DÜŞÜNMEM LAZIM!..

948 Kelimeler
  Yaşadığım korkunun ölçüsünü bulamıyorum.Uzun zamandır kaliteli bir uykum da yok.Dehşet o denli beni esir almıştı ki rutinime dönemiyorum. Şimdi de aynıyım.Gecenin ilerlemiş saatlerini yaşıyorum, hem de hiç sevmediğim zamanları...Yurt büyük bir sessizlik içinde desem, yalan olacak. Dikbaşlı kızlarım hâlâ kapıları açıp kapatıyorlar.Sözüm ona uyuma vakitleri ama,nedense kurallara uymayı sevmiyorlar.Hoş, ben de memnunum bu seslerden.Çünkü bana yalnız olmadığım duygusunu veriyor.Kötünün iyisine benzer bir ruh hali...Önümdeki birkaç defter doldurulmayı bekliyor.Her nöbette yapılması gereken evrak işi.Ağır ağır ilgili sayfaları dolduruyorum,hiç acelem yok.Çünkü sabahın olmasına daha çok var...Oda kapım açık.Kapatamıyorum.Beynime yerleşmiş bir kurtulma fikri yüzünden,kaçmam kolay olsun gibisinden bir şey...Son defteri açtığımda çok iyi bildiğim o ürpermeyi burnumun dibinde hissettim birden.Başımı kaldırıp açık kapıdan görünen koridora baktım önce, bir şey yok..Ardından belli belirsiz konuşmalar çalındı sanki kulağıma.Ani bir hareketle ardıma dönüp baktım,yine bir şey yok...Yine uzun bir gece olacağının müjdesi bana veriliyor. Ellerime hafif bir tireme geliyor.Son satırları yazıp defteri kapatıyorum.Darmaduman olmuş aklımı toplamak zor.Alışkanlığım üzere kahve fincanımı alıyorum gayriihtiyari, ardından elim sigara paketine uzanıyor. Ama bahçeye çıkmam gerek bunun için. Bir süre kararsız kaldıktan sonra bahçenin buradan güvenli olduğuna inanıyorum.Bu arada kapı seslerinin de bittiğini fark ediyorum.Sonunda uyumaya karar veriyorlar ve ben şimdi tüm korkunçluğu ile yalnızım.    Kapının önündeki eski püskü koltuk benzerine çöküyorum,rahat oturmak mümkün değil,her an bir şey görünebilir...Kahvemi yudumluyorum, geçen birkaç araca ve insana bakıyorum.Bir süre sonra onlar da olmayacak!..Telefonumun saatine bakıyorum, 01.30...Ve dediğim gibi oluyor,nihayetinde gelen geçen kalmıyor. Kahvem de soğumaya başlıyor ama içiyorum yine de...Alışkanlık.Artık tek duyabildiğim çok uzaktaki ana yoldan gelen tek tük sesler...Sonra bir mesaj sesiyle irkiliyorum,gecenin bu saatinde hem de! Ve mesajı okuyorum: ''İyi akşamlar, rahatsız etmiyorum umarım.'' Daha da şaşırıyorum,bende kayıtlı olmayan bir numara görüyorum.İlginç...Sonra mesaj saatine bakıyorum ki o daha da şaşırtıcı.Yaklaşık üç saat önce gönderilmiş ve bana ancak ulaşıyor.Bazı şeyleri anlamaya çalışmak boşuna çaba.Ve sonra fazla düşünmeden bu iletinin kimden geldiğini tahminde zorlanmıyorum.Anlaşılan bu, o malum doktor.Acı acı gülümsüyorum sonra.Acaba başımdaki korkunç olayı bilse,yine de bana ulaşmaya çalışır mıydı?! Aslında adamcağızın da suçu yok.Bunun tek sorumlusu, beni aşırı düşünen arkadaşım...Zaten ne cevap yazabilirim ki elin adamına?!.Mesajı siliyorum.Hiç olmamış gibi.Çevremdeki bir iki kişi,yani arkadaşlarım: ''-Elin yüzün düzgün,gençsin de! Mutlu olmak hakkın,çevrene bir baksana! Yalnız yapamazsın.''diyorlar da farkında değiller,ben çok uzun zamandır bir başımayım,hem de en olamayacak şeylerle baş ederek!..Bir sigara daha yakıyorum.Tam karşımda yabani otların bürüdüğü bir dikim alanı var.Belki bir ara çiçekler açıyordu ama,şimdi boş.Kenarları ufak taşlarla çevrili ve rengarenk boyanmış. Otların hafiften sallandığını görüyorum,ilk aklıma gelen yurdun bahçesindeki kediler.Çok seviyorlar orada debelenmeyi.Korkuyu hissetsem de çabucak çıkarmaya çalışıyorum varlığımdan.Tek bildiğim şey,beni hapsederse,ufacık bir ümidim olsa da kaybedeceğim.Dik durmak zorundayım her şeye karşı.Düşündüğüm gibi de çıkıyor.Besili bir kedi ağır adımlarla geçiyor önümden, kabadayı adımlarla.Bir ara bana bakıyor,yaşamaktan bezmiş bir hali var.Sonra yan duvardan atlayıp kayboluyor...Yine tek başımayım.Ama içeri girip o odada uyuyasım gelmiyor...    Zaman ilerliyor ama, gün ışımıyor bir türlü...Gözlerim anlamsızca karşımdaki duvara takılı kalıyor bir süre.Sanki oluşturan her bir taş yerinde dalgalanmaya başlıyor.Ve artık yalnız değilim!..Her hücremde hissediyorum.Beni oldukça rahatsız eden ama, bir süredir alıştığım belirtiler. O'nun çok yakınımda olduğunu biliyorum.Dalgalanma artıyor,sanki bu aleme açılan bir geçide dönüyor...Yine yerimde çakılı kalıyorum.Çıt çıkmıyor etrafta, sesim de öyle...Derken buğulu görüntü netleşmeye başlıyor.Karanlığın içinde beliriyor.Aynı korkunç ve çirkin ifadesiyle karşımda bekliyor.Bazen beni öldürmesini bile diliyorum çünkü bu şekilde zaten sağlıklı bir yaşamım yok.Ama, O bunu ısrarla yapmıyor.Yavaş yavaş verdiği acıyı ve korkuyu arttırıyor.Öylece dikiliyor karşımda.İçeri kaçmayı düşünsem de beton gibiyim yerimde. Havada kayar gibi usulca yaklaşıyor.Aynı tüyler ürperten gülüşüyle...Hiçbir şey yapamıyorum,gittikçe mesafemiz azalıyor.Nihayet yanımda...Sıska bir değneye benzeyen kollarından birini bana uzatıyor. Korkuyorum demek öyle hafif ki şu an yaşadıklarımın yanında...Bana dokunduğu an hem tarifi imkansız bir soğukluk sarıyor önce bedenimi sonra da dayanılmaz bir sıcaklık..Sanki bendenim bana ait değil gibi.Bakışlarımız buluşuyor, hem de bu dehşeti görmemek için gözlerimi sıkı sıkı yumsam da...Bana hükmediyor,gözlerim ona bağlanıyor...İstemesem de...Ona bakıyorum...Hafif çekik, kanlı,bir insanı rahatlıkla yok edebilecek gözlere hapis oluyorum...Başımı koltuğun yaslanma kısmına bastırıyor, bu sayede yüzüm ona daha yakın...Ve tiksinti veren bir ıslaklık suratıma bulaşıyor...Yapış yapış, kötü kokulu...İçimin dışarı çıkacağını düşünüyorum.O beni bırakmıyor hala...İtip kendimden uzaklaştırmak için uğraştığımı sansam da hareketsizim...Ve o an yeni bir dehşete düşüyorum,sanki bana sarılıyor...Aklımı kaybetmemem bir mucize...Mezarından çıkmış bir cesedin sarılması gibi.Kaskatı, ürpertici...Kusmak istiyorum sadece...Vücudum alarma geçmiş,kendini korumaya çalışıyor ama,boşuna...Bir süre mücedele ettikten sonra kendimi bırakıyorum öylece, gözlerim kararıyor...    Uyanıyorum,hâlâ o koltukta ve bahçedeyim ama, yalnızım.Kabusla gerçeklik ikilemindeyim.Aklım devre dışı...Ben ne yaşıyorum böyle?!..Beynimde sesini duyorum,''Benimsin!'' Fırlar gibi kalkıyorum koltuktan...Ağlıyorum ama neden sonra göz yaşlarımı dudaklarımda hissedince anlıyorum...Sessiz sessiz dökülüyorlar yüzüme.Dayanılmaz bir öfke duyuyorum kendimde.Ve söyleniyorum:''Allah kahretsin! Bu ne böyle!''Ne olursa olsun diye içeri odama geçiyorum,çantamda sakladığım kitabı alıyorum ve tekrar bahçeye çıkıyorum.Toprak bir alan bulmam gerek.O karanlıkta hiç ürkmeden arka bahçeye gidiyorum.Neden korkayım ki zaten en beterini yaşıyorum!..Kenarını kıvırdığım sayfayı açıyorum.Parmaklarım toprağa değiyor yavaşça, kitapta gördüğüm şekli çizmeye başlıyorum dikkatlice.Kocaman bir daire önce, sonra içine yazılması lazım sözler...Tam olarak ne olduğunu bilmediğim tuhaf şekilleri çizmeye çalışıyorum dikkatlice...Oldu gibi ama,bununla bitmiyor yapılması icap edenler.Duaları okumaya başlıyorum mırıl mırıl...İnşaallah korkudan yanlış okumam!..Bir  yandan da bu musibetten kurtulmayı yürekten diliyorum...Duaların ardından son bir dış daire daha çizilmesi gerekiyor.Tam bunu yapmak için davranırken O yine görünüyor bana.Alaycı gülüşüyle,sanki çare olmayacağını söylüyor.Ben de biliyorum.Bunların faydalı olması için önce ona iki kişi vermem gerekiyor.Ama bunu yapamıyorum...Bu yüzden bu gece yaptığım sadece olayın dua kısmıydı...Ve korktuğum gibi eksik yapılınca bir işe yaramıyor...    Olduğum yerde sinirden ve çaresizlikten ağlıyorum.Kötü biri değildim ki bunu yapabileyim...Hangi insandan vazgeçilir ki böyle bir kurtulmak için?! Beynim tuhaf bir şekilde beni dinlemeden fikir üretmeye başlıyor:''Öncelikle sadece kendini düşünecek kadar bencil olacaklar, menfaati için herkesten yararlanabilecek insanlar olacak! Kalplerinde acıma olmayacak, hazıra yaşamayı sevecekler! Ve bugüne dek faydalı hiçbir işe el atmamış olacaklar! Asalak ve diğer insanlara yük olan birileri olacak!..''    Ben bile düşünmeye başladıklarım karşısında şoktayım! Ama sanırım bu tanıma uyan birilerini tanıyorum.Sayelerinde yaşamın güçlüklerini taşıdığım,sadece kendilerini düşünen bu iki kişiyi ben biliyorum aslında!..Fakat bunu nasıl yapabilirim ki?!...Düşünmem lazım...Hem de çok iyi düşünmem lazım!..
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE