Karan, eve geldiğinde Filiz, bavulu hazırlamıştı ama kapatmamıştı. Bu; bir rutindi. Karan, kişisel eşyalarını her zaman kendi alırdı. Filiz, Onun düşünceli bir şekilde odadan odaya geçişini endişeyle izledi. Sonunda her şeyi hazır edince gözünün takıldığı dosyayı eline aldı. Filiz, sanki her şeyin sorumlusu, o bir deste kağıtmış gibi nefret etmişti ondan. Karan, o lanetli dosyayı da yanına alacak diye bir an korksa da çalışma masasının çekmecesine bırakınca rahatladı. "Abla sen de çok kalma. En az bir hafta yokum. Uzarsa haber veririm olur mu? Sen de biraz dinlenirsin." dedi. Filiz, Karan için endişelenmese bu durumdan memnun olabilirdi ama bu gidiş; keyifli bir tatil gidişi değildi. Bu; bir kaçıştı ve Filiz, Karan gibi cesur bir adamın kaçtığına ilk kez şahit oluyordu. Bir an Feride Han

