ELLİ DÖRT

2276 Kelimeler

Tuhaf bir akşamdı. Zar zor sığdığımız tezgâhta akşam yemeği yemiştik, annem ve Gülendam ablanın yaptığı karnıyarık gayet lezzetliydi. Yemeğin ardından demlenen çayı ise, L şeklindeki koltuğa yayılarak oturup içiyorduk şimdi. Herhangi bir günmüş gibi herkes ayrı telden çalıp oynuyordu; yeni başlayan bir dizi hakkında sohbet dönüyor, yeğenimin doğacağı günü hesaplayıp burcunu bulmaya çalışıyorlardı. Annemin tek derdi ise lila rengindeki öreceği yeleğin doğuma yetişip yetişmemesiydi. Şaşkınca kim konuşuyorsa ona bakıyor, tek kelime edemeden ortama ayak uyduruyordum. Ta ki Gülendam ablanın televizyon izlerken uyuyakalan Leyla’nın nereye yatıracağını soruna kadar. O an bende ipler koptu. Çünkü kimsenin eve gitmeye pek niyeti yok gibiydi. “Nasıl yani?” derken elimdeki ince belli barda

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE