|11|

1788 Kelimeler
Ethem Duyduğu şeyle hızla bana döndü. Dönmesiyle çok yakınlaşmıştık. “Nikah mı?” “Nikah..” “Gerçekten mi?” Başımı onay verir gibi salladım. Füsun gülerek birden boynuma atladı. Burnuma dolan kokunun güzelliğiyle kalakaldım. Benim şampuanımı kullanıyordu ama onda çok güzel bir kokuya dönüşmüştü. O an Füsun’a olan öfkem uçmuştu. “Ethem.. Çok ama çok teşekkür ederim. Sana sözümü tutacağım!” Daha da sıkı sarılmıştı. Çocuk gibi sevinmişti. Kendimi tutamayıp bende sarıldım. Sarılınca bedeni küçücük kalmıştı. Kulağına eğildim. “Sadece yanımda dur.. Bana yanlış yapma Füsun..” Füsun duraksadı ve bir süre sonra ağlamaya başlamıştı. Mümkünmüş gibi daha da sarıldı. “Allah onun belasını versin! Onun adına çok utanıyorum! Hiçbirinizin yüzüne bakamıyorum..” İtirafıyla içimden bir şey kopmuştu. Abisi olacak şerefsiz yüzünden kendini suçlu hissediyordu. Yeterince acı çekiyordu ama benim de öfkem onu daha çok yıpratıyordu. Kendimi geri çekmeye çalıştım ama izin vermemişti. “Füsun..” “Biraz daha böyle kalabilir miyim? Bakamam yüzüne..” “Hayır.. Bak bana..” Kendimi çekince başını eğdi. Kollarımdan tutuyordu. Ağlamaktan titriyor, acı çekiyordu. “Füsun.. Bana bak hele!” Bakmayıp başını göğsüme koydu. “Sığınacağım kimsem kalmadı.. İzin ver biraz nefesleneyim..” Kimsem kalmadı… Hiçbir cümle bu kadar ağrıma gitmemişti. Kendi öfkemden kimsesiz bırakmıştım ve şimdi kimsesiz bıraktığım kız bana sığınmıştı.. İstediği kadar öyle duracaktım. Füsun’u geri çekip yatağın başlığına sırtımı dayadım. Füsun gideceğimi sanmıştı. Bana bakınca kollarımı açtım. Füsun kedi gibi gelip kafasını göğsüme koydu. Ne kadar ağladı, ne kadar af diledi, ne kadar kendini suçladı bilmiyorum. Susmamı istemişti susmuştum. Daha da sakinleşince başımı eğip yüzüne baktım. Uyumuştu. Kafasını yastığa koyacaktım ki uyandı. Kafasını kaldırıp bana baktı. “Teşekkür ederim..” “İyisin değil mi?” “Evet” “Hadi yemeğe inelim. Toparlan.” Yataktan kalkıp üstümü başımı düzelttim. Füsun yatakta oturuyordu. Ona baktığımı görünce ayağa kalktı. “Ben gelmeyeyim.. Kardeşlerin sinirlenmesin..” “Geliyorsun hadi!” “Ethem..” “Hadi dedim! Sinirlendirme beni!” Füsun şalını tokasını alıp aynanın karşısına geçti. O sırada telefonum çalmıştı. Bawer ağa arıyordu. Günlerdir arıyordu ama Füsun’a bunu söylememiştim. Uzun çalmanın ardından telefonu açtım. “Söyle Bawer ağa!” İsmi zikretmemle Füsun bana bakmıştı. Bende telefonu hoparlöre verdim. “Ethem Füsun’u merak ediyorum! Günlerdir arıyorum açmıyorsun! Nerde Füsun?!” Füsun için iyi düşünmelerini, içlerinin rahat olmasını istemiyordum. Ve bunun için kim olursa olsun Şahvar ailesinin damarına basacaktım. Öldüremiyorum bari bunu yapayım! “Bawer ağa o artık benim karım! Bana hesap soramazsın!” “O benim kardeşim! İyi olduğunu bilemeye hakkım var! Hem bugün ablasını istmeye gelecekler Füsun’u buraya gelsin! Hakkı var!” Füsun ağzını kapattı ve göz yaşını hiç ağlamamışsına tekrardan akıttı. Ağlamasını istemiyordum ama böyle davranmak zorundaydım. “Karımla ilgili kararı ben veririm! Hayırlı olsun! Sizinle bir ilgim yok artık! Füsun’u da unutun!” Füsun tepkilerime alışmıştı ama abisinin sesini duyması iyi gelmemişti. “Senin ağzına sıçarım lan şerefsiz!! Ne demek unutun!! Ver telefonu Füsun’a!” Lafıyla daha da sinirlenmiştim. Füsun yanıma gelip kolumdan tuttu. Yaşlı gözlerle kapatmamı işaret etti. “Laflarına dikkat et ağa! Karşında Füsun’un kocası var! Füsun şu an müsait değil!” Homurdanma sesi gelince telefon kapanacak sandım. Kadın sesi gelince duraksadım. “Ethem ağa madem kocasısın delikanlı ol da biraz olsun sesini duymamıza izin ver! O senin malın değil! Karşında tüm aşiretin lideri var laflarına dikkat et! Karın da aşiret liderinin kardeşidir! Belli ki kim olduğumuzu unutmuşsun!!” Füsun telefonun sesini bizi duymayacakları şekilde kapattı. “Bu kim Füsun?! Ne cüretle benle böyle konuşuyor bu kadın?!” “E-Ethem o yengem.. Bawer abimin karısı! Bırak bir iki çift laf edeyim.” Kadınla tartışacak değildim. Telefonu Füsun’a verdim. O yatağa oturup sesi açtı. “Xelat yenge..” “Yenge kurban.. Füsun iyi misin canım? Nasılsın?” “İyiyim yenge sağ olasın.. Mutfakta yemek yapıyordum. Ben mutluyum hiç düşündüğüm gibi değil. Her şey çok iyi..” Füsun düz bir sesle konuşmuştu. Acı çekiyordu. Böyle olmasını bende istemezdim! “Abim.. Füsun’um.. Naptın sen?!” Bawer’in sesi gelince Füsun bana baktı. İzin istiyordu başımla onaylamıştım. “Abi kurban size canım feda.. Canınız sağ olsun benim için yeter. İyiyim abi bak mesele uzar gider aramayın beni ben iyiyim.. Babamlara.. Babamlara selam söyleyin..” Sona doğru telefonu kapatıp ağlamaya başladı. Yanına gitmek istedim ama gidememiştim. Bana bakıp konuşmaya başladı. “Ethem çok özledim… Çok özledim onları…” “Yapacak bir şeyim yok Füsun.. Senin mutlu olduğunu düşünmelerini istemiyorum. Elimden geldiğince sana yardımcı olacağım seni koruyacağım ama bu kadar.. Ailen yok..” ağlaması şiddetlendi. Ayağa kalkıp balkona gitti. Peşinden gidince ayağını trabzana atınca belinden tutup kendime çektim. Kimse görmeden odaya girdim. “Bırak öleyim.. Canım yanıyor Ethem.. Kardeşine olan acı yüzünden sana bakamıyorum.. Çok utanıyorum! Allah abimin belasını versin! Allah canımı alsa da size olan utancım gitse! Bıraaak!” Füsun debeleniyordu ama gücü kalmamıştı. Ben sıkı sıkı tutup sakinleşmesini bekledim. Gücü bitince sadece ağlıyordu bende başını göğsüme yasladı. Saçlarını okşamaya başladım.. O şerefsiz bu kızın da hayatını karartmıştı! Ne ara olduğunu anlamamıştım ama ben de ağlıyordum. “Şş.. Ölmeyi çıkar aklından! Sen bir şey yapmadın.. Bu hikaye de yanan sensin o kadar..” “Saçımı okşamanı bile hak etmiyorum! Bırak öleyim ben! Lütfen Ethem.. Yalvarıyorum..” Başını bana çevirmişti. Gözleri yaşlarla doluydu. Elimi yanağına koyup yüzündeki yaşları sildim. “Allah’tan başka kimseye yalvarma.. Bu bende dahil! Ayrıca ölmek yok sakinleş ve kalk hazırlan akşam için..” “Ailenin yüzüne bakamam, inemem aşağıya!” “Aşağı değil! İsteme varmış ona gideceksin” Füsun başını kaldırıp şaşkınca baktı. Ellerini yüzüne koydu, daha sonra parmaklarını saçından geçirip tutmaya başladı. Ellerini tuttum. “Füsun dur! Yapma sakinleş!” Füsun şaşkınca bana bakıp çığlık çığlığa bağırmaya başladı. “HAYIIR! BU GERÇEK DEĞİL BEN DELİRİYORUM! BENİ ÖLDÜR AMA BANA İYİ DAVRANMA!” Füsun’u ellerini tutmaya çalışmıştım ama sinir krizi geçirdiği için yüzünü tırmalamaya başlamıştı. Kapı açılınca kardeşlerim annem içeri girmişti. “NOLUYOR SEYİT!” “Sinir krizi geçiriyor!” Bir kolum Füsun’un sırtında diğer elimle ellerini tutmaya çalışıyordum. “Füsun.. Bana bak.. Sen suçun günahın yok.. Sana tabi ki de iyi davranacağım.. Hadi şimdi kendine gel.. Beni duyuyor musun?” “Ethem Allah senden razı olsun… Ama ben sana eş olamam vicdan azabından günlerdir kafayı yiyorum! Sık kafama ya da bırak ben kendi boynuma ipi geçireyim.. Ailenin yüzüne en çokta senin yüzüne bakamıyorum! Keşke abim ölseydi de kardeşin ölmeseydi..” Kardeşlerimin ne ara alıp getirdiğini bilmediğim iğneyi annem Füsun’un koluna batırmıştı. Füsun asla acı hissetmemişti. Bana bakıyordu. Annem iğneyi yapıp yerde kucağımda duran Füsun’a baktı. Saçlarını seviyordu ona baktığımda o da ağlıyordu. “Hepimiz iyileşeceğiz kızım.. Senin de günahına girdi o uğursuz! Oğlumun da senin de öcünü alacağım! Şimdi sakinleş biraz…” Füsun anneme değil yere bakıyordu. Ağlamaları kesik kesikti. Gitgide normalleşiyordu. Kardeşlerime bakınca elini onları işaret edecek şekilde kaldırdı. “Allah onların da hakkını bırakmasın Rosim’e!” Kardeşlerim annem odadan çıkınca Füsun’u kucağıma alıp yatağa yatırdım. Gitmemiştim yanına uzanmıştım. Uykuyla uyanıklık arasındaydı. Elimi tutup göğsüne koymuştu. Ben kendini bu kadar suçladığını görmemiştim. Gözlerimin önünde balkondan atlatacaktı! Acı ve pişmanlık abisinin değil onun içine işlemişti.. Ölmeyi dilemişti benden.. ÖLMEYİ.. Ne içler acısı bir durum.. Günaha batmış birinin suçuna bedel olarak günahsız bir melek olmuştu. Sonuna kadar Füsun’u savunacaktım yanında olacaktım! Elimle oynayan elle gözlerimi açtım. Ne ara uyumuştum anlamamıştım. Başımı kaldırınca Füsun’un sessizce göz yaşı akıttığını gördüm. Uyandığımı belli edercesine boğazımı temizledim. Füsun hemen göz yaşlarını silmişti. Sinirlenip bi hışımla kalktım. “Ağlama artık yeter! Kalk hadi!” Benim sözümü dinleyip kalktı. Dolabı açıp kıyafet çıkaracaktım ama dolap boştu. Çocuklardan birini arayıp arabadan aldıklarımızı getirmesini söyledim. Kısa bir süre sonra eşyalar gelince odaya bıraktım. Eşyaların içinden güzel bir kıyafet seçip yatağa bıraktım. Füsun’a dönüp sinirle konuşmaya başladım. “Kalkıyorsun bu kıyafeti giyiyorsun! Hazırlanıp aşağı iniyorsun tamam mı?!” “Ethem..” “Daha fazla bir şey deme! Oraya gideceksin ve benim eşim olarak katılacaksın! Tek istediğim eski Füsun’u değil yeni Füsun’u görsünler.” Biraz düşünüp kafasını salladı. Ben aşağı inmiştim. Annemler telaşla yanıma gelmişti. “Nasıl oldu iyi mi şimdi oğlum?” “İyi ana hazırlanmasını bekliyorum. Ablasının istemesi varmış oraya götüreceğim.” Annem sinirle kaşlarını çattı. Kardeşlerim ise bana öfkeyle bakıyordu. “Abi bu yaptığın ne peki?! Neden böyle yapıyorsun?! Burhan abimin ayı dolmadan eğlenceye mi yolluyorsun karını?!” Füsun bu yaşananlardan sonra o konağa girince normal hali gibi davranmanacağını düşünüyordum. Çünkü buradayken yaşadığı acı onu değiştirmişti. Kardeşlerime bunu anlatmak istesem de anlamayacaklardı. “Onun suçu yok! Ne yaptığımı da biliyorum karışmayın!” “O kız suçsuz evet ama ailesinin evine göndermek ne demek?! Sana diyecek tek bir şeyim var. O da kıza fazla yüz verme Seyit’im. Dünyanın binbir türlü hali var” “Tamam ana hadi siz yemeğinizi yiyin.” Annemler gidecekken Füsun aşağı indi. Öyle asil ve güzel olmuştu ki.. Gözlerimi alamıyordum güzelliğinden.. Aldığımız altınları da takmıştı. Tam bir gelin gibiydi ama yüzü asıktı. “Ben hazırım ağam.” “Ailenin evine gidiyorsun bu surat ne?! Zil takıp oynaman gerekiyordu!” Berat’ın çıkışmasıyla Füsun sakinlikle karşılık verdi. “Ailemin evine eski Füsun olarak gitmiyorum. Sizi de temsilen oraya gidiyorum. Sizden daha çok acı çekmiyorum belki ama yaşadığım vicdan azabını bilemezsiniz. Bilmeyin de zaten..” “Bizi temsil edeceksen o abimin sebebi olan katille de konuşmayacaksın! Ancak o zaman sana güveniriz seni bu aileden sayarız!” Füsun yutkunmuştu ve başını sallamakla yetinmişti. Herkes yukarı çıkınca bizde konaktan çıkıp arabaya bindik. Füsun yol boyunca susmuştu. Şahvar konağına varmak üzereydik. “Füsun oraya gittiğinde asla Rosim’le konuşmanı istemiyorum. Eğlenceye dair hiçbir şeye katılmayacaksın. 2 saat Füsun.. 2 saat sonra seni gelip alacağım.” “Tamam” Konağın kapısına yakın arabayı durdurdum ve Füsun’a baktım. “Güvenimi boşa çıkarma Füsun..” “Merak etme.. Ethem onlara sarılmama izin ver.” “O it hariç! Bak Füsun sen artık benim karımsın! Yakında nikah da olacak. Sana bu sözü verdiysem sen de sözümü çiğneme olur mu? Yoksa şimdiye kadar gördüğün Ethem’den daha kötüsünü görürsün..” “Tamam” Arabadan inip konağın kapısının önüne yürürken Füsun elimi tuttu. Elini daha sıkı tutup kapıdaki korumalara adımı söyledim. Korumalardan biri içeri girip haber verdi. Füsun ile içeri girdik. Avluda bütün herkes bizi karşılamaya gelmişti. Bawer ağa şaşkınlıkla bize bakıyordu. Füsun’la birbirimize bakıp Bawer ağaya gür sesimle seslendim. “Bawer ağa! Füsun’u getirdim. 2 saat sonra gelip alacağım!” “Getireceğini düşünmemiştik Ethem.. Sağ ol!” Füsun’a yaklaşmak istiyorlardı ama çekiniyorlardı. Füsun bana bakınca başımla işaret etmiştim gitmesi için. Füsun elimi bırakıp ailesindeki kadınlara sarıldı. Hepsiyle sarılma faslını bitirince gülümseyerek yanıma geldi. “Çok teşekkür ederim. 2 saat sonra gelirsin.” Cebimden telefonunu çıkarıp çantasına koydum. Füsun şaşırınca gülümsedim. “Hadi geç içeri. Dediklerimi unutma tamam mı?” Kafasını onaylayarak salladı. Bende arabama binip adamları aradım. Şahvar konağının yakınlarında olan bir konağı hazırlamalarını söyledim. Gittiğimde masam sandalyem ve dürbünüm hazırdı. Sandalyeye oturup Şahvar konağını izlemeye başladım. Füsun mutluydu ama buruktu. Füsun’a ne güveniyordum ne de güvenmiyordum.. Bunun cevabını bilmediğim için onu izlemek gelmişti aklıma. Karım olacaktı ve bunun hakkını vermesi gerekiyordu. Bizi daha neler bekliyordu görecektik.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE