Ne kadar gözlerimi zorlasam da netleştiremediğim kımıltılar arasındayım.Karanlık ötesi, belli belirsiz bile değil! O ana dek duymadığım sesler, fısıltılar arasında yoğun bir boğulma hissinden kurtulmaya çabalıyorum.Adeta bir felaket kuyusuna düşmüşüm gibi.Ve içgüdüsel, panikle yürüyüp çıkmak için debeleniyorum.Ara sıra tanımlayamadığım bir şeyler bedenime çarpıp geçtikçe ürperiyorum.Ben neredeyim?! Bir an geliyor boğucu siyahlık daha sarıyor varlığımı.Kendi dünyamdan koparılıp hiç bilemediğim bir yere atılmışım.Bağırmak, neredeyim diye sormak istesem de sesim kayıp.Yapabildiğim tek şey tüm gücümle ilerlemeye çalışmak.Korka korka bir elimi ne olduğunu anlayamadığım karaltılara uzatıyorum, hafifçe dokunduğunda elim yumuşak, yapış yapış bir şeye bulaşıyor.Dehşetle geri çekiliyorum.San

