16

1263 Kelimeler
Evlenmiştim. Hemde az önce. Üzerimde, beyaz, kalın askılı, bileklerimin bir karış üstünde biten bir elbise vardı. Sade bir şey istemiştim. Umay ise toz pembe tonlarında dizlerinde biten bir elbise giyinmişti. Tahir ise siyah takım elbise. Dünden beri durgundu. Birisini çağırmıştı nikah için, kim olduğunu bilmiyordum. Nikah kıyıldıktan hemen sonra almaya gitmişti. Nikah şahidimiz poyraz ve ecem olmuştu. İçimde kötü bir his vardı, ve bu gitmiyordu. Umay yanıma gelip bana sarıldı. " annem, neyin var. Solgun görünüyorsun. " Gülümsemeye çalıştım. " bir şeyim yok güzelim" " anne, bir şey söyleyeceğim. " " söyle kızım. " " içimde kötü bir his var, ama ne olduğunu bilmiyorum. " Yutkunamadım. Bir şey olacaktı hissediyordum. Tahir neredeydi. Derin bir nefes verip telefonumu aldım. Sakin olmam lazımdı. Tahiri aradığımda kapı tıklatılmıştı. İçeriye tahir girdi. Fakat tek değildi... yanında vedat vardı. Umay çığlık atarak yanıma geldiğinde bende umayı tutarak iki adım geriledim. Vedatın yutkunuşunu anbean izlerken tahir içeriye girdi. " ne işin var senin burada. " diyebildim sadece. Korkuyordum. Umayı arkama aldığımda tahire bakmıyordum çünkü eğer bakarsam canını acıtırdım. Neler yaşadığımı bilirken onu buraya getirmesi neydi. " asel, güzelim dinle bi. Lütfen, bilmediğin şeyler var. " Tahire bakmıyordum. İnatla bana bakmasına rağmen. Umayı tamamem arkama almış, iyice duvar kenarına götürmüştüm. İkisininde bakış açısından çıkartmıştım. " asel, dinle beni. " dedi vedat. " neyi dinleyeceğim be, bunca sene neler yaşattın bana allahın cezası. Neyi dinlememi istiyorsun. Daha ne yapacaksın." Vedatın bakışları iyice mahcup bir hal aldığında sol gözünden bir yaş aktığını gördüm. Umursamadım. Bunca sene o, benden akan yaşları umursamayıp darbelerine, hakaretlerine, tehtidlerine devam etmişti. Umursamamam lazımdı, peki niye canım yanıyordu. " git buradan, dinlemeyeceğim seni. Bir daha karşıma çıkma. Defol. " " önce dinle ne olur. Lütfen dinle. Söz veriyorum bir daha çıkmayacağım karşına ama önce dinle beni lütfen. " " neyi dinleyeceğim, neyi anlatacaksın bana. Bunca sene konuşmama izin vermedin, şimdi neden dinle diyorsun. Daha ne kadar hayatımı mahvedeceksin. Ne istiyorsun sen benden. " " mecburdum, yemin ederim ben istemedim mecburdum. Zorladılar beni. İsteyerek yapmadım hiç birini. " Tahir araya girmiyordu. Girmesi gerekiyordu. Onu buradan götürmesi gerekiyordu. Yoksa oyun muydu hepsi. Bana davrandığı şekiller, umaya yaptığı babalık. Yalan mıydı. Yalan değilse vedatın burada ne işi vardı. " asel, anlatacağım her şeyi, yalansız, dolansız, eksiksiz, her şeyi anlatacağım. Ne olur izin ver bana. " Başımı iki yana salladım. Gözümden peş peşe iki yaş aktığında tahir bana yaklaşmak istedi ama anlamadığım bir anda umay önüme geçerek yerlerimizi değiştirdi. " yaklaşma anneme. " diyerek bana siper oldu. " umay, kızım. Yapma dinleyin önce. " " neyi dinleyelim. Annemi yıllarca nasıl dövdüğünü mü, nasıl kullandığını mı, nasıl tehtid etti, bunu mu. Ben anlatırım onun yerine. Yıllarca okula korkarak gittim ben. Annemin bana verdiği harçlıkları biriktirip kaçma hayali ile yaşadım. Kaç kere dövdü annemi, göz yaşına bakmadı. Şimdi annemden onu dinlemesini isteyemezsin. Annem bunca sene bu adamı dinlemişken, bunu tekrar isteyemezsin. " Umay ağlamaya başlarken önümden ayrılmıyordu. " anneme tekrar zarar vermesine izin vermeyeceğim. Ne konuşacaksa yaklaşmadan konuşsun ve siktirsin gitsin. " dediğinde gözlerimi kapattım. " babam yüzünden. " dediğinde tahir ile göz göze geldik. Yumruğumu sıkıp umayı yanıma çektiğimde vedat konuşmaya devam ediyordu. " babam, yıllar önce annenle ilişkiye girmiş ve sen doğmuşsun. " dediğinde şok içinde vedata baktım. Ne saçmalıyordu bu. " n-ne. " dedi umay. İkimizde şok içindeydik, tahire tekrar baktığımda şaşırmadığını gördüm. Biliyordu, ve bana söylememişti. " ne saçmalıyorsun sen. " diye öne atılmak istedim ama umay izin vermedi. " annen, babam ile yattığında, üvey baban ile evliydi. Seni, kendisinden zannettiği için babalık yapmıştı. Babamda öfkelenip intikam almak istedi. " diyerek konuya hızlı bir giriş yaptı. Dinlemememden korkuyordu. Bu yüzden hızlıca anlatmaya başlamıştı. " üvey kardeşim olduğunu bilerek yaşadım, ama sonunda babamın planlarını öğrenip müdahale etmek istedim. Ama seni öldürmekle tehtid etti, bende mecburen dediklerini yapmaya başladım. " Yanımdaki sandalyeye oturduğumda umay yine yanımda duruyordu. " doğru söylediğini nereden bileceğiz. " diye çıkıştım. " istediğini düşünebilirsin, ama emin ol hayatımda hiç olmadığım kadar dürüstüm... seni korumam lazımdı, 18 olduğunda babam, kuzenin ile anlaşma yaptı. Kuzenin sana... zorla sahip olacaktı ve baban seni evlendirecekti. Hayatını mahvetmek istiyordu çünkü aralarındaki ilişkiyi bildiğini ve babamı istemediğini zannediyordu. " " yalan söyleme bana!. " " yemin ederim doğruyu söylüyorum." Yere diz çöktüğünde konuşmaya devam etti. Tahir tamamen kenara çekilmişti. " ama sen tahir ile birlikte oldun, ve kuzenin amacına ulaşamadı. Ama babam yine bildiğini yaptı, beni görevlendirdi. Seninle evlenmeyecek, ama hayatını mahvedecektim. " Dilimi tutamadan konuştun. " sende mahvettin. " dediğumde yutkundu ve gözlerini kapattı. " evde kamera vardı, ve dışarısı babamın adamı ile korunuyordu. Umay hiç dikkat ettin mi, seni rahatsız eden beden eğitmeni, ertesi gün öldürüldü. Veya neden yabancı dil öğrenmene izin verdim, neden telefon konuşmalarımı senin duymana izin verdim. " Umay duraksadığında vedat başını salladı. " teslimat yaptığımız ülkelerin dillerini öğrenmeni istedim, çünkü okulda bir şekilde teslimatı ihbar edip yakalatıyordun. Telefon konuşmaları bilerek senin gelme saatine ayarlıyordum. Yakalansın diye, çünkü yakalanmazlarsa bir sürü masum ölecekti. Buna engel oldun. Kaçmanıza izin vermedim çünkü eğer kaçsaydınız ölmekten beter olurdunuz, bunu babam yapardı. İzin vermedim, engel oldum hep. Çünkü size zarar gelmesini istemedim. " " zarar görmemiş halimiz bu m- " diyecekken beni böldü. " 3 yaşındaki çocuğa tecavüz edişini izletti bana. Annemi bir sürü erkeğe sattı, işkence ettirdi. Seks kölesi yaptı, ablamı... ablam kaç çocuk düşürdü sayamadım, ablam, babamın çocuğuna hamile kaldı. Kendi çocuğuna dokundu zorla. Size yapmasını istemedim. Çünkı size daha kötüsünü yapardı. İstermiydin, umaya... zorla dokunsa, ve bunu sadece izlemekle yetinsen. Engel olamasan, gücün yetmezse. 2, 3, 4, 5, ve daha kaç yaşındaki çocuklara dokundu. Önemsemiyordu, aldığı zevkten sonra yakarak öldürüyordu. " Nefesim kesildi. Kanım dondu. " zarar görmemiş haliniz bu, seni salonda dövüyordum çünkü orada kamera vardı, babam izliyordu. Mecburdum. Umay kaçtığında onu da dövdüm çünkü babamın adamları takip ediyordu. 4 tane adam, bana mesaj gelmeseydi umayın o çocuklardan farkı kalmayacaktı. " Göz yaşlarımı tutamadım. Umay hızlıca bana sarılırken başını göğüsüme saklayarak göz yaşlarını gizlemeye çalıştı. " sana bir kere gülümsedim diye evi tarattırdı. Zarar görecektiniz, kaç kere söylemek istedim ama her kıyafetimde dinleme ve izleme cihazı vardı. Mecbur kaldım... bilmiyorsun ama her gece yanınıza gelip üstünüzü örttüm. Eve gelen kadınlar babamın gönderdikleriydi, size küçümseyerek bakanlara ne yaptığımı bilmiyorum. Umay her gün arkasında 20 tane koruma ile gidiyordu okula. Umay... Murat öğretmeni hatırlıyorsun, çok seviyordun onu... benim adamımdı o, seni koruması için görevlendirdim. " Umay hıçkırdığında kollarımı daha sıkı sardım. " mecburdum hiç birini isteyerek yapmadım. Yemin ederim, babam yakalanır yakalanmaz umaya kaçış fırsatı verdim. Bütün adamları evin çevresinden gönderdim ama uyuşturucu kullanmıştım. Evde ne yaptığımı hatırlamıyorum. Asel çok özür dilerim. Affı yok biliyorum ama çok özür dilerim. " Tahir yanıma gelip ikimize sarıldığında hıçkırarak ağlamaya başladım. Vedat hıçkırarak ağlıyordu. Bir şey yapamazdım şuan. Her şey çok yeniydi, çok ani olmuştu. Böyle bir şeyi asla beklemiyordum. Umayda beklemiyor olacaktı ki yere diz çökmek üzereyken tuttum ve sandalyeye otutturdum. Tahir ikimize su verirken yine ona bakmıyordum. Sebepsizdi. Utanıyordum, yaşadıklarımdan. Ne kadar trajikomik bir olaydı. Öz babam beni öldürmek istedi, ve bunun için öz oğlunu kullandı ve ben yıllarca üvey abimden dayak yedim. Öyle bir durumdaydım ki kahkaha atmaya başladım. Doğruydu. Bir acıya verilecek son tepki, kahkaha atmaktı. Tahir ne yaptığıma anlam verememiş bir şekilde bana bakarken ben diz çöküp kahkaha atıyordum. Bir süre sonra, kahkaha, ağlamaya dönüştüğünda vedat sakin adımla ile yanıma yaklaşmıştı. Bir şey yapamıyordum, çünkü bu hikayenin suçlusu biz değildik. Vedat yanıma gelip sıkıca sarıldığında bile tepkisiz kalışım ondandı. Saçıma peş peşe öpücük bırakması, ağlamamı dindirmeye yetmemişti. Fakat başka bir ses, dikkatimizin o yöne verilmesine yetti. " nazım kurnazın selamı var. Vedalar ve ölümler unutulmaz " Ve 6 el silah sesi yankılandı. Orada bulunan 5 kişiden ikisi can verirken, diğer bir kişi yaralanmıştı. O gün, o tarih, hafızalardan silinmeyecekti.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE