Yokoluş

2421 Kelimeler

Arven’in parmakları babasının ruhunun soluk ışığına değdiği an, tüm bedeni bir şok dalgasıyla sarsıldı. Soğuktu, ama buz gibi bir soğuk değil, hiçliğin, var olmamanın dondurucu boşluğuydu. Zihni, babasının bilincinin enkazıyla çarpıştı: kopuk anılar, boğuk çığlıklar, derin, umutsuz bir yalnızlık. “Baba! Diye haykırdı zihninde, tüm iradesiyle. Benim! Arven! Tutun bana!” Soluk ışık titredi. İçinde, bir kıvılcım, tanıma belirtisi gibi çaktı. Uzaklardan, bir yankı gibi, zayıf bir ses geldi.” ...kızım?...” “Evet! Evet, benim!” diye bağırdı Arven, hem zihniyle hem de sesiyle, gözlerinden yaşlar boşanırken. Bu yaşlar, yanağından süzülür süzülmez girdabın içinde kayboluyor, buharlaşıyordu. Arkasında, Juan’ın kılıcının ıslığı ve karanlık varlıkların sessiz, öfke dolu hışırtıları duyuluyordu. Ju

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE