Sabah, İlkim ’in ağlayan gözleriyle vedalaşmak içimi parçaladı. Onu uyandırmamayı umarak erkenden kalkmış, sessizce hazırlanmıştım. Ama o minicik, beş yaşında koca bir yüreği olan kız, beni kapıda yakaladı. Uyuyor sandığım İlkim, o an boynuma sarıldı. "Gitme Handan Abla... Yine geleceksin, değil mi?" diye hıçkırarak ağlamaya başladı. İçimden ona bir şey diyememek ağır geliyordu. Evet, dönecektim, ama bu ayrılık bir şekilde beni de derinden etkiliyordu. Bir aydan uzun süredir yan yanaydık. İlkim bana dost, sırdaş, hatta anne gibi hissettiren bir bağ kurmuştu. Henüz beş yaşındaydı ama yaşından büyük bir olgunlukla, dik duruşuyla hayatın acımasız yanlarına karşı kendi savaşını veriyordu. Onu sakinleştirirken gözlerim doldu. Birlikte geçirdiğimiz günleri düşündüm. İlkim sayesinde asla anne o

