Sabah uyandığımda mideme oturmuş o tanıdık ağırlıkla gözlerimi açtım. Geceden beri neredeyse hiç uyumamıştım. Defalarca “gitmesem mi” diye düşündüm. Ama sonra Yusuf Sinan’ ın yüzü geldi aklıma her zamanki gibi soğukkanlı, ölçülü, duygusuz ama mantıklı sesiyle “Ne olursa olsun şikayet edeceksin.” deyişi. O cümle beynimde yankılandı. Kalktım, aynaya baktım. Gözlerimin altı mor, yüzüm solgundu. Yusuf Sinan erkenden kalkmış, kahvaltı hazırlamıştı. Kahve kokusu mutfağı dolduruyordu. Ona baktığımda, dün geceki cümleleri hala zihnimde dönüp duruyordu: “Şikayetçi olmalısın Elif, sessiz kalmamalı kadınlar.” Üzerime sade bir gömlek ve uzun bir palto giydim. Adliyeye gidiyorduk, süslenmenin anlamı yoktu. Yusuf Sinan, her zamanki gibi dakikti. Sanırım şimdi çıkarsak adliye açılınca orada olacaktık

