Karan, kafasında beynini karıncalandıran düşünceler ve elindeki dosyayla kapıdan içeri girdi. Onu, Filiz'in endişeli bakışları karışlayınca şaşırdı. "Abla sen hala burada mısın? Neden gitmedin? Geç oldu." dedi Filiz, gözlerini bir süre Karan'ın yüzünde gezdirdi. Genç adamda gördüğü, karışık hali hiç beğenmedi. Karan'ın sabırsız bakışlarını farkedince "Tam çıkıyordum Doruk Bey, geldi. Endişeyle sizi sordu. Arabayı da alıp gitmişsiniz. Telefonunuz da kapalıydı. Ben de siz gelene kadar gitmek istemedim. Şükür iyisiniz." dedi. Karan, telefonuna bakmayı akıl bile etmemişti. "Şarjı bitmiş. Kusura bakma Abla, hem telaşlandırdım hem de vaktini aldım." dedi. "Karan Bey, siz iyi misiniz?" diye sordu Filiz. Yarın izin günüydü. Gelmeyeceki. O yüzden Karan'ı bu halde bırakmak istemiyordu. Karan'ın

