Bölüm 1 Hayatımı Mahveden O Şey
İçimde bilinmeyen bir acı var,
Derinlerde ama nerede yanıyor
Yanıyor canım,
Acıyor bedenim
Sen misin kanayan
Ah,benim garip yüreğim,
Sen misin bunca acının sebebi?
İlla söküp atayım mı seni?
(Alıntı)
Evde iş yapıyordum,annem hastaydı,bulaşıkları yıkamıştım.Şimdi evi çektiriyordum.Akşama kadar iş yapmıştım saat gecenin 10'uydu.Babamın dışarıya çıktığını gördük ve durumu merak ettim.
Babama sordum
"Baba,nereye gidiyorsun saat gecenin 10'unda?"
diye sordum merakla babama
O ise gergin bir şekilde
"Ekmek almaya gidiyorum,kızım." dedi.
"Ama baba,evde yeterince ekmek var zaten.Daha neden alıyorsun ki?Zaten para durumumuz kesat,paramızı böyle boş yere harcamamalıyız.
"Alacağım kızım bu ekmek bize yetmez." dedi ve benim sözümü bile dinlemeden gitti.Arkadan bir ses geldi.Gelen kız kardeşim,Şeyda idi.Benden 5 yaş küçüktü.
Ben 18 yaşındaydım,o ise 13 yaşında idi.Okuma masraflarını zor karşılıyorduk.
Ben lise mezunuydum,para durumumuz yetmediği için,Üniversiteyi okuyamamıştım.
Bir restoranda garson olarak çalışıyordum,oradan geçimimizi az da olsa sağlıyorduk.Babam ise inşaat işçisiydi.
"Abla,burada neler oluyor?"
"Sorun yok,tatlım.Babamız ekmek almaya gitmiş,sadece."
O ise anlayışla başını salladı.
Uykudan uyandığı için ayılmak için gözlerini sildiğinde bana baktı.
"Acıktım,abla."
"Tamam,çorba yapmıştım."
Hemen koşarak Şeydaya içmesi için bir kase çorba koydum.
Daha sonra kardeşimin gözlerinin yaşlı olduğunu fark ettim.
"Şeyda,senin gözlerin yaşlı mı?Ne oldu sana böyle?"
Şeyda ise korkarak
"Yoo,hiçbir şey olmadı.Onu da nereden çıkardın,abla?"
"Gözlerin yaşlı."
Dürüst konuşmuştum,daha fazla bu konuyu uzatmaya gerek yoktu.
O ise dayanamadan bana birden sarıldı.
"Abla,bugün benimle dalga geçtiler!Kıyafetlerim çok eskiymiş,saçlarım çok komik duruyormuş ve pis kokuyormuşum!"
Bu sözler kalbime hançer gibi saplanmıştı.Kendimi bir anladığına kötü hissetmiştim.Hayır,biz bu hayata mahrum kalmamalıydık.
"Hayır,Şeyda.Senin ne üstün eski,ne saçların komik duruyor ya da ne pis kokuyorsun."
Annem bizim vucüdümüza hep gül suyu sürdürürdü.Bu yüzden hep güzel kokardık.
"O halde neden!"
dedi inatçı bir sesle kardeşim
"Çünkü onlar seni aşağılamak istiyorlar,Şeyda.Onların adı Zorba.Onlardan uzak dur."
Şeyda ise sadece kafasını salladı ve susup çorbasını içmeye devam etti.
Daha sonra yataktan zor kalkan annem geldi.
"Şeyma,kızım.Baban nerede?" diye sordu.
Ben ise normal bir şekilde
"Ekmek almaya gitti" dedim.
Annem ise şaşkın şaşkın
"Bu saatte ne ekmeği?Neden sabahtan almadı?" dedi
Ben anneme ne söyleyecektim?Ben bile babamın neden gittiğini bilmiyordum.
"B-bilmiyorum" dedim sakin ve gergin bir sesle.
"Nasıl bilmiyorsun kızım?Nereye gitti bu adam!?!?!"
Sadece sustum.
Mehmet (Şeyma'nın babası)
Yavaşça eve doğru girdim.Kameraların olmadığı odadan girecektim.Ön kapıda korumalar vardı.O yüzden arka girişten girecektim.Belli etmeden Berke Demirden evin yedek anahtarını çalmıştım.Bu yüzden eve girebilirdim.Odalardan birine girdim,bir sandık vardı.Üzerinde altın renginde "Berke Demir" yazıyordu.Herhalde bu yazı gerçek altın olmalıydı.
"Allahım..."
Kutunun şifresi vardı.
"S*ktir!Şimdi ne yapacağım?Böyle giderse kesin yakalanırım."
Alt çekmeceleri aradım daha sonra elime bir kağıt geçti üzerinde:
Sandık Şifresi:1980Leman yazıyordu.Bu kişi herhalde adamın sevgilisi olmalıydı.
Hemen şifreyi girdim ve sandık açıldı.İçeride tonlarca para vardı.Hemen elimdeki çantaya tonlarca para geçirdim ve parayı aldım.Ardından hemen kameraya yakalanmadan evden kaçtım.
Ertesi gün
"Bu para ne Mehmet!Sen bu parayı nereden buldun?!?!"
"Kendim kazandım."
"Beni kandırma Mehmet!Sen bu kadar para kazanmassın.İş yerinde bu kadar maaş vermiyorlar!Bana yalan söylemeyi kes,artık!"
Yavaşça odada yürüyordum ve anne ile babamın odadan gelen sesini dinliyordum.Görünüşe göre kavga ediyorlardı.
Benim ise işe gitmem lazımdı.Üzerimi giyip işe gittim.
Nalan(Şeyma'nın annesi)
Mehmet'e asla güvenmiyordum,kesin bir işler çeviriyordu.
"Bana gerçeği anlat,Mehmet!"
"Ehh,be!Tamam,ben bu parayı bir işadamının evine girip çaldım!Rahatladın mı?"
"Sen neyden bahsediyorsun?Ne yaparız,biz?Bittik biz,o adam bizim peşimizi bırakmaz,Mehmet!"
"Yeter artık Nalan!Sus,ben hallettim bu işi,asla farkedilmemesi için çok uğraştım.Temiz yaptım işimi yaptım işimi yani,bir sorun yok!"
"Kul hakkı diye bir şey var,Mehmet!Herkesten saklarsın ama Allahtan asla!Hiç mi vicdan azabı çekmedin,söyle bana!İyi kötü geçimimizi sağlıyorduk,ben temizlik görevlisi,sen inşaat işçisi,Şeyma ise garson.Sağlıyorduk geçimimizi."
"Sen ne saçmalıyorsun,Nalan?Doğalgazı,elektriği,suyu...bunları bu parayla ödeyemezdik!"
Mehmet
Nalanla konuşurken birden kapı çaldı.
Nalan kapının bu kadar sesli çalmasına şaşırdı.
"Kim bu ya tefeci gelmiş gibi durmadan çalıyor kapıyı!?!?"
Koşarak kapıyı açtım.Ama açmayla gözlerim kapandı,duyduğum tek şey Nalan'ın çığlıklarıydı.
"Kimseye söylemeyeceksin,duydun mu beni!?!?"
"K-kocama ne yaptınız!?!?"
"Babaa!"
Şeyma
İşe gitmiştim,harıl harıl çalışıyordum,ardından telefon geldi.İş yerinde telefon açmak yasaktı bu yüzden açamıyordum.Ama telefon ısrarla çalınca müdür açmama izin verdi.
Arayan annemdi.Neden beni ısrarla bu kadar arıyordu?
Telefonu açtım
"Alo?"
"Kızım,babanı götürdüler!Bir şeyler yapmalıyız beni kimseye söylemem konusunda tehdit ettiler,baban hırsızlık yaptığı için onu götürdüler!"
...