplantısı..''dedi ve kısık sesle ''Zeynep söylemeyin demedi mi?Kız daha yeni çıktı.''dedi. ''Bir şey demedik.''dedi Savaş. ''Nereye gidiyordunuz?İş içinse beni müsait bir yerde indirin.''dedi Nur. ''Yok yemeğe gidiyoruz.Sende gelsene bizimle.''dedi Mert sırıtarak. ''Olur sizinle konuşmak istiyordum.''dedi Nur. ''Bakalım konuşacak halin kalacak mı?''dedi Savaş. ''Düşündüğüm şeyi yapmayacaksınız değil mi?''dedi Yağız. Ve Nur'a döndü. ''İstersen sonra konuşalım Nur.Gideceğimiz yerin yemeklerini sevmeyebilirsin''dedi. ''Yoo..Benim için farketmez.Sizinle konuşsam yeter.Yemek yemesemde olur.''dedi Nur. ''Gördün mü Yağız..Konuşmak istiyor.''dedi Mert. Yağız pes etmişti.Eninde sonunda öğrenecekti zaten. Araç lüks bir restoranın önünde durdu.Nur önde diğeri arkada içeri girdiler.Garsonlar Mertleri tanıyıp ''Herzamanı ki masanın hazır efendim.''dedi ve deniz manzarılı masaya geçtiler.Diğer garson menuleri dağıttı. ''Ne yemek istersin Nur?''dedi Yağız. Nur menuye baktı.Kurt gibi açtı.Sabahtan beri bir şey yememişti. ''Şu olsun...''diyecekken iki kız Mert ve Savaş'a sarıldı. ''Aşkım hoş geldin.''dedi . ''Canım haber verseydiniz.Sevdiğin tatlıdan yaptırırdım.''dedi. ''Bu hanım kim?''dedi kız. Nur suratından menuyu indirdiğinde. ''Filiz.''dedi. ''Aaa Nur sen misin?''dedi Filiz. Mert'in boynuna sarılıyordu Filiz . ''Siz...''dedi Nur. ''Aaa evet nişanladık.Hatta senin klinikten çıktığın gün.Kusura bakma.Senin kutlamaya yemeğine gelemedik.''dedi Filiz. Nur, Savaş'a baktı. ''Siz de..mi?''dedi. ''Ben Fidan,Filiz'in kardeşi.Savaş'la bizde nişanladık.Aynı gün.Siz de onların okuldan arkadaşı olamalısınız?''dedi Fidan. Nur elindeki menuyu bırakıp ''Tebrikler...''dedi ayağa kalktı. ''Yemek..''dedi Yağız. ''Yeterince doydum..Sonra görüşürüz.''dedi Nur ve gitti. Mert,Filiz'in kolunu ittip ''İnsanlar arasında şöyle yılışık davranma.''dedi. ''Ama Aşkım..''dedi Filiz. ''Aşkım demeyi kes.Sadece iş için anlaşmalı bir evlilik .Seni sevdiğimi düşünme.''dedi Mert . Savaş da Fidandan uzaklaşıp ''Mesafeyi korumanı söylemiştim.''dedi. Yağız şaşkındı. ''Abi siz..''dedi. ''Evet anlaşmalı nişan.''Dedi Mert . ''Neden bana söylemediniz?''dedi Yağız. ''Senin gibi gevşek ağızlıya neden söyleyelim?''dedi Savaş. ''İyi de Nur da sizi nişanlı biliyor?''dedi Yağız. ''Biraz da o çeksin..''dedi Mert. ''Biz az çekmedik.''dedi Savaş. ***-** Nur eski evine gelmişti... ''Neden buraya geldim ki?''dedi ve kapının önüne oturdu. Belkide eski günlere dönmek istiyorum.Keşke...Deniz meselesini açmasaydım.Büyük patronla uğraşmasaydım.Keşke ..keşke.. diye başını kapıya vurdu. Bir anda kapı açıldı ve Nur yere doğru düştü. Nur gözlerini dikmiş yukarıya bakıyordu. Belinde havlu sarılmış bir genç adam kapıyı açmıştı.Gözleri havlunun altında baka kaldı. ''Şey ..donunu görüyorum.Biraz geri çekilir misin?''dedi Nur. Genç adam yere diz çöküp ''Kapımın önünde neden uzanıyorsun?''dedi. ''Sen kapıyı açtın diye.''dedi Nur. ''Peki neden kapıyı çaldın?''dedi Genç adam. ''Kendime kızdığım için.''dedi Nur. Genç adam elini anlına vurup ''Peki,kapımın önünde ne işin var?''dedi. ''Bilmem...''dedi Nur. ''Yer soğuktur.Geç içeride yat istersen.''dedi Genç alayla. ''Aaa..şey..pardon.''dedi Nur ve kalkacakken gençle kafa kafa tokuştular.Adam geri düşerken Nur yere tekrar uzandı. ''Ahh başım..Kızım sen kafa yeri başında taş mı taşıyorsun?''dedi Genç Nur yerden kalkıp ''Sende beyin yerine süzme peynir taşıyorsun.Süzük.''dedi sinirle. ''Kartal pizza geldi mi?''dedi bir başka ses. Nur evin içerisine baktığında eşyların aynı kaldığını gördü. ''Pizza yerine manyak bir kız geldi, Kurt.''dedi Kartal. Kurt kapının pervazına yaslanıp '' Kız güzel ama.''Dedi sırıtarak. ''Teşekkürler.En sade halim.Normalde daha güzelim''dedi Nur üzerini düzelti. ''Kız sesi mi duydum ?''dedi bir başka ses. ''Gel Kaplan gel.Bir sen eksiksin.''dedi Kartal ve yerden kalktı. ''Oooo kim bu fıstık.''dedi Kaplan. Nur sırıtarak karşısındaki üçlüye baktı. ''Sen Kartal sen Kurt sen de Kaplan mısın?''dedi. ''Adımızı da ezberledin.Hayırdır kızım sen kimsin?''dedi Kartal. ''Bu evin eski sahibi..Siz bu evi satın mı aldınız?''dedi Nur. ''Hayır ev benim ..''dedi bir kız çıktı evden. ''Siz..''dedi Nur. ''Kumru ben..''dedi ''4K...''dedi Nur kendi kendine. ''Kim bu kız?''dedi Kumru. Kimseden ses çıkmadı. ''Nur.''dedi bir ses. Nur arkasına döndüğünde ''Zeynep.''dedi. ''Pizzacı geldi sonunda.''dedi Kurt. ''Bu da kız çıktı.''dedi Kaplan sırıtarak. ''Bu sene kız bereketi olacak galiba.''dedi. ''Nur ne işin var burada?''dedi Zeynep. ''Arkadaşa , aynı soruyu bizde sorduk.''dedi Kartal. Nur ,Zeynep'e dönüp ''Yalan söyledin bana.Herkes beni hayatından silmiş.Sen sen.neden yaptın.Söyleseydin.Ben hiç çıkmazdım karşılarına.Bensiz herkes mutlu.''dedi ve gitti. ''Nur dur gitme.''dedi Zeynep ve peşinden gidecekken ''Pizza.''dedi Kaplan. ''Pardon..''dedi Zeynep ve pizzayı uzattıp parayı aldı.Motoru kapının önünde bırakıp Nur'un peşinden gitti. ''Pizzacı da manyak çıktı.''dedi Kartal ve kapıyı kapatıp içeri geçtiler. Nur'u sahilde bankta oturken buldu. Yanına oturup ''Yapamadım..Zaten kötüydün.Birde ben üzmek istemedim.Affet beni.''dedi Zeynep. ''Tek bir şekilde affederim. Bana gerçekleri anlatırsan.''dedi Nur. ''Ama..''dedi Zeynep ... ''Zeynep.''dedi Nur. ''Peki sen istedin?Uyarmam gerek.1sene bizim için çok zor geçti.''dedi Zeynep devam etti. ''Neyi bilmek istiyorsun?''dedi. ''Sevgi.. o neden gelmedi?Bir şeyler olmuş belli.Benim tanıdığım Sevgi ben çağırdığım zaman gelirdi.''dedi Nur. ''Sevgi 'nin annesi,üvey babasının dayaklarına dayanamayıp boşanma davasını açtı.Ama Şerefsiz adam kadını sürekli tehdit etmiş.Sonra işte Sevgi işe karışınca.Kadın mutfaktan aldığı bıçakla adamı öldürmüş.Kadın hapise düştü.Sonra Sevgi çok değişti.Artık bildiğimiz Sevgi değil.''dedi Zeynep. ''Ne kadar değişmiş olabilir?''dedi Nur. ''Sınıftan tiki kızlar eve çıktı.Ne zaman arasam meşgulüm diyor ama sürekli o kızlarla gezip eğleniyordu.Anlayacağın kendini bozdu.Sonra bende aramaktan vazgeçtim.''dedi Zeynep. ''İnanamıyorum...Gözümle göresem bile inanam.''dedi Nur. ''Öyle ama gerçek..''dedi Zeynep. ''Peki Çiğdem .O da mı değişti..''dedi Nur . ''Keşke değişseydi..''Dedi Zeynep ve gözleri dolmuştu. ''Çiğdem akciğer kanseriymiş.Hani okulda atletizimden vazgeçmişti ya.Aslında hasta olduğu için vazgeçmiş. Herkesten, her şeyden.'' ''Nasıl olur?Neden bize bahsetmedi?''dei Nur ve ayağa kalktı . ''Doktor üç sene ömür biçmiş.Hastanede tedavi ediliyor.Ama umut yok diyorlar.''dedi Zeynep. ''Eşi..o da mı bilmiyormuş?''dedi Nur. ''Başında söylemiş.Ben hastayım diye.Eşi onu sevidiğini ve bir gün için bile olsa yanında olmak istediği söylemiş.Adam gündüzleri çalışıp akşamları hastaneye gidiyor.Bende müsait oldukça yanına gidiyorum.''dedi Zeynep. Nur çaresizce dönüyordu etrafta. ''Bir sene ya..alt tarafı bir sene yoktum..''dedi. ''Devam etmeyelim istersen..Kötü oldun?''dedi Zeynep. ''Hayır..anlat.Özgür..o ne alemde..Bunlar olurken.''dedi Nur ve banka oturdu. ''Özgür ipsiz sapsız arkadaşları ile bar bar gezip şarkı söylüyorlar.Birde alkole başladı.Özlem abla başka şeylerde kullanığını düşünüyor.''dedi Zeynep. ''Okulu ne olacak?''dedi Nur. ''Dondurdu..Ailesinin yanına bile gelmiyor.Anca parası bitince..''dedi Zeynep. ''Ne hale gelmişiz.Çağlar..o ''dedi Nur. ''Aramızda o bir sağlam .Okulundan başka bir şey düşünmüyor.''dedi Zeynep ''Peki Çiğdem'in durumunu biliyor mu?''dedi Nur. ''Hayır Çiğdem söylemek istemiyor.Ben ve Özcan biliyoruz.Bir de sen.''dedi Zeynep. Nur yere çöküp elleriyle yüzünü sıvazladı. ''Bitirelim istersen.''dedi Zeynep ''Devamı var mı?''dedi Nur ve Zeynep'e baktı. ''Destan'ı merak ediyor musun?''dedi Zeynep. ''O da mı nişanlandı?Ben gidince herkesin kısmeti açılmış ya.''dedi Nur sitemle. ''Sen gittikten sonra Büyük patronun evini bastılar.Hesap sormak için.Büyük patronda şikayetçi oldu.Üçüde hapishanede.''dedi. ''Karan yokluğumda ayağındaki bağlardan kurtulmaya çalışmış.Ama yedirmem ben kimseyi ona..''dedi Nur. ''Ne yapacaksın?''dedi Zeynep. ''Önce Çiğdem çekirdeğimi göreceğim.Sonra 3D'yi hapisten çıkaracağım. Ardından diğerlerine dostlarının ve ailenin kıymetini öğreteceğim.''dedi Nur. Zeynep çalan telefonuna bakıp ''Patron delirdi..Benim gitmem lazım.Seni de bırakmak...''dedi ''Git Zeynep.Benimde tek başıma düşünmeye ihtiyacım var.''dedi Nur. Zeynep Nur'a sarılıp ''Kendine dikkat et.''dedi. ''Sende..''dedi Nur Zeynep giderken Nur banka oturdu.Deniz'e bakıp ''Hepsi senin yüzünden Deniz.İntikam hırsım alev aldı.O Alev senin sonun olacak.''dedi. Hikaye küçük küçük başladım.Bakalım ne olacak? Beğenecek misiniz?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE