Dudaklarımda buruk bir gülümse peydahlanırken gözlerimi aralayıp Ateş’e baktığım anda beni kucağına çekti. Bedenimi sımsıkı kıskacının arasına hapsederken nefes alamadığımı hissetsem bile gıkım çıkmadı, çünkü buna ihtiyacım vardı. “Korkma, lütfen.” Dudakları saçlarıma nefesini bırakırken hissettiğim sıcaklık ile gergin bedenim gevşedi. “O herif sana bir daha asla zarar veremeyecek.” Buna inanmayı da çok isterdim ama bir şekilde zarar vereceğinden adım gibi emindim. Ateş’in elinden geleni yapacağına en ufak bir şüphem yoktu. Ancak Acar’a karşı beslediğim korkum Ateş’e olan güvenimi yenecek kadar büyüktü. “Ondan korkmanı istemiyorum. Sen sadece kendini iyileştirmekle ilgilen, bebeğim. O uyanırsa onu doğduğuna pişman edeceğim için seninle uğraşacak halde olmayacak.” Ateş’in tehdidi karşısınd

