Nazenin “Başladın yine kekelemeye. Benim hakkımda ne düşünüyorsun bilmiyorum. Bilmem de istemiyorum. Tek istediğim seni becermek, zevkli birkaç saat geçirmek. Konuşmasını istediğim tek anlar çığlıkla adımı söylediğin anlat ve iş yerinde ihtiyaç duyduğum anlar. Onun dışında konuşmanı istemiyorum.” Sanki bir bardak vardı ve Demir’in sözleriyle doluyordu. Daha iki gün olmuştu ama o bardak taşmıştı bile. Kalbim her söylediği sözle kırıldı, parçalara ayrıldı. Neden karılıyordum? Hiçbir bir fikrim yoktu. Sadece beni herkesten çok kırıyor, en çok onun sözleri parçalıyordu kalbimi. En mahrem anlarımı verdiğim içindi belki de. Demir… adı gibiydi. Aşılmaz, sert ve güçlü. Bir demiri ateşle eritirdik. Ben de tutku ateşine güvenmiştim, eritirim sanmıştım ama nafile bir çabaydı bu. Demir Karasu,

