Sabah, güneşten önce geldi; kamp henüz uyanmamıştı ama hava uykusuzdu, sanki geceden kalan her düşünce çadırların arasına sinmiş, ayak seslerini bekliyordu ve Yaman, haritanın başında tek başına dururken, bu sessizliğin bir rahatlama değil, yaklaşan bir hesaplaşmanın nefesini tutmuş hâli olduğunu çok net hissediyordu. Merkezden ilk sinyal, beklediği gibi resmî bir emirle gelmedi; bunun yerine önce sistemsel bir yoklama başladı, bağlantılar kısa süreli kesildi, veri akışı yavaşlatıldı, sanki biri uzaktan “buradayız” demek ister gibi kablolarla oynuyordu ve Yaman, bu tür müdahalelerin açık bir uyarı olduğunu bildiği için hiçbir şey olmamış gibi davranmayı seçti, çünkü karşı tarafın görmek istediği panik, onun sahada en son vereceği şeydi. Asya, seyyar tıbbi noktanın yerini bir kez daha değ

