Oturduğumuz yerde herkesin meraklı bakışlarını üzerimde hissederken Ateş'in hafif yayık şekilde oturuyor olduğu gerçeğiyle gözlerimi devirmeden edemedim. Bir kolunu omzuma atmış diğer eliyle ise cam bardağı dudaklarına yaklaştırarak büyük bir yudum aldı. Önüme konulan alkollü meyve kokteylinden bir yudum daha alarak etrafımdaki grubun cana yakınlığıyla hafifçe tebessüm ettim. Ben açıkça beni içlerine almayacaklarını düşünürken onlar hiç beni yadırgamadan sevgiyle kucaklamış ve içlerinden biriymiş gibi davranıyorlardı. Kulağımın dibinde hissettiğim sıcak nefesle irkildiğimde kısık çıkan sesini işittim. " Hayırdır ne gülüyorsun kendi kendine." Elimdeki renkli kadehten bir yudum daha alıp önümüzdeki sehpaya bıraktığımda omuzlarımı kaldırarak konuştum. " Açıkçası arkadaşlarım deyince çek

