O gün Tarık’ı gören herkes onda bir tuhaflık olduğunu fark etmişti. Şirketteki her çalışan “Allah Allah bu adama ne olmuş böyle “ diyordu. Kimisi her zamankinden daha neşeli ve kıpır kıpır, kimisi daha durgun ve düşünceli kimi ise daha heyecanlı olduğunu fark etmişti. Değişken ruh halleri gittiği her yerde dikkat çekmişti. Elbette bunu en çok hisseden de Tarık’ın ta kendisi idi. Sebebi aklına geldikçe gülümsüyordu. Onu ilk gördüğü anı hatırlamıştı. Bir masada açlığı yüzünden belli bir halde oturuyordu. Son saniyede de orda görmüştü. Tabi on beş dakika önce telefonda randevusunu ertelettiği için ters ama sakin cevap veren kızın o olduğunu bilmiyordu o esnada. Sonra kliniğin önünde yemek soslu kıyafetiyle yürürken görmüş kendi kendine gülümsemişti ne şaşkınlar diyerek. Ve bir kere daha görm

