Arabaya bindiğimde küçük bir kız çocuğu gibi heyecanlı ve sabırsızdım. Bacaklarımı istemsiz bir şekilde sallayıp dururken Ateş’in bu halimden epey eğlendiğini fark ettim. Uzun zamandır bu kadar tasasız bir anımız olmamıştı. Bu yüzden halime gülmesi beni kızdırmadı. Zaten şu dakikadan itibaren ona herhangi bir konuda kızabileceğimi sanmıyordum. Sürprizin ne olduğu umurumda bile değildi. Önemli olan beni mutlu etmeye çalışmasıydı. Söz verdiği üzere kötü anıların yerlerini iyileri ile doldurmaya çalışıyordu. Bunu görebiliyordum. Bu da bana ve ilişkimize ne kadar değer verdiğini anlamama yetiyordu. Sabah bunun için çırpınmıyor muydum zaten? Bunu anlayabilmek için hırçınlık edip durmuyor muydum? Harbiye’deki açık hava konser alanına geldiğimizde sevincim tavan yaptı. Oysa kimin konserine bile

