Demir Üç adam silahını üstüme doğrultmuş hâldeydi. Kaan, Mert ve ben öylece karşısında oturuyorduk. Şirketime silah sokmuştu. Aramızdaki anlaşmaya itimat etmemişti. “Vilademir Pestrovski, sen benim şirketime silah mı soktun?” “Kişisel algılama Demir Karasu, benim gibi bir iş adamı kendini güvene almak zorunda.” Normalde olsa şu anda kafasını sıkmıştım. Ancak bir süre daha keyfini sürmene izin verecektim. Sessizce oturdum, karşımdaki manzarayı izledim. Kaan, huzursuzca yerinde kıpırdanıyor benden gelecek bir tepkiyi bekliyordu. “Sana izin veriyorum Pestrovski. Biraz daha zevkini çıkar.” “Silahlı olan benim adamlarım, farkında mısın Karasu?” "Farkındayım. Ama burası bekim şirketim, benim şehrim. Sen bunun farkında mısın?" Bir söyleyecek gibi oldu ancak müsade etmedim. “Sıkıldım yeter.

