Bölüm 23

1342 Kelimeler
Herkese merhaba arkadaşlarr? Nasılsınız? Umarım herşey yolundadır. Sizi fazla oyalamayacağım. Yorumlarınızı bekliyorum. Şuraya bir bölüm içinde Toprak ekliyorum? İyi okumalar ? "Her şeyi biliyorum." Karanlık yolda sağa çekilmiş bir aracın içine sessizlik hakimken Toprak'ta olan bakışlarımı yola çevirip sırtımı koltuğa yasladım. Sessiz kalışı neyi bildiğimi merak edişinden kaynaklıydı. "Bak sana ne anlatacağım." Derin bir nefes alıp konuşmaya devam ettim. "Bir erkek varmış. Mükemmel bir yaşantısı olan bir erkek... Çekici bir yüz, mükemmel fizik, etkileyici gülüş, zenginlik, şöhret...." Kısa bir es verip alaylı bir şekilde devam ettim " İstediği her kızı elde edilebileceğini düşünen, hayatta hiçbir sorunu olmayan bir erkek. E tabi normal olarak egosu arttıkça artmış." Hak verircesine kafamı salladım. "Bu mükemmel erkeğimizin annesinin sıkıştırmasıyla mükemmel hayatından olacağını düşünen erkek kendini işine adamış bir kızı bulur. Çünkü böyle erkekler bir kişiye bağlı kalamazlar. Eğer kız işine bağlı olursa kendisine yapışmayacağını düşünür." Tanıştığımız gün dediklerine vurgu yaparken kendi kendimi onaylamaya devam ettim. "Kıza sahte sevgililik teklif eder çünkü ışıltılı hayatından olmak istemez. Olur da kız ayrılmak istemezse diye korkar. Ancak mükemmel erkeğimizin istediği gibi gitmez. Tüm kızların ondan etkilenmesine alışık erkeğimiz kızın etkilenmemesini kabullenemez. Çünkü mükemmel egosu tüm kızların ona aşık olduğunu düşünür." Tiksinircesine çıkan sesim kesinlikle haklıydı. "Erkek bunu kendine dert eder. Çünkü hayatta başka hiçbir sorunu yoktur." Toprak'ın sessizliği sinirlerimi bozuyordu. " Tamamen bir ego tatminliği için kıza iyi davranır. Centilmen davranışlar, kahramanca hareketler,hafif kıskançlık belirtileri... Ama tabiki kızımızı arada kızdırmayı da ihmal etmez. Ne derler bilirsin: En büyük aşklar nefretle başlar. " Kinayeli bir şekilde söylediklerim bu görüşü desteklemediğimi belirtiyordu. "Kızın iyice etkilendiğini düşünen erkeğimiz bu kez kız hafif sarhoşken onu kurtarıyor gibi yaparak etkiler. Yetmez kız kusarken şefkat gösterir. Ve hatta son nokta olarak üstüne kokusunun sindiği ceketi giydirir. Sonra bir anda yakınlaşırlar vee beklenen sonuç öpüşürler." Yüzüm buruşurken ısrarla Toprak'a bakmıyordum. Sessizliğini ısrarla koruyan Toprak'la birlikte bakışlarımı uzun konuşmamın ardından ona döndü. "Muhtemelen beklediğin son öpüşmeydi. Ancak yaz dizisi çekmiyoruz ya da basit bir kitapta değiliz. Ayrıca karşında bir aptal da yok." Toprak'ın yüzünde gördüğüm gülümseme hiç şüphesiz alaycıydı. Hadi ama 'kafanda kurmuşsun sen' diyip iyice klişe olmayacaktı değil mi? Gülüşünde bir değişme olmazken konuştu. "Peki ya senin bakışlarına ne demeli? Pardon gözlerin kapandıktan sonra görmemiştim. Öpmemi bekliyordun da." İnkar etmesini bekliyordum ancak ısrarla etmiyordu. Tek kaşımı kaldırarak ona karşılık verdim. "Ne kadar ileri gidebileceğini denedim. Gerçekten beni öpmene izin vereceğimi mi sandın?" Kafasını iki yana sallarken sonunda ne hissettiğini biraz belli etmişti. "Gerçekten bu kadar sığ biri olduğumu mu düşündün?" Sorumu cevapsız bıraktığı gibi bende onun sorusunu cevapsız bırakıp yüzündeki bakışlarımı çekmedim. "Hazır olduğuna göre Toprak Dolunay'ı hayır hayır gerçek Toprak'ı tanımanın zamanı geldi. Söylediklerine çok pişman olacaksın Beren Hanım. " Söyledikleriyle birlikte tek kaşımı kaldırıp ona baktım. "Hodri meydan Toprak Bey." Söylediğimle birlikte gözlerindeki garip parıltıyla kafasını salladı. Araç tekrardan harekete geçerken eve varana kadar bir daha konuşmamıştık. Araba villanın önünde dururken diğer evlerinden daha küçük olmasına rağmen bana daha güzel gelmişti. Arka tarafında göremesem de bir havuzu olduğunu tahmin edebiliyordum. Çimlerle kaplı ön bahçeye konmuş bahçe takımı ve az ilerisindeki hamak çok hoş duruyordu. Bahçe takımına yerleşmiş beyler bizim yanımıza gelirken arabadan inmiştik. Müdür' le birlikte çimlerde koşturan oğlum da araba sesiyle yanımıza gelmişti. Beyler bana taşıyacak bir şeyler bırakmazken hep birlikte eve girdik. Kocaman olan mutfakta bahçeye açılan bir kapı daha vardı. "Ne yiyeceğiz şimdi?" Kaya'nın sorduğu soruyla Özgür'den ağlamaklı bir sesle cevap geldi. "Bayılacağım açlıktan. Yiyelim bir şeyler n'olur" "Makarnaya ne dersiniz? Çabuk olur." Önerdiğim fikri beğenmiş olmalılar ki bir anda ayaklarıma kapanan Özgür ile ne olduğunu şaşırdım. "N'olur yap. Hemen olsun. 5-10 paket yap fark etmez. Ama n'olur çok yap!" Gülerek önümde oturan Özgür'ün kollarından tuttum. "Tamam tamam. Sen geç otur şöyle." Sırıtarak ayağa kalkıp mutfaktan çıkarken konuştu. "Yok ben içerideyim." "Biliyordum ya! Hazırlamaya yardım etmemek için yaptı!" Kaya'nın bir anda bağırmasıyla yerimden sıçrarken Ozan Kaya'nın kafasına bir tane yapıştırmıştı. "Kızı korkuttun dingil." Özür dilercesine bana dönünce omuz silktim. Dingil tatlı bir kelimeydi. "İlk kez bir kız tepkisi vermiştin. Sonra yine robota bağladın sende ha!" Bu kez de Toprak Ozan'a vurmuştu. Anlaşılan birbirlerine vurmadan anlaşamıyorlardı. "Doğru konuş lan!" Kafamı iki yana sallayıp poşetleri karıştırırken bir yandan da söyleniyordum. "Hadi hadi! Az laf çok iş! Şunları dolaba yerleştirelim." Saçmalamayın tabiki tek başıma yapmayacaktım! Kaya da bir poşet alıp karıştırırken konuştu. "Beren valla anneme benzedin sende" Kaşlarımı çatarak Kaya'ya döndüm. "Anneliği yok bunun. Hepimiz yiyeceğiz işte. Eliniz kopmaz." Anlamsızca birbirine bakan Ozan ve Toprak ikilisiyle elimde tuttuğum baharat paketini fırlattım. "Sonra aşk yaşarsınız." Gözlerini kısarak bana dönen ikili ile omuz silktim. Aynı anda aynı tepkiyi nasıl veriyordu bunlar? "Makarnayı nasıl yapalım? Körili? Mantarlı? Tavuklu?" Konuşmalarına izin vermeden devam ettim. "Tabi ki kendi damak zevkime göre yapacağım. Pardon yapacağız." Elindeki poşetle benden uzaklaşan Kaya korkuyla konuştu. "Özür dilerim anne. Bu kız daha fenaymış." Onun dediklerine gülerken Toprak konuştu. "Dur tahmin edeyim. Mantarı az ama çok pişmiş. Tavukları kremalı olan hatta pişmesine yakın üzerinde kaşar eriteceğin makarna yapacağız." Gözlerim büyürken kafamdaki bazı taşlar yerine oturmaya devam ediyordu. "Nasıl bildin be?" O da bana bakarken hafif bir şokla konuştu. "Ben benim sevdiğim şekilde anlattım. Sende mi öyle seviyorsun?" Kafamı sallarken bu kadar tesadüfün olabileceğine inanıyordum. Sonuçta dünyada kaç kişi öyle seviyordur kim bilebilir? Fazla üstünde durmadan işime devam ederken konuştum. "Evet beyler, şimdi şöyle yapıyoruz. Kaya sen kalan eşyaları yerleştir, Ozan sen salatayı yap, Toprak sende tavukları doğra." Üç çift bakışta üzerime çevrilince şirin olduğunu düşündüğüm bir şekilde gülümsedim. Şu an çok şirinsin bak! Üçünün de aklından aynı sorunun geçtiğini biliyordum ki sormaları da gecikmedi. "Sen ne yapacaksın?" "Makarnanın suyunu koyacağım." Göz deviren Kaya konuştu. "Aman Allah'ım dünyanın en zor işi? Çok zorlanırsın. Bizim için kendini feda ettiğine değmez." Abartılı tepkisine bende göz devirdim. "Bende öyle düşünmüştüm." Kafasını iki yana sallayan Ozan bu kez Toprak'a hitaben konuştu. "Kardeşim bak bu kız- kız olduğundan emin olamıyorum hala- çok kurnaz. Yol yakınken vazgeç." Ardından bana dönüp konuştu. "Alınma lütfen." Gözlerim devirirken konuştum. "Hiç alınmadım." Şaka yaptığını anlamıştım ancak Toprak oldukça ciddiye almıştı. "İsterse beni dolandırsın. Vazgeçmeyeceğim" Sertçe Ozan'a bakarken Ozan'ın kafasını iki yana salladığını göz ucuyla fark etmiştim. Toprak da olan bakışlarım onun sertleşmiş çehresinde gezinirken bir anda ortamda soğuk rüzgarlar estirmişti. Hiçbir şey demeden işlerine dönen ikili ile bende tencere bulma umuduyla bakındım. Daha erken olduğuna karar vererek oğlumu doyurmak amacıyla mama kabına mama koydum. Müdür'ün sessizce yaklaşması ile onunkini de doldurup sularını kontrol ettim. Özgür televizyonun karşısındaki koltuğa uzanmış elindeki telefona sırıtarak bakıyordu. Onun yanına varıp başında dikilirken sonunda beni fark etmiş ve yutkunmuştu. Duymuştu tabii iş bölümü yaptığımızı! Ona ters bi bakış attım. Yerinden kalkarken ofladı. "Tamam ya yardım edeceğim. Şöyle bakma" Ona yandan küstah bir bakış atıp mutfağa ilerledim. Kaya işini bitirmiş oturuyorken Ozan elindeki cherry domatesleri ile oynuyordu. Mutfağa girişimle birlikte havaya fırlattığı domatesi yakalarken işine geri dönmüştü. Az önce gördüğüm rende ile bir tabağı Özgür'ün eline tutuşturup dolaptan aldığım kaşarı da eline verdim. "Hadi aslanım göreyim seni." Omzunu patpatlayıp gaz verirken bana göz devirince yanından uzaklaştım. Vazgeçer falan bir de otoritemi sarsamazdım! Toprak'ın yardımıyla bulduğum tencereyi suyla doldurup ocağı yaktım. Toprak'a baktığımda tavukları doğradığını, kendini elindeki işe kaptırdığını fark ettim. Hiçbir şekilde reddetmemişti söylediklerimi. Kesinlikle zoru oynuyordu ancak zaten kolayla işim olmazdı. Biraz sinir,kırgınlık veya herhangi başka bir duygu göstermemişti. Sadece alayla gülmüştü. Kesinlikle gerçek ifadelerini çok iyi saklıyordu. Bir oyuncu olduğunu düşünürsek zorlandığını sanmıyordum. Oflamalar puflamalar, birkaç yakarış cümlesi, domatesi çok sıkarak doğradığı için Ozan'ı bıçakla kovalamam, Özgür'ün 'zaten eriyecek niye rendeliyorum' yakarışları, Kaya'nın sofrayı kuramaması, Toprak'ın sessizliği ile sonunda yemeğimizi hazırlamıştık. Herkes yemeğine gömülürken açlığın verdiği hisle sessizce yemeğimizi yemiştik. Daha sonra Toprak'la ben sofrayı kaldırırken Kaya ve Özgür de birkaç atıştırmalık paketi açıyorlardı. Ozan içmek istediği için içki almaya çıkmıştı. Mutfakta Toprak'la yalnızdık ve yine sessiz kalmıştı. Tam bir şeyler diyerek saçmalayacaktım ki nihayet benimle konuştu. "Hazırlan. Toprak'ı tanımaya çıkacağız." Gözlerindeki garip parıltı kesinlikle tehlike çanları çalarken garip bir şekilde heyecanlanmıştım. Ellerimi kuruladıktan sonra mutfaktan çıkarken tekrar konuştu. "Sıkı giyin. Soğuk bir gece olacak." Herkese tekrardan selaaamm! Sıcağı sıcağına hemen sorayım. Bölümü nasıl buldunuz? Sizce ne yapacaklar? Gerçek Toprak nasıl biridir? Şimdiye kadarki gördüğümüz Toprak'ı seviyor musunuz? Beren'in söyledikleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Beren haklı mıydı? Düşüncelerinizi belirtirseniz çok çok çok sevinirim. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere sağlıcakla kalın ?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE