O gün akşama kadar İnci salondaki kanepenin üstüne kah oturdu kah uzandı. Kristina tekrar geleceğini söyleyerek gitmişti. Eve gitmesi dinlenmesi ve üniversitede okuyan kız kardeşi ile ilgilenmesi gerekiyordu. İnci defalarca kez teşekkür ettikten sonra onu yolcu etti. En azından belki biraz kafa dinlerdi. Servet aramıştı ona dönüş yaptı. İnci bir gelişme olmadığını söyledi tüm çaresizliği ile. Servet’in sesindeki duygu bombardımanını hissediyordu. Acıyı, karmaşayı, kızgınlığı ve asla içinin soğumamasını hissediyordu. Kendini tuttuğunun farkındaydı. Sonuna kadar hak veriyordu. Bir damlacık çocuğa bir gün sahip çıkamamıştı. Alıp çocuğunu yaban ellere getirmişti. Evinde olsaydı belki de başına hiç böyle şeyler gelmeyecekti. Aman Allah’ım İnci ne kadar kötü bir anneydi! Bu düşüncelerle tüm gün

