Zaman sanki durmuştu. Kendi içimde kopan tüm karmaşayı, korkuyu, hatta Yılmaz ’a karşı hissettiğim o karmaşık duyguları bir kenara bırakmıştım. O an, sadece o vardı. Dudaklarının sıcaklığı, nefesinin tenime değdiği o güven verici his… Her şey bir anlığına anlam kazanmış gibiydi. Ama öpücük bittiğinde, onun gözlerindeki soru işaretlerini fark ettim. O an, kendi yaptığım şeyin bile farkında değildim. Birkaç adım geri çekildim, ne diyeceğimi bilemeden “Teşekkür ederim, Yılmaz.” dedim. Ne saçma bir tepkiydi bu, Handan! Yüz ifadesi sertleşti, ama sesi her zamanki o kontrollü soğuk tonundaydı. "Yine biri mi izliyor? Neden sürekli bu yolu seçiyorsun?" dedi. Takip ediliyoruz diye mi öptüğümü sanmıştı? Aman Allah'ım, salak Handan! Daha önce böyle bir şey yaptıysan adam da tabii ki böyle düşünece

