Araf'ın kaşları çatıldı ve kucağında ben varken geriye döndü. Bacağımı yere salıp yavaşça indim kucağından... Ama ellerini çekmedi belimden... Yüzü kasılmıştı. ''Esila?'' dedi tekrardan o ses. ''Ne istiyorsun lan?'' dedi Araf tehditkar bir ses tonuyla... Sesinden tehlikenin ve yaklaşan karanlığın seslerini duyabiliyordum. ''Benim olanı.'' dedi sesin sahibi... Yüreğim boğazıma kadar geldi. ''Senin değilim artık Emir.'' dedim. ''Çok büyük bir hata yaptım. Kimse sen olamıyor. Anladım değerini. Ne olur eskiyi unutalım. Yine benim ol...'' dedi bana bir adımd yaklaşıp. Araf beni geri çekti. ''Hiç anlamayacaksın değil mi?'' dedim ruhsuz bir şekilde gülüp. ''Neyi?'' ''Kırgınlıklarımı... Beni öldürdün sen Emir... Içimi buz kestirdin... Solumu söktün... Kışlarımı getirdin... Papatyalarımı so

