Alp her seferinde tartışmayı öyle bir yere getiriyordu ki sonunda suçlu gibi hisseden Armina oluyordu. O kırılmış olsa bile, özür dilemeye en yakın duran yine kendisi oluyordu. Sürekli kendini anlatmaya çalışmaktan yorulmuştu sonunda lanet gelsin diye özür diliyor yeter ki sussun diye uzatmadan konuyu kapatıyor du. Ama bazen bu da yetersiz kalıyor Alpin çenesi bir şekilde susmuyor du. Bazen armina kendini yolmak istiyor du. Zaman zaman kntihar etmeyi düşünüyordu. Eski neşesi kalmamış yerinde sadece bomboş bakan bir kadın kalmıştı. Telefon bir kez daha titredi. Bu kez sesli mesaj. Armina bir an tereddüt etti. Sonra açtı. Alp’in sesi yumuşatılmıştı, hatta neredeyse kırgın gibiydi. “Canım, bak… Ben bu şekilde kalalım istemiyorum. Bugün bana çok ağır konuştun. Hâlâ kulağımda. Ama buna rağmen

