“Son durum ne?” Gözlerini arkasındaki manzaraya dikti. Yüksek bir gökdelenin tepesinden şehrin ışıklarına bakıyordu. Bugün Rusya’da olması gerekiyordu. Şu anda anlaşma imzalaması lazımdı ancak o olduğu yerde kalmıştı. Bir eli cebinde diğer elinde kendisini dengelediği bastonu vardı. Arkasındaki adama bakma zahmetine girmemişti bile. “Abi, Vilademir ile anlaşma yaptılar. Artık ortaklar.” O kadar hızlı hareket etti ki yaralı ayağı tekledi. Ancak farkında değildi. Sinirle ileri atılıp kendisine haberi getiren adamın yakasına yapıştı. “Lan, siz ne bok yiyordunuz o arada? Ruslar bizim demiştim size. Nasıl oldu da elden kaçırdınız?” Elindeki baston ile adamın ayağına baskı uyguluyordu. Parmakları boğazına baskı yapıp adamın nefesini kesti. “Pat-patron…” Adam konuşmasını tamamlayamadı. Ne

