Umut, insanın aklını feci halde bulandırabilecek çok tehlikeli bir zehirdi. Çünkü Arslan abimin burada olduğunu söylediği an, küçücük bir an, benimle konuşmaya geldiğini sandım. Göğsüme çöreklenen rahatsız edici his yok oldu, omuzlarımdaki yükler hafifledi, heyecanlandım. Ta ki Arslan uzandığı koltuktan apar topar kalkana dek. “Beni aşağı çağırıyor…” dedi bende bıraktığı tahribatın farkına varmazken. “…Ağzıma tükürecek.” Bakışlarım donuklaştı, o an Cihat’ın sağ avucumu kavradığını fark ettim. Usulca, sessizce, varlığıyla destek oldu bana. “Bekle,” dedim ondan aldığım cesaretle. “Ben gidip konuşurum.” Alparslan duraksadı, pek emin olmadığı okunuyordu açık ve net şekilde ifadesinden. “İpek…” dedi tereddütle. “Alparslan, abim o benim,” dedim kısılan sesimle. “En azından konuşur… herh
Ücret ödemeden günlük olarak güncellenen sayısız kitap ve hikayeyi okumak için QR kodunu tara ve hemen indir


