Doktor Bülent’in odasına girdiğimde kendimi hem yaramazlık yapmış bir çocuk gibi suçlu hem de boşa kürek çekiyormuş gibi yenik hissediyordum. Taksiyle buraya gelinceye kadar kendime söyleyebildiğim tek şey vardı. ‘Senden olmaz.’ Gerçekten benden hiçbir halt olmazdı. Ne iyi bir sevgili, ne iyi bir asistan, ne iyi bir arkadaş. Hiçbiri. “Görüşmeyeli nasılsınız?” Son üç günden bahsediyordu, ki üç arayla bireysel ve çift terapisine geliyordum. Bugünkü tek başıma geldiğim terapilerden biriydi. Acaba sorunum bu muydu? “Pek iyi sayılmam. Bir kere bu ilaçlar bana çok ağır geliyor.” Serzenişlerle giriş yapmak iyi bir fikir gibi gelmişti. “Sürekli uyku halindeyim. Gece gündüz. Üstelik pek işe yaradıkları da söylenemez. Geceleri kabuslar görmeye devam ediyorum. Gündüzlerimi ise kendi kendime kabusa

