Bölüm 35

1228 Kelimeler
Herkese merhabaa Umarim iyisinizdir. İyi okumalar bebeklerim? 7 ay sonra : 13 Ağustos 14 ay.. Diğer bir deyişle 1 sene iki ay. Dile kolay gelen, çeken kişiye azap veren 14 ay. Güneş saçlı kızdan hiçbir haber yoktu. Yılbaşında alkol komasına girecek kadar içtikten sonra rüyama gelmişti. Hoş, rüya mıydı hayal miydi hala emin değildim. Ancak etkili olmuştu. O yılbaşı gecesinden rüyalarıma girmeye ikna edebilmiştim. Ne iknasından bahsediyorsun? Sanki kızla 'gerçekten' konuşuyormuş gibi! İç sesimi boşverin. Günün en sevdiğim saatleri uyuyabildiğim anlar olmuştu. Haliyle uykuya haddinden fazla düşmüştüm ve şirket yöneten bir insan için berbat bir şeydi. Bu yüzden çok güvendiğim kardeşime, Cihan'a, yöneticilik yetkimi vermiştim. Kabul ettirebilmek uzun zamanımı almıştı ancak sonunda bir anlaşmayla kabul etmişti. Günün birinde tekrar bana bırakacaktı ve o zamana kadar şirketin yüzde altmışlık kazancı benim hesabıma yatacaktı. Bu da haddinden fazla para demekti. Çalışmama gerek bile yoktu fakat çalışmak istemiştim. Ya da babamı sinir etmek. Bu yüzden oyunculuğa devam etmiş, şirketindeki en önemli kişiyi çalmamışım gibi daha fazla sinir etmiştim. Çünkü bana yapamadığı baskıyı şimdi de Kaya ve Melis'e yapmaya başlamıştı. Melis bu iş için doğmuş gibiydi. Dosyalarla çalışmayı seviyor,şirkette fazladan vakit geçirmek onu mutlu ediyordu. Fakat Kaya tembeldi. Şımarık da büyütülmesi nedeniyle çalışmak istemiyordu ve hatta bu yüzden üniversitesi uzadıkça uzuyordu. Bense şimdi setten çıkmıştım. Dijital bir platformda yayınlanacak bir dizi için çekimlerim vardı. Özgür'le tanışalı birkaç ay oluyordu. Oyunculuğu pek sevmese de iyi bir mankendi. Bugün de onunla buluşacaktım. Geldiğim restoran pek bilindik değildi. Bu da rahatça yemek yiyebileceğimiz anlamına geliyordu. Özgür'ü bir masada otururken gördüğümde karşısına geçip oturdum. Kısa bir hal hatır sohbetinden sonra yemekleri sipariş etmiştik ve istediği yere konuyu çekmişti. "Geçenlerde bir kız gördüm var ya of. Bir içimlik su. " Klasik muhabbetine giriş yaptığından onu dinliyormuş gibi yapmaya karar vererek bakışlarım tabağımda kafamı salladım. Şimdi kızı öve öve bitiremeyecekti. "Renkli gözler, 90-60-90 vücut, bal dudaklar, fıstık gibiydi." Şu an da uyuyor olsaydım rüyama gelir miydi güneşim? İhtimali bile değerdi. Burada ne yapıyordum ben? Vakit kaybediyorum. "Sen dinlemiyor musun beni?" Özgür'ün sesini duyduğumda bakışlarım onu buldu. Sahi, kaç saattir ne anlatıyordu bu? "Kız diyorum, güzeldi diyorum." "Ne güzel işte. Konuşsaydın. " "Daha konuşamadım. O da manken herhalde. Oğlum bir görsen sapsarı uzun saç-" "Ne dedin sen?" Kaşlarımın çatılmasından habersiz elimdeki çatalı sıkarken bir terslik olduğunu anında anlamıştı. Kaç saattir övdüğü kız benim güneşim mıydı yoksa? Aynen tüm sarı uzun saçlı kızlar senin güneşin! "Fotoğrafını göstersene." Telefonundan kızın resmini açmaya çalışırken ensemden gelen sinirle ellerim Özgür'ün yakasına yapışmak için karıncalanıyordu. Açtığı fotoğrafla gösterdiği kız ile ne zaman tuttuğumu bilmediğim soluğumu bıraktım. Masadaki suyu kafama diklerken yanan içime bir nebze olsun iyi gelmemişti. Keşke çirkin olsaydın güneşim. Sadece ben fark etseydim güzelliğini. Yalnız bana özel olsaydın. Keşkelerim çok uzundu. Hayatında bile olmadığım, varlığımdan haberdar olmayan,adını bile bilmediğim birine aşık olmak çok yorucuydu. Sanki kazanmadan kaybetmiş gibi. Onun karşısında hep mağluptum ama onu kaybetmek.. Sıkışan kalbime yumruk yaptığım elimi bastırıp nefes almaya çalıştım. Onu bir an önce bulmalıydım ama lanet olsun ki tek bir ipucum yoktu. Özgür'ün bir anda değişen suratımla alakalı sorduğu sorularla arkama yaslandım. Tüm arkadaşlarımla tanışmıştı. Artık o da bizdendi ve bilmesi gerekiyordu. Dudaklarım evrenin en güzel şeyini anlatmak için açılırken konuşmanın uzun olacağının farkındaydım. ? "Karan" Sesin geldiği yöne döndüğümde gördüğüm yüz gülümsememe sebep oldu. Canlı kanlı karşımdaydı işte. "Hoşgeldin sevgilim." Kalbim bana söyleme ihtimaliyle yerinden çıkarcasına atarken arkama baktım. Kime demişti kurban olduğum? "Etrafına bakınma öyle. 'Evliyiz biz ne sevgilisi kocacım demen lazım' diyor olman gerekiyordu." Yanıma adımladı. Beyaz uçuş uçuş elbisenin etekleri hareketlenirken elleri omuzlarımı oradan da okşayarak ensemi buldu. Ölmüş müydüm ben? "Bugün sende bir tuhaflık var. İyi misin?" Yavaşça kafa salladım sanırım. Dilimi yutmuş gibi öylece ona bakarken eli elime kayıp beline yerleştirmişti. Diğer elimi de koyarak ona sarılmama yardım ettiğinde bayılmama ramak kalmıştı. Umarım üstüne düşüp onu ezmezdim. Gözleri gözlerimdeyken dudakları yavaşça yaklaştı. Gözleri görüş açımdan çıktı. Dudaklarını yanağımda hissetmemle gözlerimi yumdum. Fakat kaybolmasından korkarak hemen geri açtım. Çok hafif bir öpücük kondurarak kulağıma yaklaştı. "Vakit geldi artık." Geri çekilip tekrar göz göze geldiğimizde gülümsedi. Konuşmaya çalıştım. Ancak başaramadım. Öpmek istedim. Güzel dudakları bu kadar yakınımdayken anı değerlendirmek istedim. Onu öpmek istediğimi anlayınca güzel gözleri kapandı. Bana izin verdi. İzin verdi. Öpmem için. Dudaklarım dudaklarına kapanacakken gözlerimin önündeki görüntü kayboldu. Her yer karanlık oldu. Gözlerimi açtığımda sık nefesler eşliğinde yatakta oturur hale gelmiştim. Boğazım kurumuş, hormonlarım sinyal vermişti. Üstümden sıyrılan örtü ile bakışlarım önüme düştüğünde yüzümü buruşturdum. İyice liseli ergenlere dönmüştüm! Soğuk bir duş alsam iyi olurdu. ? "Efendim Kaya?" "Abi sana bahsetmiştim ya yaz okulu için. Okula gitmemiz gerekiyor. Ne zaman yola çıkalım?" Tamamıyla aklımdan çıkmıştı. Sabah vakti beni arayarak uyandıran Kaya ile geçenlerde konuştuğumuz konu aklıma geldi. Derslerden kaldığı için yaz okuluna gidecekti ve tatilden de geri kalmamak için İzmir'i istemişti. Çağlayan üniversitesiyle anlaşmıştık fakat yüz yüze görüşmemiz gerekiyordu. "Birazdan yola çıkalım." ? "Oğlum yanlış yere girdirdin beni! Koca binada tıp yazıyor tıp!" Hâlâ yan koltukta navigasyona baktığını sanan gerizekalı kardeşimle birlikte soracak birini aradı gözlerim. "Sana güvenen aklımı sikeyim Kaya. Senin yapacağın iş-" Beyaz önlük, topuz yapılmış uzun sarı saçlar, kucağında ağır olduğu besbelli kitaplar, basit bir gri eşofman, bordo kısa bir tişört. Yıllar geçse de hiçbir anını hiçbir ayrıntısını unutmayacağım bir an. Güneş saçlı kız karşımdaydı. Yanında yaşlı sayılabilecek bir kadın vardı. Açıkçası onunla ilgilenmiyordum. Fakat hararetle ona bir şeyler söylüyordu. "Abi, araba söndü abi!" Yine hayal görmekten korkarak Kaya'ya seslendim. "Benim gördüğümü sen de görüyorsun değil mi yakışıklı kardeşim?" "Sarı saçlar... Bahsettiğin kız.. o gerçek miymiş? Farklı bir boyuta falan mı geçtik yanlışlıkla? O zaman benim bugatti rüyamda kabul olsun Allahım lütfen!" Arabanın kapısını açıp aşağı inerken güneşim binaya girmişti. Ardından hızlı adımlarla girerken onu bir kez daha kaybedemezdim. Bir odanın kapısına geldiklerinde kadın içeri girmek istiyorken güneşim kadını durdurdu. Ne konuştuklarını duymak için biraz daha yaklaştım. "Hocam size kabalık etmek istemiyorum ama Türkiye uzmanlığımı kabul etmiyor diye saçma asistanlık işine girdim. Fakat ben uzman bir doktorum ve ortada kurtarılması gereken bir hayat var. İzin verin ameliyatı ben yapayım." "Türkiye sınırları içerisinde sen bir asistansın. Buna izin verecek yetkim bile yok Deren. Elimd-" Deren... Adı Deren. Güneşimin adı Deren. Kadının son dediklerini anlayamasamda kadının içeri girmesiyle duvara yumruk atan güneşimi, Deren'i, görmek olumsuz bir şey dediği sonucunu çıkarmıştım. Duvarı yumruklamak mı? Bu kız manyak be! Sinirle ilerlemeye başlamasıyla acımamasını umduğum eli görüş açımdan çıkmıştı. Peşine sinsi bir ajan gibi takılıp onu takip ederken yaptığımın çok yanlış olduğunun bilincindeydim. Bir an önce Deren'le konuşmalıydım. Karşıdan gelen kumral uzun boylu bir adamla birlikte eli onu durdurmak istercesine havalandı. "Yine dalga geçeceksen hiç zamanı değil! Çok sinirliyim Mert!" Ellerini havaya kaldırarak teslim olurcasına duran adamla birlikte kaşlarımı çattım. "Sadece ameliyatın sizde olduğunu bildirecektim Beren Karaca." "Nasıl yani? Kabul etmediler ki!" "Benim de bir Çağlayan olduğumu unutma. Hallettim bir şekilde." "Teşekkür ederim Mert. Çok teşekkür ederim. Hızlı adımlarla ilerleyip Mert dediği herife sarılmasıyla olduğum yerde kalakaldım. Kalbime giren ağrıların haddi hesabı yoktu. Adı Beren mi Deren mi emin olamadığım bir ilişkisi olup olmadığını bilmediğim bir kızın karşısına çıkıp ne diyecektim? Merhaba iki senedir rüyama giriyorsun, daha doğru dürüst yüzünü görmemişken rüyamda aşık oldum sana. Ha bu arada ben Toprak. Ama sen Karan de mi? Karşısına çıkamazdım. Anında o heriften geri ayrıldı. Fakat anlık da olsa en azından tanıdığı bir herife sarılmıştı. Bana değil. Kollarımın sızlaması ise hiç mantıklı değildi. Bölüm sonuuu Düşüncelerinizi şuraya alalım. Karan bebeğim seni ikidir üzüyorum. Sonra bende üzülüyorum. :( Beren yine bildiğimiz gibi. Duvar yumruklamak falan mxmsmsmsn Kendinize iyi bakın, diğer bölümde görüşmek üzere sağlıcakla kalın ?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE