Yeni Düzen

2462 Kelimeler
"Gardrobu kurdunuz mu?" Dediğimde imalı bakışları atarak, daha sonra da kendinden emin bir ses tonu ile konuşmaya başladı.. "Evet kuruldu." Ellerini belinde bağlamış aşağıdan yukarı bakarak beni inceliyordu. Bu durum karşısında iskemleden inerken, yanıma doğru gelerek, belimi kavradı.. Dikkatli bir şekilde iniverdim. "Ağabey yatak odasını alır mısınız?" Kapıdan gelen erkek sesi ile Mirali arkasını dönerek idışarı çıktı tekrar. Çisem ise imalı bir bakış atıyordu, biraz kızarmıştım.. Arkamı dönerek, Kapıdan çıktığımda, Mirali ve Umut bazaları taşıyordu. Ev gittikçe kendi evime dönmüştü. Yatak odasına geçtiklerinde holden çıkarak salona giriş yaptım. Harika gerçekten her yer tertemiz ve düzen kurulmuştu. Mutfağın kapısını açarak alt dolaptan tepsi çıkardım. Dört adet bardak çıkararak içine kaynamış olan çaydan ekledim. Ekmeklik dolabından şekeri çıkararak tepsinin içerisine yerleştirdim. İki adet çay kaşığı koyarak salona doğru geçtim. Çisem koltukta oturuyordu. "Çay getirdim." Tepsiyi Çisem'e doğru uzattım. Gözleri altın bulmuş gibi açılmıştı. Yorulduğu her halinden belliydi.. Bana hayran hayran bakarken, "Ay aklımdan çıkmış çay." eli ile çayı aldı. Çisem'de benim gibi çayı şekersiz içerdi. Ben daha çok tadını alabildiğim için şekersiz içerdim.. O ise vücuduna dikkat etmek için şekerli şeylerden uzak dururdu. "Afiyet olsun. " Diyerek yatak odasına doğru ilerlemeye başladım. Sonuçta sadece yorulan bizler değildik.. Holden ilerleyerek, yatak odasına girdiğimde, Bazanın ile başlığı ile birleştiriyorlardı. Bir hayli yorulmuşlardı.. "Kolay gelsin. Çay içen var mı?" Bana doğru bakarken, ikisinde gülümsedi.. Ellerinde ki matkabı bırak Mirali bana doğru kaçak bir bakış attı.. "İçeriz tabi, ellerine sağlık." İkramlar herkesi memnun etmişti.. İkisine birden bakara, "Şeker kullanıyor musunuz?" "Biz şeker kullanmıyoruz." Dedi Umut. Buna sevinmiştim.. Mutfağa giderek şeker getirecek gibi bir halim yoktu... Perde asmaktan kollarım yorulmuştu.. Artık buradan uzun süre taşınmazdım.. "Harika bizde kullanmıyoruz. Kolay gelsin size gençler." Diyerek kapıya doğru yöneldim.. Artık bir daireden çıkmış bir eve benzemişti. Küçük holden geçerek salona girdim. Sehpahanın üzerine tepsiyi koyarak çayımı elime aldım. "Gel balkondan içelim." En azından manzara eşliğinde, çaylarımızı yudumlandıkça.. Biraz ürkütücü olsada, kendimi bir uçurum evinine gelmiş, manzara seyredecek gibi hissediyordum. "Olur."Çisem de beni takip ederek balkona doğru gelmişti. Balkonun boşluğu buraya olmamıştı.. Güzel bir alış veriş yapmak gerekecekti.. En azından bir oturacağımız alan olmalıydı.. Biraz çiçekler olmalıydı ışık saçacak.. "Buraya bir masa sandalye koymamız gerek. " Mırıldandığımda, hayal etmeye başladım. Burada Mirali ile karşılıklı çay içsek ne kadar da güzel oldu.. Bala çalan kehribar renginde ki gözlerinde kayıp olurdum. Kimse de beni bulamazdı.. "Aynen bugün halledelim bence." Çisemin böyle demesi, hala gücünün olduğunu gösteriyordu.. Fakat ben tükenmiştim.. Hiç bir yere gidecek gücüm kalmamıştı. "Daha eşyaları dolaba yerleştireceğim." Dudaklarımı büzdüm. Hala işimin olmasından dolayı, canım sıkkındı.. Omuzlarımı düşürdüm.. '' O zaman Umutla biz bakalım mı sana fotoğrafını çekerim." Buna sevinmiştim.. En azından burası dolu olursa, Mirali ile hayallerimi gerçeğe dökebilecektim.. Ellerimş birbirine vurarak, "Çok iyi olur. Senin zevkine güveniyorum." Çaydan bir yudum daha aldım. keyif ile içmeye devam ederken bir yandan yukarıdan aşağıya baktığımda kocaman havuz buradan küçücük gözüküyordu.. Ürpermemek elde değildi. "İşlerini Bitirsinler çıkarız." Gözleri büyümüş heyecan içerisindeydi. Mutlaka Çisem Umuttan hoşlanmıştı. Çocukcukluk arkadaşımı tanırım. Böyle yavru köpekler gibi neşeli olurdu. Umut'u tanımıyorum ama kendisi için umarım doğru karar verir. Çayımızı yudumlarken, Umut bardağı ile içeri girdi. "Keyif mi yapıyorsunuz." Yanımıza gelerek, Çiseme yiyecek gibi bakıyordu. Mutlaka aralarında bir hoşlanma oluşmuştu. Bunları anlayabiliyordu. Çisem'in yanına gelerek, yanına doğru girivermişti.. Bu kadar yakın olmaları beni şaşırtıyordu. "Evet" dedi Çisem gülerek. Belliki Çisem'in de hoşuna gitmişti, Umut'un bu tavrı.. Bir diğer eli ile Çisem saçlarını düzelteye başladı. Gördüklerime hayret ederek " Ben bir bakayım nakliyecilerden gelen giden varmı kapı açık sonuçda." Yanlarından sıyrılarak salona doğru çıktım. Lila renginde olan koltuk grubum beyaz duvarlar ile çok uyumluydu. Bir halıları sereceğim bütün iş bitince tabi birde önden silerim. Kapıya geldiğimde gelen koliler vardı. Kutuların içlerini açtığımda çamaşırları gördüm. Onlarıda alarak boş odaya götürdüm. Banyonun kapısı açılması ile Mirali çıkmıştı. "Banyonun dolabını da monte ettim. " Banyo dolabım iki metre boyunda beyaz alt kısmını açtığında kirli sepet üzeri ise havlularımı koyuyordum . "Ellerine sağlık baya iş yaptın bugün." Evde bir şey kırılsa, veya sökülmek zorunda kalsa, bu işlerden anlaması hoşuma gitmişti. Kendininde bir şeyler yapabilmesi beni gittikçe etkiliyordu.. Sarı saçlarını geriye doğru alarak, "Evet mesai ücretimi alırım daha sonra." Kaçamak bir bakış attı. Bir şey diyemedim. Sanki için gıdıklanmıştı. Yanından geçerek yatak odasına gelmiştim. Yatak odasına girdiğimde baza sağda kalıyordu.. karşısında aynalı gardrobum duruyordu. Aynalı çekmeceliğim kapıdan girişte sol kısımda kalıyordu. Gayet güzel olmuştu. Pudra takımlarım harika uyum sağlamıştı odaya. Yatağımın üzerinde yatağıma çarşaf geçirecektim ama hangi kolide olduğunu tahmin edemedim. En iyisi herkes dağıldığında bir düzen kurmak gerekiyordu. "Betilla biz çıkıyoruz." Komidinin üzerinden Mirali'nin boş bardağını alarak çıktım. "Dikkatli olun." Diyerek kapıyı kapattım. Bu iki serseinin birbirinden hoşlanması gözlerden kaçmıyordu. Çisem'e güveniyordum, en şık ve rahat sandalyeleri alacaktı. Böyle bir dostunuz var ise çok şanslısınızdır hayatta.. Elimdeki bardaklar ile salondan mutfağa geçiş yaptım. Yanan aygazı kapattım. Çaydanlık ile çay koyarak balkona doğru ilerledim. Mirali telefon ile görüşüyordu. Sanırım iş ile alakalıydı.. Biraz kulak misafiri olu verdim. "Pazartesi olan toplantıyı salıya alalım. Daha sağlıklı karar verebiliriz." Yanına gerek çayı uzattım. Bana bakarak konuşmaya devam etti. "Kamera görüntülerini müdürlerden alalım slayt hazırlasınlar." Bardağı elimden alarak yudumlamaya devam etti. Sanırım kendi orada olamadığı için çalışanların görüntülerini istiyordu. Mantıklı bir hareketti, artık yoğun tempoda çalışacak givi değilde, benim ile daha fazla vakit geçirecek gibiydi.. "Tamam görüşürüz." Diyerek telefonu kapattı. Üzerindeki gömlek tozlanmıştı. Bir elim ile tozları silmeye çalıştığımda, kehribar rengi gözleri ile bana doğru bir bakış attı.Daha sonra elimi çekiverdim.. Telefonu cebine koyarak " Çay iyi geldi. " Bir yandan yudum alıyordu. gerçekten bu yorgunluğun üzerine en iyi çay giderdi. Bende çayımdan yudum aldım. "Ben yatak odasında ki çamaşırları yerleştireyim." Dudaklarımı ısırmaya başladım. Şuanda onunla burada olmak o kadar keyifliydi ki.. Gözlerimi kırpıştırdım, gerçek mi değil mi diye.. Dudaklarımı kıvırarak gülümsedim. Bu gerçekti.. Çenesini bana doğru çevirerek, "Yardım edeyim sana." Başımı salladım, salona doğru ilerlerken arkamdan geldi. Boş odaya doğru ilerledik. Kolileri alarak yatak odasına geçtik. Bantları çıkarttığım da elbiseler çıkmıştı. İçerisinde askıları da vardı. "Sen otur yanımda kal." Diyerek ben eşyaları dolaba yerleştirmeye başladım. Bir yandan yanımda olması bana arkadaşlık etmesi, güç vermişti.. Yoksa dermanım kalmamıştı. Eşyaları askıları geçirerek dolaba dizmeye başladım. O da bir koliyi çekerek açtı. "Bunda makyaj malzemelerin var aynalığın önüne koyayım mı?" Allah'tan makyaj malzemelerim çıkmıştı. İç çamaşılar neredeydi acaba? Dilimi ısırmıştım, acıdan başımı sallayarak, "Tabi dizebilirsin diyerek." Yanıtladım. Hızlı davranarak elbiseleri askıya geçirerek dolabın askılığına geçirdim. İççamaşırlarım onun eline geçmesi beni rahatsız edecekti..O kadar da her şeyimi bilmemesi gerekiyordu. Mirali'ye doğru baktığımda özenle makyaj malzemelerini sırası ile diziyordu. Telefonumun titremesi ile cebimden çıkararak Çisem'in atmış olduğu yemek masasına baktım. Parlement mavi renginde geniş koltukları, ceviz kabuğu renginde masası bulunuyordu. "Rahatlığı nasıl?" Mesajı yanıtladım. Elimdeki iş bitince bir diğer koliyi açtım onun içinde de iç çamaşırları vardı. Kutuyu tekrar bantladım. Tekrar mesah gelmişti Çisem'den "Gayet güzel bir kaç yer daha bakacağız. Oradan da fotoğraf paylaşırım. " Tekrar telefonu cebime aldım. Elimdeki kutuyu alarak gardrobun sol alt kısmına direk koydum. "Niye onları yerleştirmedin.?" Miralinin sorusu ile eğildiğim yerden baktım. "Daha sonra ben yerleştiririm." Kızarmıştım. O da bir kutuyu açarak bana doğru verdi. "Burda kazakların var istersen dolaba yerleştir. Artık kış geliyor. Üşütme." Dudaklarını kıvırarak konuşmuştu. Çok düşünceliydi. "Evet artık kışlıkları koysam iyi olacak." Dolabı düzenlemeye devam ettim. Telefonum tekrar titremişti. Eşoftmanımın cebinden çıkararak baktım. Kırmızı sandalyeler beyaz bacakları altın renginde koltuk düğmeleri vardı. "Bunlar daha rahat daha şık sence nasıl?" Beğenmiştim aslında balkonda ayrı bir rahatlama alanı olabilirdi. "Fiyatı ne kadar?" Alacağım şeyin tabi ki fiyatına bakmak zorundaydım.Geçimime hem, okullardan kazandığım tiyatrolar ile sağlıyordum. Hemde ağabeyim karşılıyordu.. "Beş bin tl" Normal miydi? Çisem'in kazıklanmasından endişe etmiştim.. Çünkü Çisem böyle konularda pasif kalıyordu. Telefonun mesajı yanıtlama kısmına girerek, ''Pazarlıkta yap biraz bakalım..'' Mesajı göndererek Mirali'Ye baktığımda, makyaj malzemerini dizmesi, içimi gıdıklatmıştı. Önüme doğru dönerek, Ellerim ile bavulu açtım yazlık tsrtler vardı. Hiç açmaya gerek yoktu böyle bazaya koyabilirdim. "Yardımcı olmamı istersen borç verebilirim." Kaşlarımı hafif çatmıştım. " Hayır kurumu musun sen?" Diyerek söylendim. Dişlerini göstererek gülümsedi. "Peki canım kızma sen işini bilirsin." Sanırım ben Çisem ile konuşurken mesajları görmüştü.. Düşünceli davranmıştı, ben ise biraz sert çıkmıştım. Bilirim diyerek bazayı açarken. "Dur yavaş yardım edeyim." Diyerek beni çekti. Bedenim bedenine çarptı. İleriye doğru yalpaladım. Sanki o an bedenimden bana doğru elektrik çarpmıştı. "Pardon." Demesi ile bazayı kaldırdı. Aldığım bavul ile bazanın altına doğru koydum. "Kapatabilirsin." Demem ile yatağı indirdi. Diğer bavulu açarak pantolonlarımı yerleştirdim. Telefonun titremesi ile baktığımda Çisem tekrar bir masa gösterdi. Bu da kırmızı alt yerleri gümüştü. "Fiyatı üçbinbeşyüz en son." Pazarlık yapması iyiydi. En azından işimi görebilecekti. "Tamam bu olur. Ben ibanına ödeme yapıyorum." Telefonumdan bankaya girerek Çisem'in hesabına ödeme yaptım. "Üçbindi beşyüzünü komisyon olarak alıyorum. :D " gülücüklü birde emoji koymuştu. "Üç kağıtçı seni." Diyerek yanıtladım. Telefonu cebime koydum. Boş olan kutuları kapıya doğru çıkardım. Banyoya giderek viladanın içine su koydum. Temizlik malzemeleri ekledim. Vilada sopası ile silmeye başladım. Mirali'yi görünce "Basma sakın yeni sildim orayı." Demem ile olduğu yerde kaldı. Salonun tam ortasına gelmişti. Geri giderek kapının oraya gelmişti. Bende silerek yanına doğru ilerledim. Holden de silerek yatak odasına geldim bir yandan kovaya vilada sopasını koyarak sıkmaya başladım. Ev o kadar güzel temizlenmiş ki su duruydu. İçim rahat etti. "Salon kuruduysa geçebilir miyim?" O kadar tatlı ve masum bakıyordu ki. Gözlerimi kırpıştırarak, elim salona doğru uzatarak, "Tabi geçebilirsin." Alttan alan bir ses ile söyledim. Yatağımın ayakları baya uzun olduğu için güzelce bir sildim. Ordanda lavaboya girdim. Siyah beyaz şıklığında çok güzel bir banyoydu. Fayanslarıda sildikten sonra sopanın ucundaki bezi vilada kovasına bastırdıktan sonra çıkarttım. Beyaz eşyalarım hasar almamıştı. Gayet güzel taşınmışlardı. Üç adet asansörün olması iyiydi. Çocuklar çok hızlı bir şekilde ilerleyebilmişlerdi. Kovayı lavabonun giderinden dökerek sifonu çektim. Kovayı boş odaya koydum ve salona göz attığımda Mirali oturmuş çay içiyordu. "Güzel burun yoruldun mu?" Başımı salladım. Bugün çok yorucu bir gündü ve artık ben evime, yeni düzenime alışacaktım. Biraz oteli andırıyordu evim.. "Birazcık.'' diyerek gülümsedim. Yanına oturarak getirmiş olduğu demlikten kendime çay koydum. Omzuma elini atmıştı. Yorgunluktan kafamı göğsüne doğru yasladım. "Bugün büyük bir iş hallettik." Gözlerine doğru bakarken burnumdan öpüvermişti. Ansızın gelen bu masum öpücükten kaçamamıştım. Geri doğru çekilerek tepkimi ölçüyormuş gibi baktı. "Çok yanaşma" diyerek dürttüm. Çayımdan bir yudum aldım. "Tamam canım deyip." At kuyruğu saçım ile oynamaya başdı. O oynadıkça sanki uyku bastırıyordu. Telefonuma gelen titreşim ile elime aldım. Bildirimlere baktığımda bankadan gelmişti. Çisem 500 tlyi tekrar bana göndermişti. Şapşal kız ne yapıyordu kim bilir. Mirali'ye doğru baktığımda kaşlarını yukarı kaldırmış bakıyordu. "Senin Çisem'e ödeme yapman gerekirken o sana niye yapıyor? " Gülerek "Ben böyle bir insanım onlar bana ödeme yapar." Kaşlarını kaldırarak gözleri iyice büyümüştü. "Seni benim şubelerimde çalıştırsam daha iyi olur ." Keşke hep onun yanında kalabilmek için özel bir kalemi olabilseydim.. Bu kadar çok sevdiğimi bile bilmiyordu.. Gülmeye devam ederek " Malesef kaçırdın sen." Diyerek eline çarptım. Halbu ki can attığımı nereden bilecekti. Sarı saçlarını arkaya doğru ittirerek, "Belki kaçırmamışımdır. " Diyerek çayından bir yudum daha aldı. Umarım artık birbirimizi bulmuşken tadını rahatça çıkarabilirdik. "Yok yok kaçtı o tren." Bir yandan kalkarak televizyonu açtım. Kumanda ile kanalları değişmeye devam ettim. Kapının zili çalmıştı. Ben bakayım diyerek salondan hole doğru ilerledim. Kapıyı açtığımda Çisem ve Umut gelmişti. "Buyrun" diyerek elim ile içeriyi gösterdim. İkisi ayakkabılarını çıkardı. Dolaptan ikisine terlik verdim. "Sen hala ayakkabılarlasın." Diyerek ayakkabılarıma bakıyordu Çisem. "Daha yeni sildim etrafı. " Diyerek bende galoşlar ile ayakkabımı çıkarttım. Saydam bir terliği ayaklarıma geçirdim. "Beşyüz tl'ni geri hesabına yolladım. Görmüşsündür umarım. " Kahkaha atarak güldüm. "Aferim gördüm. Ne yaptınız eşyaları." Bir yandan içeri doğru geçtik. "Adamlara evinin adresini verdik birazdan getirler." Tekli koltuğa oturdu karşısında ki tekli koltuğa Umut oturdu. İyice haşır neşir olmuşlardı. Umarım Çisem bana dediğin hızlı gitmesini sen daha da ilerisini yapmıyorsun diye iç geçirdim. Mutfağa doğru ilerleyip iki çay bardağımı alarak içeri geçtim. Demlikten çay koyarak ikisine uzattım. "Bugün de ne çay içtik." Sanki ben zorla içiriyordum.. Fakat yorgunluğu atabilmek için çay muazzam gidiyordu. "Kahve ister misin?" Tek kaşımı kaldırarak imalı bir şekilde bakıverdim.. Çisem anlayacak ki eli ile uzanarak bardağı kendine doğru çekti.. Bir yandan eli titremeye başlamıştı. Umutta elimden bardağı aldı. Bende Mirali'nin yanına oturarak çayımı aldım. Çayımı yudumlamaya başladım. Daha banyo dolaplarının içine havluları yerleştirecektim. Çamaşır makinasını herkes gittikten sonra kirlileri atarım. Çayımızı içerken; Umut Çisem'e doğru "Pazartesi iş görüşmeni anlatırsın." Dedi. Mirali bana doğru eğilerek. "Bunlarda iyi anlaşmaya başladı." Dedi. O esnada zil çalıverdi. Mirali bardağını masaya koyarak "Bakarım ben." Kapıya doğru ilerledi. "Masa ile sandalyeler gelmiştir. Bende yardım edeyim" diyerek kapıya doğru ilerledi. Çisem ise bulutlarda yürüyor gibiydi. Aslında kendisi ile konuşsam çok ağır konuşacaktım. Şurda eşya taşıyoruz. Cıvık cıvık hallere bürünmeye ne gerek vardı. Konuşmamak için dudaklarımı yemeye devam ediyordum. Çisem'in iyiliği için konuşsam da anlamayacaktı. Çünkü sarhoş gibi gözüküyordu. En iyisi kalp kırmamak ve susmaktı. İnşallah ben yanlış hissederim de onlar iyi olurdu. Mirali ile Umut ceviz kabuğu rengindeki masayı balkona doğru taşıyordu. Kalkarak balkonun kapısını açtım. "Ne tarafa koyalım?" Diye sordu Mirali. "Cam kenarına doğru alın" dedim. Boydan cam kenarında oturmak daha derin nefesler kesecekti. Eğer alışamazsam duvar kenarına alırdım. Diyerek düşündüm. Masanın ilk ayaklarını soktular sonra gövdeden geçirdiler ve sonra diğer ayaklarını içeri doğru geçirdiler. Bende kapıya doğru ilerledim. Sandalyeler ağırdı. Tekini aldım. Salona doğru ilerledim. Mirali de kapıya doğru ilerliyordu. Balkona geçerek bir sandalyeyi masanın içine doğru geçirdim. Umut'ta bir sandalyeyi getirdi. Ben ondan alarak masanın diğer yanına koydum. Mirali iki sandalye ile gelmişti. Tek tek alarak masayı doldurdum. İçeri geçerek "Herkese teşekkür ederim arkadaşlar bugün çok büyük bir yardım ettiniz. Elinize emeğinize sağlık." "Ne demek güle güle otur. " Dedi Umut. "Ayıpsın her zaman yanındayım dedi Çisem. Miralide kapıya doğru ilerledi. Gidecekmiydi gözlerim ona doğru bakıyordu. "Bir gün balkonunda oturmaya davet edersen mutlu oluruz." Dedi Umut. Bense Mirali ile tek başa baş bir gün geçirmenin hayalini kuruyordum.. Nezaketten de olsa dudaklarımı aralayarak,,"Tabi müsait bir anda hepinizi bekliyorum." Umutta ayağı kalktı. Herkes ayaklanmıştı yeni evimde tek başıma kalacaktım.. "Tekrar teşekkür ederim." Dedim. Mirali içeri gelerek "Bu benim hediyem " elindeki kutıya baktım. Bir robot süpürge almıştı. Resmen kutuya doğru uçtum. "Ya ne gerek vardı." Diyerek kutuya doğru bir uçuşum vardı. Resmen gözlerim yerinden çıkıyordu. Hepsi birlikte kahkaha attılar. Ellerim ile kutuyu aldım ve açmaya başladım. Dört parça halindeydi. Kalbim heyecan ile atıyordu. "Ben anlamam ki Mirali kurar mısın?." Dedim. "Tamam." Diyerek kurmaya başladı. "Ben artık gideyim. İstersen Çisem seni de bırakabilirim. Bu robot süpürgenin işi uzun telefona daha kurulum yapacaklar." İkisinin gitmesine sevinmiştim. En azından bu bahane ile beraber vakit geçirebilecektik.. Gülümsememe engel olamadım. "Ooo o zaman bende çıkayım seninle." İkisi kapıya doğru ilerledi. "Kusura bakmayın gençler çok heyecanlıyım sizi uğurlayamayacağım." Arkamı bile dönemedim. İkiside şuan umurumda değildi.. Önemli olan kalbimin sahibi ile vakit geçirebilmek ve aldığı hediyeyi kurubilmekti.. "Siz işinize bakın." Diyerek ilerlediler. Kapı kapanmıştı. Mirali parları birleştirdikten sonra üzülerek " wife gerekli." Dedi. "Yaaa" diyerek iç geçirdim. Mirali telefonu çıkartarak. "Ben internet için firma ile konuşayım gelsinler kurulumu yapsınlar." Dedi. "Tamam sen görüş bakalım." Bende o esnada boş odadan kuruları alarak banyoya ilerledim. Koliyi açtığımda kirli çamaşırlarım çıkmıştı. Bunları çamaşır makinasının içine koyarak deterjan gözüne koydum ve çalıştırmaya başladım. Boş kutuyu kapı önüne alarak dolu olan kolileri aldım. Bandını çıkartarak havluları dolaba doğru yerleştirdim.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE