18. Bölüm

1197 Kelimeler
Grace Leonard'ın kollarının belini sardığını hissetsede engel olmadı yahut geri çekilmek gibi bir düşünceye kapılmadı. Zira şu an onun kendisine ihtiyacı olduğunu hissediyordu ve Grace sevdiği adamın çektiği acıyı kendi acısı kılmak için öpüyordu. Onun toprak soğukluğundaki ruhuna yeniden hayat kazandırmak için ... Bu yaptığı her ne kadar geçmişinde yaşadıklarına ihanet olsada her şeyi göze almanın sevdiği adama değeceğini düşündü. Her düşünce aynı kapıya çıkmıyor muydu zaten . Her söz, her dokunuş Leonard'dı biraz . Düşünceleri arasında sırt üstü yatağa uzandığında yavaş yavaş kendisine gelen Leonard'ın şaşkın bakışlarıyla karşılaştı. "Grace..." Leonard fısıltıyla seslendiğinde elmas gibi parlayan bir çift okyanus mavisi gözün kendisine diktiği şefkat dolu bakışların altında ezilmek üzereydi. Grace kendisine böyle bakmak zorunda mıydı? Böyle içten ve itiraf etmek istemese de böylesine sevgi dolu. Yahut yaşadıklarından sonra bunu hakediyor muydu ? Geçmişte Cassandra'nın bıraktığı yara inkar etse de kanamaya devam ediyordu. Ve her yağmur yağdığında bir sis bulutu gibi üzerine çöken ağırlık taşıyabileceğinden fazla yüke dönüşüyordu. Kendisine seslenen Grace'i fark edebiliyor fakat tepki veremiyordu. Bu anları hep tek başına atlatmaya o kadar alışmıştı ki şimdi uzun zamandan sonra ilk defa yalnız olmadığını hissediyordu. Grace kendisini öpmeye başladığında sanki yaraları kapanmaya yüz tutarcasına kabuk bağlıyorduve sanki öpmezse yeniden kanayacak , olmadık acıları çekecekti. Alnını Grace'in altına dayadığında solukları birbirine karışıyordu. "Özür dilerim." "Dilememelisin. " Grace derin düşüncelere dalan Leonard'ın her hareketini incelerken küçük bir gülümsemeyle ortamı yumuşatmaya çalışarak devam etti "En azından o kadar da kötü öpüşmüyorsun." Leonard genç kadının alaycı bir şekilde konuşması karşısında dudaklarının bağımsız bir şekilde kıvrılmasına engel olamayarak "Bundan bahsetmediğimi biliyorsun." dediğinde Grace ciddileşerek elini Leonard'ın yanağına yerleştirdi "Biliyorum ."diyerek parmaklarını adamın gözlerinin altındaki koyuluklarda dolaştırdı. " Acılarını dindirmeme izin ver ..." Hangi akla hizmet bu cümleyi kurduğuna şaşırsada tepkisini sabit tutmayı başardı. Neden böyle bir şey söylediğini daha sonra düşünecekti zira Tanrı yardımcısı olsun ki bunu nasıl yapacağını bilmiyordu. Leonard'ın tek kaşını kaldırarak "Bunu nasıl yapmayı düşünüyorsun?"demesiyle birlikte yutkundu. "Emin değilim ." "Olmalısın. " Leonard bakışlarını genç kadının yüzünde dolaştırdı bir süre. "Senden ne isteyeceğimden emin olmalısın Grace . " "Belki de çok fazla düşünmek ömrü kısaltıyordur. " Genç kadın boş boğazlık yaptığının farkında olsada Leonard bir adım atmadan ona koşmaması gerektiğini kendisine hatırlatmak zorunda kaldı. Leonard ise bir kez daha gülümserken eğilerek Grace'in boynuna doğru nefesini bıraktı. Kendisine bir o kadar tanıdık gelen kokusunu içine çekti. "Belki de ..." Dudakları köprücük kemiğinde bir süre oyalanırken altında yatan kadının sıklaşan nefesini hissediyordu ve Leonard karşısındaki kadının üzerinde yarattığı etkiyi bilmenin gururuyla doluydu. "Iyi bir adam değilim Grace ..." "Değilsin." diye onayladı genç kadın. "Fakat olabilirsin ." "Hayat ihtimaller üzerine kurulsaydı belki söylediğinde haklı olabilirdin." "Fazla karamsarsın." Grace yüzünü buruştururken Leonard "Hikâyenin devamını merak ediyor musun ?"diye sordu. "Fazlasıyla." Grace boynuna bir tüy gibi değip geçen dudakların etkisi altında tek kelimelik cümleler kurarken oldukça zorlanıyordu. "O adamı öldürdüm..." İsmini zikretmenin bile kendisinde mide bulantısı yarattığını bilen Leonard bundan pişmanlık dahi duymadığını ses tonuna yansıtmıştı. "Ben bir katilim." "Ama seni öldürmeye çalışıyordu." Grace ağzından kaçırdığı cümleler yüzünden bir gün başına iş alacaktı fakat bunun ne zaman olacağını bilemiyordu. "Bunu söylediğimi hatırlamıyorum." Leonard kafasını kaldırarak şaşkınca genç kadına baktı . "Neler olduğunu biliyorsun. " "Aslında bir kısmını. " Grace tedirginlikle gülümsedi. Leydi Clayton ile samimiyetini bilmeyen Leonard'a teyzesinin ismini vermesi işleri karıştıracağından "Taylor ve ..." "Ralf ailesi son zamanlarda dedikodu sınırını aşıyor." diyerek Grace'in sözünü yarıda kesen Leonard onaylamaz bir baş hareketi yaptı. "Sanırım ikimizin arasında bir şeyler olabileceğine inanıyorlar." "Peki sen ?" Leonard'ın ifadesi ciddileşirken "İnanıyor musun ? " diye sordu. Nedense bu fikir kendisini rahatsız etmiyordu fakat asla başka bir kadına güvenebileceğini sanmıyorken bunu başarabileceğinden emin olamadı. Her zaman -en azından Cassandra'dan sonra - tek gecelik ilişkileri yahut metresleriyle olan kısa süreli birliktelikleri daha cazip bulmuştu. Fakat ciddi bir ilişkiye hazır mıydı ? Buna henüz verebilecek bir cevabı yoktu. "Bu yüz ifaden beni korkutmalı mı?" Grace Leonard ile aralarında oluşabilecek bir ilişkinin onu tereddüde sürüklediğini fark edebiliyordu. "Sanırım..." Leonard derin bir nefes alıp başını Grace'in omzuna yasladı. "Ben bencil bir adamım. " "Bunu daha öncede duyduğuma eminim ." "Hatırlatmak ne istediğini anlamana yardımcı olur Grace ..." "Pekala ." Onaylarak bir süre düşünüyormus gibi yaptı genç kadın. Sanki buna gerek varmış gibi .. "Öylesin...Ama buna katlanabilirim sanırım ."dediğinde Leonard'ın boğuk gülümsemesini neredeyse tüm vücuduyla hissedebiliyordu Grace ve nedense onu güldürebildiği için mutluydu. Dakikalar önce yaşadıkları hiç yaşanmamış gibiydi. Ve daha garibi sanki uzun yıllardır Leonard ile yaşıyormuş da hep yatakta bu şekilde sohbet ediyorlarmış gibiydi. Leonard başını yukarı kaldırıp burun kemerini sıktı. "Anlaşmaya varmak konusunda oldukça ısrarcısınız Bayan Catelin."dediğinde Grace'in "Çaba göstermediğimi söylememen için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum sadece. " diyen ses tonunu işitti. Kırgınlık taneleri içerişine karşılık Leonard gerçekten isteyip istemediğini sorgulamaya başladı. Bunun metresleriyle olan ilişkilerinden farklı olduğunu uzun zaman önce anlamıştı. Grace her şeyden önce bir anneydi ve onu bu şekilde aşağılayamayacağının farkındaydı. Fakat güven kolay kolay teslim edebileceği bir alet değildi. Ve Grace hiçbir zaman azla yetinebilecek bir kadın olmazdı. Bir de güven kadar teslim etmeye korktuğu kalbi vardı ki Leonard bir daha aynı şeyleri yaşamaktan duyduğu çekinceyi belli etmekten geri durmadı. "Birbirimize biraz daha zaman tanıyabilmemizin mümkün olmasını umuyorum sadece . " "Aptal bir kadın değilim bayım. Kelime oyunlarına gerek yok. " Grace titrek bir mum ışığı gibi tereddütlü bir sesle konuşmaya başladı. "Korkuların var fakat bu konuda tek başına değilsin. En az senin kadar korkuyorum . " Cümlelerini devam ettirebilmek adına bir süre bekleyen genç kadın sadece bir anlığına gösterdiği cesaretle Leonard'ın yüzündeki yara izine dokundurdu parmaklarını. Elinin altındaki tenin zorlanışı keskin hamlelerle boğazını kanatıyordu. "Fakat ..." diyerek söze başladı. "Beni sevmeni istemem çok mu fazla olur Leonard? " Leonard karşında her defasında daha da mükemmelleşen kadının parmaklarını teninde hissettiğinde bir bir dağılmaya yüz tutan karahindiba bitkisi gibi dalına tutunmaya çalışıyordu. İç çektirecek kadar güzeldi genç kadın. Okyanus maviliğindeki gözleri ipe sapa gelmez her erkeği köle yapacak kadar parıltılıydı ve kendi hatası yüzünden bu parıltıların yok oluşunu görmektense ölmeyi göze almaktan çekinmeyeceğini anlıyordu. Yine de beklentisini karşılayabilir miydi ? Ince parmakların altındaki yaranın hatırası henüz iyileşememiş ve kendisini ölümcül bir hastalık gibi kusatmışken üstelik sızlayışını umursamadan yapabilir miydi bunu? "Yüzümdeki izin hangi korkunç hatıralara sahiplik ettiğini bilseydin şu an bu odadan kaçarak çıkardın" "Biliyorum ." dedi Grace . Sanmaktan acı kelime yoktu. Bildiğini sanıyordu oysa ihanetin bedelini ağır ödeyen bir adamın hissettiklerini tam olarak bilebilir miydi ? Anlayabilir miydi ? Grace öyle sanıyordu varsın sansındı fakat Leonard bu izin , Cassandra'nın Alex'i korumak için kendisini feda ettiğini fısıldadığını biliyordu. Bu iz Leonard'ın aptallığını yüzüne haykırıyordu. Cassandra'nın ihanetinden sonra bile onu affetmeye gönüllü oluşunu düşündü. Tutsaydı ellerinden Alex yerine kendisini tercih etseydi eğer Leonard tüm yaşadıklarını unutabilirdi o zaman. Ne çok yanılmıştı oysa. Ne kadar saplantılı bir sevgiyle bağlanmıştı o kadına. Ve ne çok acı barındırıyordu o yara izi Grace bilemezdi. Tüm bu düşüncelerine rağmen "Biliyorsun ." diye onayladı onu "Fakat tam olarak değil ." "Hiçbir zaman tam olarak anlayamayacağım fakat acının rengini seçebiliyorum. Sen siyahsın . En az gece kadar . " Grace cümlesinden sonra Leonard'ın dudaklarına masum fakat bir o kadar iç titreten bir öpücük kondurdu. "Fakat gece bile biraz mavi değil mi ?" Sözlerinin ardından tekrar Leonard'ın dudaklarına uzanıyordu ki Leonard ondan önce davranıp genç kadını öptü. Ilk öpüş değildi belki... Ilk bakış , ilk dokunuş. Fakat birbirini anlayabilenlerin ortak diliydi dile getirilmemiş sevdalar.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE