Merkezden gelen çağrı bu kez yazıyla değil, doğrudan bir bağlantıyla yapıldı ve bu, artık sabrın tükendiğini gösteriyordu; çünkü sistem, kontrolü kaybettiğini hissettiğinde önce belgeleri bırakır, sonra sesini yükseltir. Bağlantı güvenli hattan açıldı. Yaman çadıra girdiğinde yüzünde alışılmış sakinlik vardı ama omuzlarının duruşu değişmişti; bu, bir çatışmaya değil, hesap vermeye çağrılan bir adamın duruşuydu. Ben içeride değildim, çağrıya dahil edilmemiştim ama bu dışarıda bırakılmak bir tesadüf değildi; merkezin beni değil, Yaman’ı hedef aldığının açık göstergesiydi. Ekrandaki yüz tanıdıktı. Merkez Operasyon Dairesi’nden bir general. Ses tonu resmiydi ama cümlelerin altı fazlasıyla kişiseldi. “Son günlerde,” dedi, “Asya dosyasıyla ilgili raporlamalarda dikkat çekici bir değişikli

